• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon Işık Vermek İçin Yanmak Gerekir

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Tüm bu olmuş olanların bir anlamı olmalı

O halde olması gerekenin olmasına az kalmış olmalı” (s.151)

 

İşin kolayına kaçmadan mutluluğun kitabı yazabilir mi? Çok zor. Nazım Hikmet “Saman Sarısı şiirinde “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” dizesiyle seslendiğinde, kadim dostu ressam Abidin Dino -bildiğim kadarıyla- mutluluğun resmini yapamadı, ama yazdığı güzel bir şiirle mutluluğu anlatmaya çalıştı. Son dönem yetenekli genç yazarlarımızdan Yılmaz Değirmenci ise, çok zor olanı başarıp şiir tadında “Mutsuzsan Nedeni Sensin” kitabıyla mutluluğun kitabını yazdı.

 

Sana en kutsal halimle değil, en insan halimle geldim

Seni bilgelikle değil, cahillikle sevdim

 

Eserine bu dizelerle başlayan yazar, modern bir derviş gibi kendi arzuhâlini, içindeki “ben”e anlatır; bilgece kendini, yaşamı, doğayı, evreni anlamaya çalışır ve sorgular. Her sorgulamadan çıkardığı sonucu, derunî bir yaşamsal öğüt olarak kendi “ben”ine, daha doğrusu okuyucusuna anlatır. Anlatımlarda “ben”in yerini bazen “ruh”, bazen “can”, bazen “bellek”, bazen “yürek”, bazen “gönül” alsa da, esas muhatap özünde hep okuyucu.

 

Sen, evrene katacağın anlamın peşindesin.”(s.154)

 

MUTSUZSAN-kapakMutsuzsan Nedeni Sensin”; bir iç hesaplaşmanın, daha yumuşak bir deyimle bir iç dökmenin, dertleşmenin muhasebesi. Yazar eserinde kendi ruh halini hem anlamaya ve hem de anlatmaya çalışmış. Şiir ve anlatımlarında, temel bilimleri ve felsefeyi (kavramlarla muhakemeyi, düşünmeyi) nakış gibi işlemiş. Diyalektik bir bakışla hayatın dinamosunun zıtların birliğinden oluştuğunu, her şeyin değiştiğini ve yenilendiğini, ömür denilen çok kısa “an”ın çok kıymetli olduğunu, ateşböceği alevinde aş pişmeyeceğini ışık vermek için yanmak gerektiğini yaşanmış deneyimlerinden çıkarımlarını genelleştirip imbikten damıtılmış sözcüklerle bazen nesir ve bazen de şiir olarak sunmuş.

 

Karanlık ışığın zıddı değildir, ışığın yokluğudur.”(s.139)

 

Eser, bir mutluluk çağrısı, bir çeşit içsel roman. Kahramanları yok. Sadece anlatıcı ve bir de anlatıcının hitap ettiği “ben”i var. Bu nedenle esere nesrin şiirle süslendiği bir tür deneme de diyebiliriz, ama “kişisel gelişim” türünde değerlendirenler de var. Kitap, bana biraz Susanna Tamaro’nun “Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” ni, biraz da Paulo Coelho’nun “Işığın Savaşçısının Elkitabı”nı ve biraz da Lübnanlı Halil Cibran’ın şiir ve yazılarını çağrıştırdı. Bu çağrıştırmaları eserin özgül ağırlığını belirtmek için yazıyorum: Tarz olarak benzerlikler taşısa da “Mutsuzsan Nedeni Sensin”in kendine has bir özgünlüğü var.

 

Herkesin durduğu yerde

Sen yürümeye devam et.”(s.129)

 

Yazar eserini belli bir konuya yoğunlaşarak bölümler halinde kaleme almış. Anlatım, cümlelerdeki söz dizilimi, kurgu çok iyi. Bölüm başlarına ve aralara serpiştirilen şiirler anlatımlarla tam bir uyum içinde ve şiirler şiir tadında. Okurken edebi bir tat aldım. İnsana pozitif enerji veriyor. İlhamını yaşamdan ve doğadan alarak insanlara doğruyu, güzeli, yaşama sevincini, yaşamdan zevk almayı, paylaşmayı, mutlu olmayı, araştırmayı, düşünmeyi, soru sormayı dert edinmiş biri olarak yaşamın bir anlam ve amacının olması gerektiğini, özellikle de çevremize farklı bir gözle baktığımızda yaşamı anlamlandıracağımızı anlatıyor.

 

Nedir mutlu olmak? İnsan ne zaman ve nasıl mutlu olur? Mutsuzluğun kaynağı nedir? Mutlu olmak neden bu kadar önemlidir?”(s.29)

 

Bu ve benzeri sorulara verilecek yanıtlar mutlaka farklı olacaktır, çünkü kişiye göre değişir mutluluk. Yazarımıza göre: “Mutlu olmak en temelde istemekten ibarettir. Bir şeyi istemek, onun gerçekleşmesini ummak, beklemek, emek vermek ve olunca da içsel dengeye kavuşmaktır. Hiçbir şey istemeyen bir insan için mutlu olunacak bir unsur da kalmaz.

 

Dolaysıyla sevgili ben, sen iste. Her şeyden önce mutlu olmayı iste. Unutma, mutsuzum dersen mutsuz olursun.” (s.29)

 

Mutluluk kendiliğinden oluşan bir sonuç ya da oluşum değildir. Temelinde emek ve farkındalık işidir. Kendine ve hayata karşı sürekli gelişen ve yenilenen bir süreçtir. Mutlu olmak yaşama sanatından başka bir şey değildir.”(s.31

 

Peki, mutlu edenler mutlu olur mu? Bilmiyorum, yazara sormak lazım.

 

Künyesi:

Yılmaz Değirmenci, Mutsuzsan Nedeni Sensin, Puslu Yayıncılık, Ocak 2015, İstanbul,190 sayfa.

 

e-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

web: http://www.uzulmez.info/muslum
 

Son Güncelleme (Cuma, 20 Şubat 2015 22:35)

 

Degerli Yazarimiz MÜSLÜM ÜZÜLMEZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazartesi, 07 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün573
Dün1148
Tüm Zamanlar4529361
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 64 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5236
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?