Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon GÜÇ SANATI ve GÜCE KARŞI SANAT

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


NaciGumusGüç sarf etmeden güç kazanılmaz. Bir tesir bırakabilme, diğer etki ve tesirlere direnebilme yeteneğidir gücü besleyen, Kuvvet veren, yaşama gücü kazandıran. Güç… Bu üç harfli kelime onlarca kavram ve eylemin ifadesidir. Zihin gücü,  gizil güç, beyin gücü,  yaptırım gücü, paranın gücü,  fizik gücü, elektromanyetik güç, manevi güç, maddi güç, askeri güç, makine gücü, yargı gücü,  dayanma gücü…. İlânihaye uzatabileceğimiz bu listeyi insan gücü ile sonlandıralım. Netice itibariyle bu güçlerin bütünü insana özgü ve insandan sudur eder. El değiştirir, kol değiştirir, yön değiştirir. Sınırsız Güç ise Allah’ındır, mutlaktır değişmez.

 

Gücü geometrik kavramlarla ele alırsak bir daire içindeki ikizkenar üçgenin tepe noktası güç birliği diğer iki köşe güçler dengesi, alt taban güçler ayrılığı, yan kenarlar gücün hâkimiyetinin idamesini sağlayan, köşeler arasında nokta nokta bağlantılardır. Bu üçgeni kuşatan dairesel alanda üçgenin dışında kalan saha insansızdır. Ya da henüz keşfedilmiş zenginlik kaynağı yoktur Bu üçgen şeytan üçgeni’ne dönüşürse ya da zulüm kuşatması olursa diriliş ve direniş çığırını açabilecek olan, çıkış yolunu gösterebilecek olan sanatçıdır. En azından o üçgenin sathında özgür bir alan oluşturacak en medeni eylem sanatla olabilecektir. Sanat güce karşı soylu bir direnişle çıkmazlardan çıkarabilir, engelleri aştırabilir, üçgenin dışında kalanı çevreleyen dairesel alanın çemberini de kırabilir. Yalnız bu arada gücün insanlığın refah ve saadeti için, yani ruhların yükselmesi için de kullanılabileceği varsayımını öne sürerek gücün gücenmemesini dileyelim.

 

Güç kavram olarak, kelime olarak, belki terim olarak başlangıçta da belirttiğimiz gibi yüzlerce manada uzatılabilecek kadar bir liste yapabiliriz. Ancak bir güç vardır ki diğer menfi güçlerin hepsinin doğuranıdır: Güç zehirlenmesi… Nedir “Güç Zehirlenmesi” ?  Otoritenin, yani güçlünün kabalaşması, nobran, çatışmacı, ayrımcı bir dil kullanması, “sinek gibi ezerim, silindir gibi geçerim” moduna girilmesi. Kalıcı bir sarhoşluk halidir. Tedavisi çok zordur. İnsanlara paradan,  siyasi partilere iktidardan bulaşır. Güç sersemi, güç budalası, duygudaşlık bilmeyen zenginler de bu hastalığın tedavi edilebilir kategorisine sokabiliriz. Enesine gömülmeyen, nefsine hâkim, empati sahibi, insan sever, hayırsever güçlüleri tenzih ediyoruz. Ama onlar da bu hastalığa karşı korunmalılar. Sanat bir kısmına çok iyi gelir koruyucu bir aşı olabilir. Dua, ibadet, tövbe de öyle. Bu itibarla hayat felsefesi haline getirmeye çalıştığım özdeyişimi bu araya sokarak; güç-kudret sahibi olanlara ve bütün insanlara iyi niyetimden, saflığımdan doğan öz mesajımı vermek istiyorum. Öğretmen kimliğimle, Sanatçı ruhumla, yazarlık vasfımla, sorumluluk duygusuyla diyorum ki: “İyilikte yarışma, sevgiyi çoğaltma, bilgiyi paylaşma insan olmaklıktır.”Yani insan olmanın gereğidir. Gücümüzü bu tarafa harcarsak Kuvvetimizi bu yolda kullanırsak güç sapığı olmayız.

 

Son olarak ta “Güç Sanatı” diye bir kavram ortaya atabiliriz. Elbette ki güç kazanma, güç kullanma, gücü elinde bulundurma bir sanattır. Hüner ister, yetenek ister. Son on beş yirmi yıldaki teknolojik gelişmeler,  uluslar arası terörizm, devlet olmayan dev şirketler, karteller, büyüyen gelir eşitsizliği, iklim değişikliği, finansal krizler güç sanatının inceliklerini bilmeyen güçlerin marifeti sonucudur. Dünyayı bekleyen felaketlerin önlenmesi güçlünün güç sanatını bilmesi, kullanması ve güzel sanatların önem kazanmasıyla mümkün olur. Güç sanatı ne gerektirir derseniz; hak, hukuk adalet derim. Düşüncenin kanat çırpmasını sağlamak, sanatı taçlandırmaktır derim. Gücün bekası sınırsız güce, mutlak güce teslim olmasıyla mümkündür. Yoksa Haccacların, Nemrutların, firavunların esamesi okunmaz. Okunsa da nefretle, lanetle.

Güce karşı güç; özde barış, özgürlük, kardeşlik birliğini sağlamaktır. İnsan olduğunun farkında olmaklıktır. Yaratan değil, yaratılan olduğunu bilmektir. “Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.” (İsra-37)
 

 

Degerli Yazarimiz NACİ GÜMÜŞ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Çarşamba, 16 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2015-11-12 11:12
Gücün kontrolü gerçekten mükemmel bir san'atı gerektirir. Tarihte örnekleri bilinen Firavunlar, her ne kadar hayat sürelerini doldurmuş olsalar da insanlık var oldukça daha nice güçsüz Firavunları da görecektir. Bizleri yoktan yaratan Rabbimizin Kur'ânda bildirdiği ilkeler ile insanların kendilerini tanımaları ile güçlerini (güçsüzlükleri) ni kavrayabilecekl erine inanıyorum. İşte o zaman dünya tüm insanlar için Cennet olur. Yazarı içtenlikle tebrik ederim.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün247
Dün1043
Tüm Zamanlar4261279
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 94 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2429
İçerik : 1500
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?