Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon Tarihte İzmir

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
İzmir - Tarihte İzmir

İzmir Tarihi

İzmir M.Ö. 3000 yıllarında Lelejler tarafından bugünkü Bayraklı yakınında bulunan Tepekule mevkiinde kurulmuştur. Çok daha eski dönemlere ait bulgulara da yer yer raslanmaktadır. İlkel efsanelere göre ise kent, Bayraklı'daki yerleşimden binlerce yıl önce kurulmuş,  deprem sonucu göle dönüşmüştür. İzmir'in en eski yerleşim alanı olarak kabul edilen Tepekule Höyüğü bugün Tekel Şarap Fabrikaları Bağları içinde kalmaktadır.

Demir Çağı boyunca Eski İzmir'de Hellas'tan göçeden İonlar ve Aiollar yaşamıştır. Bayraklı Höyüğünde 1050 yılından itibaren kurulan yerleşme de Hellas kökenlidir. Kentin baş kutsal yapısı Athena Tapınağıdır. Daha önce de bölgede Athena'ya tapınıldığı tahmin edilmektedir. Kentin adının da bir Amazon kraliçesinden geldiği görüşü yaygındır. Bilinen en eski köprü (M.Ö. 850) İzmir yakınlarında Meles Çayı üzerinde kurulmuştur. Ayrıca en eski "kala dramos (güzel yol)" da İzmir'de bulunmaktadır (Bayraklı/Tepekule). Tepekule Höyüğünde ortaya çıkarılan kent Batı Uygarlığının ayakta kalan en eski ve en güzel planına sahip kentidir. Ayrıca Batı Uygarlığının en eski ve en büyük edebiyat eseri olan Homeros'un İlyada'sı Bayraklı'daki Antik İzmir kentinde yaratılmıştır (M.Ö. 760-700). İlyada Destanı İzmirlilerin konuştuğu Aiol ve İon lehçelerinin karışımı olan bir dilde yazılmıştır. Bu yüzden Homeros'un İzmirli olduğu varsayılmaktadır. Homeros'un en ünlü lakabı "Melesigenes" yani "Meles'in Çocuğu"dur. Meles Çayının İzmir'de olması, Homeros'un İzmirli olduğu varsayımını güçlendirmektedir.

Eski İzmir'in en parlak dönemi ise M.Ö. 650-545 yılları arasındadır. Bu zaman dilimi İon Uygarlığının en güçlü dönemine denk düşmektedir. İzmir tarımın yanısıra Akdeniz ticaretine katılmıştır. Kalıntılarda raslanan Fenike, Önasya, Akdeniz kökenli eserler bu dönemin belirgin özelliği olan uluslararası ticaretin göstergeleridir. En eski ve en güzel sutün başları Eski İzmir'de bulunmuştur. Eldeki bulgulara göre kazılarda ortaya çıkarılan Athena Tapınağı Doğu Helen sanatının en eski mimari eseridir (M.Ö. 640-580). Ayrıca Batı Uygarlığının en eski anıtsal taş çeşmesi Eski İzmir'de bulunan M.Ö. VII. yüzyıla ait taş çeşmedir. M.Ö. VI. yüzyılın ortalarında Persler tarafından ele geçirilen kent, M.Ö. 333'te Büyük İskender'in Doğunun hakimi olmasına kadar parlak devrini noktalar. Büyük İskender'in Doğuyu ve Batıyı birleştirmeye yönelik çabaları sonucu doğan Helen Uygarlığıyla yeniden yükselen kent diğer eski İon kentleri gibi nufüs patlaması yaşar. Dönemin öne çıkan özelliği uluslararası ticarettir. Liman ve yerleşim yerleri yetersiz kalır, İzmir Kadifekale'nin eteklerine taşınır. Hala ayakta duran en eski Helen evleri İzmir'de yer almaktadır.

 

Roma döneminde ise İzmir Hristiyanlığın gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. İncil'de adı geçen yedi kiliseden biri İzmir'dedir. İsa'nın çarmıha gerilmesinde sonra Yuhanna ve Meryem Ege'ye gelmişlerdir. Efes civarında bugün Panaya Kapulu denilen yere yerleşmişlerdir. Günümüzde İzmir sınırları içinde kalan Meryem Ana'nın yaşadığı ev Hristiyanlarca haç yeri olarak ziyaret edilmektedir.

İzmir'in ilk Başpsikopozu St. Polycarp havari ve İncil yazarı St. John'ın ilk muritlerinden biridir. Bölgede Hristiyanlığın yayılması St. Polycarp'ın çabalarıyla gerçekleşmiştir. M.S. 155 yılında inancından dolayı Romalılar tarafından bugünkü Kadifekale yakınında bulunan stadyumda 86 yaşında şehit edilen St. Polycarp adına Osmanlı İmparatoru Sultan Süleyman'ın izni ile 1625 yılında inşa edilen kilise varlığını İzmir'in en eski kilisesi olarak günümüzde de sürdürmektedir. Roma döneminden günümüze kalan en önemli eserler Kızılçullu Su Kemerleri ve Agora'dır. İzmir'in Namazgah semtinde bulunan Agora, o dönemlerde politik toplantıların düzenlendiği ve aynı zamanda halkın alışveriş yaptığı bir yer olarak kullanılmaktaydı. İzmir M.S.178 yılındaki depremle yıkılınca, İmparator Marcus Aurelius agorayı yeniden inşa ettirmiştir. Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesinin ardından Bizans hakimiyetine giren İzmir, 11. yüzyılın sonlarında Selçuklu İmparatorluğu kumandanı Kutalmışoğlu Süleymanşah komutasında ilk kez Türk hakimiyetine geçmiştir. 1422 yılında II. Murat'ın kenti almasıyla İzmir yüzyıllar boyunca Osmanlı İmparatorluğunun en önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur.

Kaynak:
www.universite-rehberi.com / www.izmirturizm.gov.tr
Aksoy Yaşar, Smyrna-İzmir Efsaneden Gerçeğe, İ.B.B. Kent Kitaplığı

9 Eylül Sergisi'nden Uluslararası Fuar'a

 

        Atatürk'ün talimatı ile Cumhuriyet'in ilanından 8 ay önce 17 Şubat 1923'te İzmir'de toplanan Birinci Türkiye İktisat Kongresi, İzmir Enternasyonal Fuarı'nın kurulması sürecini başlattı.
Kongre binası olarak İkinci Kordon'da Osmanlı Bankası Deposu olan Hamparsomyan binası seçildi. Burada, el tezgahı ve küçük sanayi ürünleri; İsparta, Kula, Gördes, Uşak kilimleri ve halıları, yağ ürünleri, sabunlar, makarna ve unlu yiyecekler, kolonyalar, helvalar, ihraçlık pamuklar, ayakkabı, mobilyalar, deri ürünleri, tarım araçları, kiremit, tuğla, maden örnekleri, tütün, sigara, şarap örnekleri, kereste çeşitleri sergilendi.
İktisat Kongresi Sergisi'nden sonra ilk sergi 4 -25 Eylül 1927'de, 9 Eylül Mahalli Sergisi adı altında Mithatpaşa Sanat Enstitüsü'nde açıldı. İzmir Ticaret Odası'nın teklifi ve İzmir Valisi Kazım Dirik'in kararı ile açılan sergide 71 resmi kuruluş, 195 yerli firma ve 9 ülkenin 72 kuruluşunun ürünleri sergilendi. Sergiyi 80 bin 744 kişi gezdi.
      İkinci 9 Eylül Sergisi 4-20 Eylül 1928 tarihleri arasında yine aynı binada uluslararası düzeyde gerçekleşti. Sergiye 155'i yabancı olmak üzere 515 firma katıldı. 1935 İzmir 9 Eylül Panayırı'nı ise İktisat Vekili Celal Bayar açtı. 311 kişinin gezdiği panayır, uluslar arası fuarın gerçekleşmesini hazırladı. İzmir Fuarı'nın temeli, bugünkü yerinde 1 Ocak 1936'da törenle atıldı. 360 bin metre karelik alanın Kültürpark haline getirilmesi ve yılın belirli bir ayında bu alan üzerinde uluslararası bir fuarın gerçekleştirilmesi planlandı. 1 Eylül 1936'da İzmir Fuarı, kent yaşamında yerini aldı. Lozan Kapısı önünde yapılan coşkulu törene Mısır, Yunanistan ve Sovyetler Birliği'nden 48 yabancı kuruluş, 32 vilayet pavyonu ve 45 yerli kuruluş katıldı. 1937 İzmir Enternasyonal Fuarı, diğer yıllara göre çok daha büyük bir coşkuyla hazırlandı. Açılışı İktisat Vekili Celal Bayar yaptı. Fuar'ın en büyük özelliği Kültürpark'ın sürekli bir kurumuna dönüşecek olan Paraşüt Kulesi'nin açılışı oldu. 104 yabancı şirketin katıldı.

Fuarlar Birliği'ne Üye Oluyor

        İzmir Enternasyonal Fuarı 1948'de Uluslararası Fuarlar Birliği'ne (UFI) üye oldu. Almanya'dan satın alınan "Büssing" marka otobüsler ilk kez fuar içinde çalıştı.
       9 Eylül gecesi fuarı 60 bini dışarıdan 75 bin kişi ziyaret etti.
       1938 yılındaki fuara 140 yabancı, 46 devlet kurumu ve 527 yerli kuruluş katıldı.1939'da fuara 60 bin metre kare alan eklendi. Açılışını

 

Başvekil Dr. Refik Saydam'ın yaptığı fuara 574 yabancı şirket. 27 devlet kurumu ve 333 yerli şirket katıldı.

Savaş Etkiledi

       1940 yılında sürmekte olan İkinci Dünya Savaşı yüzünden katılımın olmayacağı ileri sürülmesine karşın yerler çok önceden kiralandı, ancak fuar zararla kapatıldı. Açılışı Ticaret Vekili Nazmi Topçuoğlu yaptı.
      30 Ağustos tarihinde Milli Piyango ilk kez fuarda çekildi. Fuara 243 yabancı, 463 yerli şirket katıldı. Savaşa karşın 1941 yılında Fuar hazırlıkları eksiksiz gerçekleşti. 1942 fuarı ise sürmekte olan savaş gerekçesiyle Hükümet kararı ile açılamadı. 1943 İzmir Enternasyonal Fuarı Başvekil Şükrü Saraçoğlu himayesinde açıldı. Ziyaretçi sayısı bir milyon kişiyi aştı. 1944, 1945, 1946 İzmir Enternasyonal Fuarı, "Milli Mahiyette" açılabildi. Uluslararası fuarlar 1947 yılından itibaren devam edebildi.
   



Son Güncelleme (Cuma, 12 Şubat 2010 11:14)

 

Degerli Yazarimiz administrator Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1470
Dün2981
Tüm Zamanlar4129586
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 106 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 1919
İçerik : 1492
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?