• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon HZ. YUSUF GELENEĞİ: ZİNDANDAN SARAYA

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


mer_naciMısır’daki Firavunlar dönemi son bulmuş olsa da bıraktıkları zulüm geleneği takipçileri tarafından devam ettirilmektedir. Mısır’ın yakın tarihindeki gelişmelere baktığımızda zulmün mümessillerinin İslam kimliğine sahip olduklarını görüyoruz.  Yakın tarihimizde Nasır, ardından Enver Sedat, onun ardında Hüsnü Mübarek ve şimdi de Sisi Firavuni zulüm geleneğinin devam ettirmektedir. Mısır tarihi Firavunlar ve çakma Firavunlar dönemiyle özdeşleşmiştir. Firavunlar bitse de birileri o geleneği yaşatmak için her türlü gayreti göstermektedirler. İnsanlık tarihi ve özelde Mısır tarihi Firavunların, Tiranların, zalimlerin zulümlerine şahit oldu. Onlarla beraber zulümleri de tarih oldu. Geleneğe sahip çıkanlar da bir gün tarih olacaklardır. Zulüm ile abad olunmadığı için son Firavun Sisi de âbad olmayacak, Muhammet Mursi’nin ipini çekmek isterken aslında kendi ipini çekmektedir. Bugün kendi konumunu zafer kazanmış gibi gösterebilir; fakat bu zafer fecr-i kazib cinsindendir, yalancı bir zaferdir.

 

Firavun Sisi’ sahip çıkanlar zulüm ile abad olmaya çalışan Arap ülkelerinin liderleridir. Bunlar aslında birer figürandır.  Asıl koruyucu unsur terör elebaşısı İsrail ve ABD’dir, İngiltere’dir. Allah zalimleri kahretsin. Zalimlerin zulmüne sessiz kalanları da kahretsin. Birilerinin sessizliği, görmezden gelmesi dikkatinizi çekmiyor mu? Kâfirler ve işbirlikçileri İslam’ın yiğit evladını ipe götürmek üzereyken onların Türkiye’deki terör pazarlamacılarını meclise sokmanın derdine düşmeleri, onların mitinglerine adam taşımalarını ve oy istemelerini iyi bir okumaya tabi tutmalıyız. Kişiliğinizi, duruşunuzu kendi tanımlamanız değil; yaptıklarınız ele vermektedir.  Ziya Paşa’nın o muhteşem beyiti bunu en güzel şekilde ifade eder:

 

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz,
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde."

 

Herkes bilir ki bazı insanların konuştuklarıyla yaptıkları birbirini tutmaz. Bazen hayrete düşer ve bunu yapan bu insan mı diye şaşarsınız. Bazıları vardır ki söylediklerini yapmazlar, yapmadıklarını söylerler ve bu söyledikleriyle de övülmeyi beklerler. Yüce Allah bu tavrı reddetmekte ve cezalandıracağını haber vermektedir: “Sanma ki bu şekilde başardıklarıyla övünen ve yapmadıkları ile övülmekten hoşlananlar azaptan kurtulabilecekler. Onları (ahirette) şiddetli bir azap beklemektedir.”(3/Al-i İmran,188)

 

Hz. Yusuf üzerinden emellerine ulaşmak isteyenler bunu başarmış olsalardı, acaba onu zindana atarlar mıydı? Kendi değerlerinin karşısındakilere hayat hakkı tanımayanlar bilsinler ki Firavun’un sünnetine tabidirler. Hz. Yusuf’un zindandan çıkması ilkelerinden vazgeçtiğinden değil; bilakis Allah’ın ipine ve ilkelerine sımsıkı sarılmasının sonucudur. Bu durum zaman ve zemine göre farklılık gösterse de aslolan o ilkelere ve Allah’ın ipine sımsıkı sarılmaktır. Hz. Yusuf bu ilkelerle saraya girerken; aynı ilkelere sarılan şehit Seyit Kutup ise cennete doğru yol alıyordu.

 

Bugün Mısır’da Muhammed Mursi Allah’a değil de zalimlere boyun eğmiş olsaydı şu anda sarayında görevinin başında olacaktı. Eğer bugün Mursi Mısır/Kahire zindanlarındaysa bu onun tamamen Allah’a olan teslimiyetinin bir sonucudur. Tıpkı İmam İbn-i Teymiyye gibi. O da zalimlere boyun eğemediği için İskenderiye zindanlarına atılmamış mıydı? Ve ölümlü olduğu halde ölümsüz olan şu sözünü tarihe kaydettirmişti: “Düşmanlarım bana ne yapabilirler ki? Öldürülmem şehadet, hapsedilmem halvet, sürgünüm hicrettir.” Kahire Hapishanesi’nden kardeşine yazdığı mektupta çektiği sıkıntılarla alakalı olarak şunları belirtir: “Bugün bir takım sıkıntılar çekiyorsam bunun sebebi sultanların sofrasına oturmamam ve onların gömleğini giymememdir.”

 

Korkaklar, korktuklarından emin olabilmek için onları idam ettirirler. Böyle yapınca kurtulacaklarını zannederler. Oysaki ölene kadar öldürdüklerinin kokusuyla yaşarlar ve her gün ölürler. Mursi’ye idam cezasını verenler böylelikle ondan kurtulacaklarını zannediyorlar. Bu onlar için seraptan başka bir şey değildir. Kendilerine geldiklerinde bunu anlayacaklar; fakat onlar için artık geç olacaktır. Haine merhamet edilmez; zira maraz doğar. Bu durum tarihen sabit bir gerçekliktir. Mursi idam edildiğinde bir kez ölecektir; fakat onu idam ettiren hainler, onun boynuna taktıkları yağlı urganı her gece kendi boyunlarında göreceklerdir. Ve onlar için her sabah bitmeyecek olan yeni bir kâbustan uyanış olacaktır. Zalimler için yaşasın cehennem.

Son Güncelleme (Pazartesi, 25 Mayıs 2015 10:36)

 

Degerli Yazarimiz ÖMER NACİ YILMAZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazartesi, 04 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #1 RE: HZ. YUSUF GELENEĞİ: ZİNDANDAN SARAYAMEHMET ÇOBAN 2015-05-26 11:30
Yusuf'un yolu düzgün bir yoldur.

Her siyasetçi zindana düşünce kendini Yusuf gibi sanmasın.

Demokrasi, laiklik hayranı siyasetçilerin Yusuf'la hiç bir ilgileri yoktur.

Yusuf; Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyerek, kafir, zalim, fasık olmadı.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1137
Dün1285
Tüm Zamanlar4525692
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 82 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5171
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?