Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon AYDIN İHANETİ MÜNEVVER SADAKATİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


mer_naciTürkiye ve aziz milletimiz bir kez daha aydın (!) ihanetine şahit olmaktadır. Yerli yabancı 1100’ün üzerinde kendisine aydın (!) denilen mi desek, kendisini aydın (!) diye tanımlayan mı desek, aslında hepsi batının içimizdeki devşirmeleridir. Bunlar bir bildiri yayınlayarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yapılan operasyonları insan hakları ihlali olarak nitelendirerek derhal son verilmesini istemişler. Yayınladıkları bildi tam da Pkk ve Hdp ağzı ile yazılmış ve onların düşüncelerini ifade eder şekildedir. Hendek kazanlara, barikatlar kuranlara, insanlara hayatı dar edenlere en ufaktan olsun bir ima ile dahi olsa laf etmeyenler, utanmadan sıkılmadan devleti, aslında onun şahsında hükümeti ve Cumhurbaşkanını suçlamaktadırlar.

 

Biz bu ihanete yabancı değiliz. Bunları biliyoruz, bunları tanıyoruz. Tarihimize düşmandırlar, maneviyatımıza düşmandırlar, kültürel değerlerimize düşmandırlar, bizi biz yapan her türlü değerimize düşmandırlar. Bu tipleri insanlık gerektiren, erdem gerektiren hiçbir işte, hiçbir eylemde ve söylemde bulamazsınız. Yıllarca bu memlekette inançlı insanlar üniversite kapılarından, hastane kapılarından, devlet kapılarından derdest edilerek kovalanırken bu aydın (!) müsveddeleri acaba neredeydiler? Kobani olaylarını bahane ederek bölge yakıp yıkılırken, ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtan Yasin Börü ve arkadaşları hunharca katledilirken bu aydın (!) müsveddeleri acaba neredeydiler?

 

Kendisini aydın (!) diye nitelendiren bu güruhun bu ülkenin iyiliğine, geleceğine katkıları olmamıştır, olamaz. Bunlar hain yetiştirmede mahir insanlardır. Bunların tezgâhından geçen birinin vatanına, milletine ve onun kutsallarına saygısı olmaz. Bölücülükte, dirliği ve düzeni bozmada daima hep ön planda bunları görmekteyiz. Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi: “Elin oğlu okur atomu böler; Bizimkiler okur milleti böler.”Maneviyatla alakalı her gelişme bunları yaban eşeği gibi bağırtmaktadır. Cuma namazı düzenlemesinde bunların hangi tıynette olduklarını bir kez daha görmüştük. Bütün bunlardan bir şey ortaya çıkıyor. Türkiye’de kendisine aydın (!) denilen ve kendisini aydın (!) diye nitelendiren bu insanların en büyük ortak özelliği, Allah’a inanmazlar, O’nun yüce peygamberine inanmazlar, O’nun kitabına inanmazlar.

 

Bunlar aydın (!) falan değildir; bunlar olsa olsa “ezik”tirler. Bunların zihniyeti, bunların düşünceleri fitne ve fesat olduğu için bu topraklarda makes bulmuyorlar, tutunamıyorlar, serpilemiyorlar, gelişemiyorlar. Güdük ve kısır kalmaya mahkûmdurlar. Bundan dolayı da aydın (!) diye nitelenmekle aydın olamazlar, karanlıktırlar. Millete tepeden bakan, milletin her türlü siyasi kararını beğenmeyen tiplerdir. Bunların her düşüncesi, her eylemi, her bildirisi ne hikmetse bu ülkenin birliğinin ve beraberliğinin düşmanlarını sevindirmektedir. Terör örgütlerini sevindirir, din düşmanlarını sevindirir. En son bildirileri ile de İsrail’i ve Rusya’yı sevindirmişlerdir.

 

Bir de öyle güzel insanlarımız vardır ki ülkemizin ve milletimizin yanındadırlar. Milletimizin birliğinin ve beraberliğinin hamurundadırlar. Bu toprağın havasını teneffüs eden insanların meşru olan her türlü haklarına saygılıdırlar. Her türlü bölücülüğe, fitne ve fücura karşıdırlar. Rableriyle, peygamberiyle ve kitabıyla barışıktırlar. Onların tezgâhından geçenlerden Allah düşmanı çıkmaz, peygamber düşmanı çıkmaz, kitap düşmanı çıkmaz, din düşmanı çıkmaz, insanlık düşmanı çıkmaz, çevre düşmanı çıkmaz. Çünkü bu insanlar, bu toprakların imanıyla tarihiyle, kültürü ve maneviyatı ile barışık olan münevverlerdir. İşte bu topraklar ve bu aziz millet, aydın (!) ihanetine ve münevver sadakatine bir kez daha şahit olmaktadır. Tüm münevverlerimize selam olsun.
 

 

Degerli Yazarimiz ÖMER NACİ YILMAZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazartesi, 04 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2205
Dün2500
Tüm Zamanlar4217660
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 134 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2413
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?