• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KENDİM ETTİM KENDİM BULDUM...

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

.

 

ANARŞİ; belirli ideolojik grupların siyaset felsefesidir. Anarşi ile kendilerini gündem de tutmak. Halkın devlete, iktidara karşı anarşi yaratarak güvenini sarsmak ideolojik kavganın temelidir.

 

GEÇMİŞTE, anarşi felsefesi olarak ideolojilerini besleyen grupların dünyanın her yerinde anarşi çıkararak gündemde kalmaları politika olarak sürdürülür.

 

BATI dünyası; anarşi ortamıyla kendilerini var kılmak isteyen siyasi gruplara devlet içinde şans vererek izole etmeyi hedefledi. Başardı mı başarmadı mı belli değil. Şimdilik başarmış görünüyor.

 

TÜRKİYE'DE anarşi yaratarak kendilerini var kılmak isteyen gruplar, 50'lili yıllardan beri faaliyetteler. Özellikle 69 yılından sonra ülkenin anarşi ortamına itilmesi sonucu, bağıra çığıra ihtilal yaptırdılar. Gerçi ihtilal yapanlarda buna çanak tuttuklarını sonraki yıllar açıkladılar. 12 Eylül ihtilalinden sonraki gelişmelerde görüldü ki; anarşi çıkaran her grubun içinde devlet vardı. Bir çok grubu devlet kendisi örgütlemişti. 12 Eylül kurbanlarının işkence, yargı ortamlarında öğrendikleri gerçek, dava arkadaşım dediklerinin devletin adamı çıkmasıydı.

 

GÜDÜMLÜ yönetilen ülkelerde anarşi günlük yaşamın olmazsa olmazlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

 

ÇIKAR GRUPLARI; insanların duygularını, ırklarını, mezheplerini, dinlerini kullanarak birbirine düşürmeyi, üzerlerinden çıkar sağlamayı amaçlıyor.

 

BİRLİKLE YAŞAMAK isteği her yerde, her an söylenmesine rağmen aslında kimse birlikte yaşamak konusunda samimi değil. Birlikte yaşamak konusunda iktidar ancak biz olursak birlikte yaşarız formülünü gerçekleştirme savaşı veriyorlar.

 

SANKİ olayların dinginleştirilmesi için birilerinin çıkıp, hadi lan en güçlü benim deyip balyoz yumruğunu masaya vurup, bütün anarşi çıkaranları ülke dışına sürmek, yada öldürmek şekliyle sindirmeye doğru gidecek gibi...

 

ANARŞİYE anarşiyle haddi bildirilir formülünde gerçekleştirilen kanlı olaylar karşısında, her yerde kanlı olayların tekrarlanması, hemen hiç kimsenin barış düşüncesinde samimi olmadığını tescil ediyor.

 

SAMİMİYETSİZ bir ortamda, ölümler kutsanarak açılacak savaşlar, kan dökülmesini artıracaktır.

 

KAN DÖKME anarşi düşüncesinin temel yapısı olarak, ideolojik düşüncenin uzantısından başka değildir.

 

DÜZENİ düzensizliğe dönüştürerek, yeniden düzenlemek için ortaya atılan anarşi, düzeni koruyacaklar içinde gerçekleştirme noktasında iç savaşın çıkmaması için hiç bir neden yoktur.

 

BÜYÜK DEVLETLERİ kıskanan küçük akıllar, kendileri için KÜÇÜK DEVLETLER kurarak mutlu olacaklarının sinyallerini veriyorlar.

 

BÜYÜK DEVLETLERDEN AMERİKA 48 devletin birleşmesinden oluşurken, resmen olmasa da kendine yakın devletlerle güçlülüğünü artırırken, anarşi felsefesi küçülmeyi hedeflemektedir.

 

ORTADOĞU'DA, birbirine anarşi ile yaklaşan bütün toplumlar, özgürce yaşamak formülünde tek devlet olma anlayışına ulaşsalardı, TÜRKİYE, İRAN, IRAK, SURİYE, ÜRDÜN, FİLİSTİN Bölgede en güçlü devlet olabilirdi.

 

BUGÜN bu ülkelerde birbirini yok etmeye çalışan tüm gruplar, kendilerine silahları veren AMERİKA'NIN çıkarı doğru doğrultusunda hareket ediyorlar.

 

BUGÜN bölgeye RUSYA'YI çağıran AMERİKA, ilerisi için kendine yeni politikalar üretmenin peşinde görünüyor.

 

AMERİKA kendi halkına karşı, gördünüz mü Ortadoğu politikalarımızı eleştirdiniz biz çekilirken bölgeye RUSYA hâkim oluyor mesajı veriyorlar. Bunu yaparken, beslediği tüm grupların bir noktadan sonra Amerikan çıkarlarını düşünme yerine kendi çıkarlarını düşünmeleri karşılığında AMERİKA azıtan işbirlikçilerine ders verdiriyor. Böylece benim desteğim olmadan başınıza ne gelir görün işte diyor

 

YALTA toplantılarının ardından birlikte dünyayı yönetmek, dünyayı paylaşarak sömürmek üzere anlaşan RUSYA ve AMERİKA insanların duygularıyla, idealleriyle oynamayı iyi beceriyorlar.

 

DEMOKRASİ ile yönetilen ülkelerin, halkın önüne bazı partiler çıkarıp, bunlardan başka KELEK yok, ister KAVUN olsunlar, ister KELEK, bunlardan birini seçmek zorundasınız mantığında, AMERİKA ve RUSYA ikimizden birini seçmek zorundasınız mesajını veriyorlar. Adeta diyorlar ki, dünyanın AYISI da DAYISI da biziz. Buna göre hareket edin. Ya AYIYA, yâda DAYIYA köle olun.

 

AKLINI başına alıp düşünmeyen toplumun, birlikte yaşamayı beceremeyen toplumun, çıkarlar doğrultusunda adım adım anarşiye, iç savaşa doğru gidişini seyrediyorum. Her ölümden, her katliamdan sonra, içlerindeki savaş tutkusuyla yanıp tutuşanların, halkın önünde timsah gözyaşları dökmelerinin, güya meleklermiş edalarıyla konuşmalarının, ikiyüzlülüğü ile başsağlığı dilemelerini seyrederken yüzlerine tiksinerek bakıyorum.


ONLAR gibi olmamak için, aklı delibozuklara inat ölümlere baş sağlığı dilemiyorum.

ONLARA “kendim ettim kendim buldum” şarkısını hediye ediyorum.

Son Güncelleme (Çarşamba, 14 Ekim 2015 10:36)

 

Degerli Yazarimiz MEHMET ÇOBAN Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 16 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1656
Dün3731
Tüm Zamanlar3758252
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 556 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 1323
İçerik : 1479
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?