• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon HAYIR!. ÜSLÛP YANLIŞ..?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 9
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

HAYIR!. ÜSLÛP YANLIŞ..?

Sosyal bir varlık olan insan, toplumunun içine diğer insanlar ile iletişim kurmak suretiyle yaşamını sürdürür. Huzur ve güven içinde bir hayatı yaşayabilmek için kendinden önceki atalarının tecrübelerinden de yararlanarak istikbal stratejisini çizer. Her türlü meramını, dertlerinin çözümünü ve sevincini paylaşmak ister. Bunu da ana dili ile konuşarak veya yazı ile ifade etmeye çalışır.

Eğer bir şeyler anlatmak istediğiniz muhatabınız, bu anlatılanlar yanlış şeyler diye itiraz ettiğinde “yanlış olan nedir?” diye sorsanız, açıklamalarınıza bir yorum getirmeksizin üslûbun yanlış olduğu itirazını ileri sürebilir. Bu, insan psikolojisi gereğidir.

Peki; üslûp ne demek? Üslûp; cümlelerin uzunluğu, kısalığı; kelimelerin seçilişi, yazının âhengindeki ayrılıklardır. Üslûp için; ifade tarzı, usul, yol da denilebilir. Dil ve üslubun yardımcı organları da vardır. Beden dili gibi. Onların kullanılması kişilik belirtisinin portresini çıkarır. Bir atasözümüz bu gerçeği ifade eder. “Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır.”

Duygularını ifade etmeye çalışan insanı önyargı ile dinlersek, hiçbir şey anlamamışız demektir. Çünkü Ön yargı; bir kişi ya da olaya ilişkin yeterli ve nesnel bilgi edinmeden, önceden bir karara varmış olmaktır. Muhatabınızı küçük görmek demektir. Kendinizin üstün olduğu zehabına kapılmanız demektir.

Bu konuyu şöyle bir mizansen ile düşünelim;

İlâhiyat Fakültesindeki bir Doçent adayının tarihî bir araştırma yaparak, şu anda Kudüs’te olduğu kabullenilen Mescid-i Aksâ’nın Peygamberimizin ölümünden çok sonra Halife Ömer tarafından camiye çevrilen Beytü’l-Makdis’in Abdülmelik bin Mervan tarafından politik nedenlerle isminin Mescid-i Aksa olarak değiştirildiğini, İsrâ suresinde geçen Mesid-i Aksâ’nın Mekke-Taif yolunda Cirane denilen bir mevkide bulunduğunu, Peygamberimizin burada vahye muhatap olduğunu anlatmaya çalışırken, Jüri üyesi bir prof. ün, sırf miraç rivayetinin temeli çökeceği veya şu anda Filistin’in stratejisine aykırı olacağı gerekçeleriyle kabul edilemeyeceği, bu üslûbun çok yanlış olduğunu ileri sürerek itirazda bulunmasını nasıl değerlendirmek gerekir?

Kur’ânın üslûbu da müşriklerin hoşuna gitmiyordu. Peygamberimizden başka bir kitap getirmesini, hatta toplu olarak bir defada getirmesini istiyorlardı.

Bakî olan Allah’a emanet olunuz.

Mehmet Ali Oğuz

Em. C. Savcısı

 

 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1026
Dün969
Tüm Zamanlar4506473
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 70 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 4583
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?