Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

 

İslam üzerine yüzüşümüzde şeytan bize iktidarın, dünya nimetlerinin ışıltısını gösterdi. Ayetlerden dünyevileşmenin ne denli bir küfre dönüşmek olduğunu öğrenen bizler, şeytani siyasetin mevkilerinde, makamlarında, dünyevi nimetlerinde kayboluverdik.

 Okuduğumuz ayetler beynimize kalbimize gitmez oldu. Allah'ın haram saydıkları hayatımıza hakim olmaya başladı. İslam'a ait olmayan değerler İslam sayılmaya başlandı. Kapitalizmin düzeni demokrasi; İslam yerine Müslümanların kurtuluşu, umudu sayıldı. Allah'ın yasalarının yeryüzünde uygulanmasını yasaklayan laiklik İslam'ın temeli kabul edilmeye başlandı. Kendini Müslümanların lideri gören zevatlar halkın önüne çıkıp Müslümanların geleceğinin demokrasi, laiklik olduğunu söylemeye başladılar.

 Şeytan uzaktan kıs kıs gülüyor. Müslümanları saptırdığı bu yolda nasıl tutacağını tasarlıyordu. Müslümanların aklını çelmiş, dillerine kıvraklık vermiş, kulaklarını gerçeklere tıkamış, kalplerine dünya süsünün cazibesini yerleştirmişti.

 Artık ha Amerikalı, ha Avrupalı, ha Müslüman liderler konuşuyor hiç fark etmiyordu. Hepsi dünyanın geleceğinin demokrasi, laiklik olduğunu söylüyordu.

 İnsanların kulaklarını sağırlaştıran, gözlerini körleştiren, dillerini lal yapan bu sapmadan kurtulmak için, ayetlere yöneldim. Ayetler bana şeytandan uzak dur diyordu. Beni yalnızlığa itiyor. Etrafımda şapır şapır dökülen kardeşlerimin acımasız yorumlarına karşılık "Rabbinin katındaki hesabı" düşün diyordu.

 Yola birlikte çıktığımız nice Müslüman; artık Amerikan düzeni demokrasinin, laikliğin kıskacına sokan süslü sözlere inanmışlardı.

 Bir zamanlar gittikçe çoğalan tevhidi Müslümanların, laik, demokratik Müslümanlar haline dönüşünün gerçeğiyle uyandım. Artık gittikçe çoğalma yerine, gittikçe azalıyorduk.

 Allah'ın ayetlerinde bizi uyardığı "şeytan dedi ki; onların arkalarından, önlerinden sokulacağım, kan damarlarında dolaşacağım, kanlarını kaynatacağım, doğru yolları üzerine oturacağım. Andolsun ki; onları yolundan saptıracağım. Onlar saptıkça kendilerini hidayette zannedecekler. Ama bunun farkına varmayacaklar" şeklindeki özler aklıma geldi.

 Etrafıma bakındım. Şeytanı gördüm. Sırıtıyordu. Bana sapıksın, kafirsin, mezhepsizsin, delisin diyordu. Bütün taifesi Bremen mızıkacıları gibi aynı sözleri tekrar ediyorlardı.

 Sessizce Fatiha suresini okuyarak, anlamlarıyla yolumu tazeledim. 

 "Ne olursa olsun ben senin adınla başlarım. Hayatı hiç bir zaman başkasının gözüyle okumam. Ey Rabbim sen yarattığın bütün varlıkları kuşatan koruyansın. Bu nedenle bütün benliğimle sana şükreder, sana yönelirim. Senden başka hiç bir varlık, hiç bir kişi, kurum kuruluş övülmeye layık değildir. Bütün övgüler sana aittir. Bilirim ki sen bütün alemlerin Rabbisin. Bütün alemlerin yaratıcısı, sahibisin. Yarattığın her şeye sahip olan sensin. İnsanların kendi kendilerine bazı şeylere sahip çıkmaları beni yanıltmaz. Bilirim ki ömürleri bitince sahip olduklarını bırakıp giderler. Sen mutlak hesabı gören günün sahibisin. Senin katındaki hesap şaşmaz. Orada insanların yalanı, ikiyüzlülüğü, riyakarlığı, sahtekarlığı geçmez. Dünyada herkesi aldatabileceklerine inananlar orada hiç bir şey yapamaz. Ben sadece senden yardım ister, sadece sana sığınırım. Benim yardım sığınma konusunda siyasi liderlere, partilere, tarikatlara, mezheplere, cemaatlere ihtiyacım yok. Ben sana sığındıktan sonra gerisinin önemi yok. Bilirim ki sana sığınmayan, senden yardım beklemeyen hüsrandadır. ben sadece senin yoluna girdim. İnsanların ürettiği bütün yollardan ayrıldım. Demokrasi, laiklik, sol, kapitalizmin ve daha nicesi beni ilgilendirmiyor. Beni sadece İslam'ın çizdiği yol ilgilendiriyor. Biliyorum; geçmişte de senin yolundan ayrılıp kendilerine yol çizenler vardı. Onları tarih içinde izledim. Onlardan olmamak için sana sığınıyorum. Ben onların yolunda olmak istemiyorum. Ben laik, demokrat, solcu, kapitalist, tarikatçı, mezhepçi, Sünni, Şia, Budist, Ateist, putperest olmak istemiyorum. Ben sadece Müslüman olarak senin yolunda yürümek istiyorum. Tıpkı geçmişte senin yolunda yürüyen müminler, Müslümanlar gibi. Beni onların yürüyüşüne dahil et Rabbim. Beni İslam yolundan sapanların yollarından uzak tut. Bana bu konuda yardım et. Beni koru, kolla, gözet Rabbim. Bu dünyada tek başıma da kalsam. Ben sadece Müslüman olarak yaşamak, Müslüman olarak ölmek istiyorum"

 

 

 

Son Güncelleme (Çarşamba, 09 Eylül 2015 20:03)

 

Degerli Yazarimiz MEHMET ÇOBAN Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 16 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2100
Dün3798
Tüm Zamanlar3948116
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 70 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2103
İçerik : 1482
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?