• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon PARALEL YAPILAR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


MustafaYulugDünyamızın büyük bölümünü bir emperyalist güç odağının (Global şirketler + derin ve delişmen devletler birliği + mafya çeteleri konfederasyonu) çekip çevirdiği ileri sürülüyor… Bu odak, üretim ve dağıtım süreçleri hakkındaki temel kararları doğrudan alıp uygulamaya sokuyor… Yoksulluk, yolsuzluk, açlık, evsizlik, eğitimsizlik, sağlıksızlık, işsizlik, tuvaletsizlik, savaş cinayetleri, zulüm ve yerinden yurdundan olma gibi ‘vaziyetler’ de, bütün halklarının seyirciliğinde sürdürülmekte.

 

Güç odağının üretim kararlarına karşı çıkmak söz konusu bile olamıyor, Örneğin:

 

Silah üretimi sorgulayamazsın… En son model silahlar Orta Doğu’da birbirlerini kıranların ellerinde. Bunlar nereden geliyor, kimler tarafından finanse ediliyor diyemezsin. Bir kısım silah gelirleri yönetici ve güvenlikçilere doğru yelpazeleniyor belki. Paralı askerlerin aylıkları hangi veznelerden ‘tediye ediliyor’, bari bunu bilebilsek… Kısacası, dünya silah ve savaş ticareti tam gaz,  ama, kimseciklerin, kritik edici yönde bir gık’ı bile çıkamıyor.

 

Uyuşturucu desen ha keza… Mafya kargo ve kaçakçılık bölümleri bunlarla beslenip ‘stratejik birimleri’ de yemliyorlar.

 

Ruslar, tarım ürünlerimizi iade edip duruyorlar. Ama neden… Halkların bünyesi her şeyi kaldırır diye gereken neyse o yapılıyor.

 

Yeni yapılan araştırmalar psikiyatrik ilaçların yaşlılar için ölüm nedeni bile olabileceğini, aslında bunların bir yararının da pek bulunmadığını vurguluyorlar ama dinleyen kim.

 

Ülkemizde de obezite aldı başını gidiyor… Besincilere kim dur diyebilecek.

 

2015 yılının ilk dört ayında 425 bin araba satılmış. Böyle giderse sonumuz ne olacak,  diye sorabilen bir kul yok. Çin bile, havası solunamaz hale gelince, dersini aldı da bizimki gibi ülkelerde yüksek otomotiv sermayesinin takdirlerine yan bakan çıkabilir mi hiç… ODTÜ’nün elektrikli oto projesine ne oldu acaba…

 

Ülkemizde, 2011’de 135 bin olan müteahhit sayısı, 2015’in ilk üç aylık verilerine göre, 305 bini geçmiş durumda imiş. Bu adamları,  yapılaşma teknolojisi, üretici ahlakı, malzeme standartları, iş güvenliği, vb. yönlerden tam denetleyebiliyor muyuz, değilse neden… Soruna değinen bile yok. Daha, evvelki gün 6,8 şiddetindeki deprem tek bir Japon’un bile burnunu kanatamadı da… Bir karşılaştırma yapacak olursak…

 

Bir siyasal parti ülkemizin (Önemli petrol rezervleri dahil) büyük yer altı kaynaklarının üzerinde oturduğunu, bunları değerlendirerek asgari ücreti 5 bin liraya yükseltebileceğini söylüyor. Tıs yok.

 

Herkes dolar peşinde. Yine ayni parti kendi paramızın bizim için yeterli olduğunu, yabancı paralara gereksinmemiz bulunmadığını ileri sürüyor. Bir dinleyelim bakalım diyen yine yok… Vergi cennetleri, kara para zulaları, para eşkıyalıkları, büyük şirket vergilendirilmesi gibi başlıklar zaten her zaman ‘tabu’ sayılmakta.

 

Aslında, dört adet siyasal partimizin, yukarıda küçük bir bölümünü belirlediğimiz yaramazlıklara sapmadan, ‘uslu çocuk’ statüsünde devindikleri saptanabiliyor. Bu gerçek, medyanın, bunlara daha bir önem ve öncelik veriyor olmasından da belli oluyor. Medya, temelde sermayenin elinde… İteklenmeye uygun durumdaki devingenlikler önceden belirlenip buna göre meydan hatipleri, ekran ve gazete tetikçileri, kurulları cepheye sürülüyor. Yönetmenler de egemen odağın en değerli toplum mühendisleri. Paralel savaşımlarının senaryoları da böyle yetkin mühendislerce yazılıp yaşama geçiriliyor.

 

Sonuçta, kapitalizm inancının yüksek ruhban sınıfı, bir biçimde, hem egemenliğini, hem sömürüsünü ve hem de zenginleşmesini artarak sürdürüyor, böylece de para Tanrısına yönelik ibadetini en esaslı biçimde ‘eda etmiş oluyor’.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:54)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Salı, 20 Şubat 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1193
Dün1605
Tüm Zamanlar4410996
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 74 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2968
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?