Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

.

Netekim işgal kuvvetleri geldiği gibi gitmediler. Ülkenin rejimi, yasaları, dili, alfabesi, yaşam biçimi değişti. İngiliz, Fransız, İtalyan firmaları ülkenin yer altı yer üstü zenginliklerinin araştırma, çıkarma, üretme, pazarlama haklarını aldı. İngiliz, Fransız danışmanlar gelerek ülkeyi baştan sona dizayn etmeye başladılar. Batılılaşma türküsü doğrultusunda Avrupa Anadolu halkını kendine göre asimile etmeye başladı.

 

Netekim bu gerçeği görmezden gelmek iyi bir şey değildir. Netekim kurtuluş savaşı veren Anadolu halkı böyle olsun diye canlarını vermemişti.

 

Nitekim işgal kuvvetleri geldiği gibi gitmediler. Ülkenin rejimi, yasaları, dili, alfabesi, yaşam biçimi değişti. İngiliz, Fransız, İtalyan firmaları ülkenin yer altı yer üstü zenginliklerinin araştırma, çıkarma, üretme, pazarlama haklarını aldı. İngiliz, Fransız danışmanlar gelerek ülkeyi baştan sona dizayn etmeye başladılar. Batılılaşma türküsü doğrultusunda Avrupa Anadolu halkını kendine göre asimile etmeye başladı.

 

Netekim bu gerçeği görmezden gelmek iyi bir şey değildir. Nitekim kurtuluş savaşı veren Anadolu halkı böyle olsun diye canlarını vermemişti.

 

Netekim geldiği gibi gitmediler... Küçük İngiltere, küçük Fransa yapma kararlarıyla gittiler. Belli ki bunun sözünü iyice almışlar.

 

Netekim geldiği gibi gitmediler. Hala ülkemizdeler. Askerleriyle, iş adamlarıyla, uzmanlarıyla, siyasi uzantılarıyla içimizdeler. Bazı partilerimiz Washington’a bazı partililerimiz Londra'ya, bazı partilerimiz Paris’e gönülden bağlılar.

 

Netekim geldiği gibi gitmediler. Ülke insanını öyle bir hale getirdiler ki, Avrupalı olabilme hayalleriyle dolaşıyorlar. Avrupa kapılarında köpek gibi yalvartılıp hoşt diyerek hakaret etmenin zevkini yaşıyorlar. Anadolu böyle bir onursuzluğu yaşamak için kurtuluş savaşı vermedi.

 

Netekim geldiği gbi gitmediler... Petrollerin, madenlerin işletme haklarını ellerine aldılar. Süreç içinde bütün devlet teşebbüslerini ele geçirdiler. Ülkedeki beyaz eşya, gıda, tekstil, büyük sanayi kuruluşlarının sahibi oldular. Bir AVM'ye gittiğinizde sürekli alışveriş yaptığınız kuruluşların sahibi oldular. Ülke insanı tüketim köleleri yaptılar. Bankalarınızın neredeyse hepsini aldılar. Devletin iletişim haklarını satın aldılar. Türk Telekom satılarak telefon internet iletişimleri Amerikalılara geçti. Topraklarımızı satın aldılar. Mahallelerini, semtlerini, köylerini kurdular. Güney şeridinin turizmini ele geçirdiler. Bütün bunlar bana İsrail'in kuruluşunu hatırlatıyor. İsrail de böyle kurulmuştu. Yahudiler topraklar satın alarak sahip oldular.

 

Netekim geldiği gibi gitmediler. Ülke içinden medya, fikir adamı, yazarçizer, bilim adamı ve bürokratları kendilerine bağladılar. Onlar da yatıp kalkıp ülkenin gelişmesi için nasıl Avrupa’ya kul köle olacağını anlattılar.

 

Netekim geldiği gibi gitmediler. Artık ruhumuzu ele geçirdiler. Kalbimizi ele geçirdiler. Yaşamımızı ele geçirdiler... Yüzeysel askeri işgali gerçek, fili bir işgale dönüştürdüler.

 

Netekim onlara yardım edenler. Onların dediklerini harfiyen yapan Anadolu insanları vardı.

 

Netekim ülkemizi bir İngiliz veya Fransız valisinin yönetmesine gerek kalmadı. O valiler işgal ettikleri ülkelerde ne yapacaklarsa hemen hepsi oldu.

 

Netekim aklımız, beynimiz öyle işgal edildi ki, fikren, felsefi, yaşamsal olarak işgali özgürlük kabul edecek kadar beyinlerimiz yıkandı.

 

Netekim geldiği gibi gitmediler... Küçük İngiltere, küçük Fransa yapma kararlarıyla gittiler. Hala aynı kararlarda devam ediyorlar.

 

Netekim geldiği gibi gitmediler. Hala ülkemizdeler. Askerleriyle, iş adamlarıyla, uzmanlarıyla, siyasi uzantılarıyla içimizdeler. Bazı partilerimiz Washington’a bazı partililerimiz Londra'ya, bazı partilerimiz Paris’e gönülden bağlılar.

 

Netekim geldiği gibi gitmediler. Ülke insanını öyle bir hale getirdiler ki, Avrupalı olabilme hayalleriyle dolaşıyorlar. Avrupa kapılarında köpek gibi yalvartılıp hoşt diyerek hakaret etmenin zevkini yaşıyorlar. Anadolu böyle bir onursuzluğu yaşamak için kurtuluş savaşı vermedi.

 

Netekim geldiği gibi gitmediler... Petrollerin, madenlerin işletme haklarını ellerine aldılar. Süreç içinde bütün devlet teşebbüslerini ele geçirdiler. Ülkedeki beyaz eşya, gıda, tekstil, büyük sanayi kuruluşlarının sahibi oldular. Bir AVM'ye gittiğinizde sürekli alışveriş yaptığınız kuruluşların sahibi oldular. Ülke insanı tüketim köleleri yaptılar. Bankalarınızın neredeyse hepsini aldılar. Devletin iletişim haklarını satın aldılar. Türk Telekom satılarak telefon internet iletişimleri Amerikalılara geçti. Topraklarımızı satın aldılar. Mahallelerini, semtlerini, köylerini kurdular. Güney şeridinin turizmini ele geçirdiler. Bütün bunlar bana İsrail'in kuruluşunu hatırlatıyor. İsrail de böyle kurulmuştu. Yahudiler topraklar satın alarak sahip oldular.

 

Netekim geldiği gibi gitmediler. Ülke içinden medya, fikir adamı, yazarçizer, bilim adamı ve bürokratları kendilerine bağladılar. Onlar da yatıp kalkıp ülkenin nasıl Avrupa’ya kul köle olacağını anlattılar.

 

Netekim; geldiği gibi gitmediler. Artık ruhumuzu ele geçirdiler. Kalbimizi ele geçirdiler. Yaşamımızı ele geçirdiler… Yüzeysel askeri işgali gerçek, fili bir işgale dönüştürdüler.

 

Netekim; onlara yardım edenler. Onların dediklerini harfiyen yapan Anadolu insanları vardı.

 

Netekim ülkemizi bir İngiliz veya Fransız valisinin yönetmesine gerek kalmadı. O valiler işgal ettikleri ülkelerde ne yapacaklarsa hemen hepsi oldu.

 

Netekim aklımız, beynimiz öyle işgal edildi ki, fikren, felsefi, yaşamsal olarak işgali özgürlük kabul edecek kadar beyinlerimiz yıkandı.

 

 

 

Son Güncelleme (Pazar, 29 Mayıs 2016 09:34)

 

Degerli Yazarimiz MEHMET ÇOBAN Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 16 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2109
Dün3798
Tüm Zamanlar3948125
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 107 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2103
İçerik : 1482
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?