• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KİRLİ OYUNLAR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Diyarbakırspor yıllarca özlem duyduğu Süper Lige çıkmış, büyük beklentiler içerisindeki halk ve tüm taraftar grupları yeni sezonu adeta ip çekerek heyecana koyulmuştu.


Neden olmasın ki, yıllar sonra gönül verdiği kendi şehrinin yegane temsilcisi özlemi, hasreti, sevdası kısaca her şeyi olan Diyarbakırsporu artık Süper Lig’deydi.


Dev takımlarla yapacağı maçları kendi şehrinde çıplak gözleriyle canlı canlı izleme olanağı, yıldızları bir arada oynarken görmek ve sadece tv’lerden takip edebildiklerini şimdi bir anda karşısında görmenin verdiği o şevk ve heyecanla koca sezonu özlemle beklemek, sezonun başlaması ve maçların oynanmasıyla birlikte, içinde biriktirdiği coşkuyu dışa vurup doyasıya haykırmak ve yaşamak insanın değişik şeyler hissetmesine olanak tanıyor ve her halükarda konu Diyarbakırspor olunca ondan sonrası bu kentteki insanlara vız geliyordu.


Gel gelelim sezon içerisinde yaşanan bir sürü olumsuzluklar en başta takımın moral motivasyonunun bozulmasına sebebiyet vermekte, başlıca nedenlerin ilk sırasında yönetimin beceriksizliği ve bir dizi sorumsuzluğun alıp başını gitmesiydi. Bu takım her yıl ama her yıl mutlak surette yönetim anlaşmazlığı ve boşluğu, parasal sorunlar, futbolcuların transfer, prim ve maaş sendromu, önceden yapılan protokollerin bir anda ters yüz edilerek bozulması ve bir türlü istikrarlı bir ekip anlayışının sağlanamaması yüzünden koca bir sezon bu anlamsız ancak, manidar problemlerle karşı karşıya bırakılması hazin sonun en baştan bazı güçlerce hazırlanması idi.


Diyarbakırspor yıllarca siyasetle anıldı ne yaparsa yapsın siyaset olgusunu üzerinden atamadı hatta, kendi kentindeki insanlar bile “Diyarbakırspor Devlet Takımıdır öyle kolay kolay düşürmezler” diyebilecek kadar ileriye gidebilmişlerdi. Böyle bir şey asla söz konusu olamaz ve olamazdı da bunun mümkünü yok. Bizim bildiğimiz Devletin bir takımı var o da “Anakaragücü” idi. Yıllar önce o zamanki askeri vesayetin darbeci paşası Kenan Evren tarafından sağlanan büyük bir torpille 1’nci lige çıkarılmasıydı o gün bugündür bu takım 1’nci ligde boy gösteriyor.


Diyarbakır, Türkiye coğrafyasında önemli bir konuma ve mevkiye sahip bir vilayet olmasının yanında tarihte sürekli kilit rol üstlenmiş bir şehir ve Mezopotamya’nın göbeğindeki tarihi ve kültürel aynı zamanda stratejik durumuyla Dünyanın sürekli ilgisini çeken bir sur kentidir. Bir çok medeniyetler gördüğü gibi bir çok etnik grupların bir arada kardeşçe yaşadığı önemli ve nadir kentlerden birisidir. Doğal olarak Kürtlerin yoğun bir şekilde bulunduğu bir şehir olması sebebiyle merkezi bir öneme sahiptir.


İşte sıkıntı da buradan başlamaktadır. Diyarbakır, Türkiye’nin 81 vilayetini oluşturan kentlerden birisi ve ülkenin bir parçası olmasına karşın her gittiği yerde türlü hakaretlere ve insanlık dışı davranışlara maruz kalmakta ve kendi toprakları üzerinde hain ilan edilebilmektedir.


Spor bağlamında bu kentin sesi ve her şeyi olan Diyarbakırspor, kendi sıkıntılarıyla uğraşmanın verdiği psikolojik savaş yetmezmiş gibi gittiği tüm şehirlerde sporun barış ve kardeşlik olduğu olgusu bir anda yok sayılarak adeta linç edilmekte ve hep hor görülmektedir. Dikkatinizi çekerek söylüyorum 81 il içerisinde tüm bu olumsuzluklar bir tek Diyarbakırspor’a yapılmaktadır. Çeşitli çevre illerden gelenlerin de katkısıyla bir dizi provokasyon olaylar hep Diyarbakır ve Diyarbakırspor üzerinden yapılmakta, kentimiz ve takımımız büyük zararlara uğratılmak istenmektedir.


Bunlar bir varsayım değil aksine yaşanan gerçeklerdir. Tüm güç odakları da bu yapılanlara seyirci kalmakta hatta katkı sağlamaktadırlar. Diyarbakır ve Diyarbakırspor zarar görsün de diğerleri görmesin mantığı yürütülmektedir. Bu alenen ortaya çıkmış bir gerçektir kimse örtbas edemez. Mantığın yer almadığı bir diğer unsur, konumuzu oluşturan ana konunun diğer muhatabı Bursa şehrinin ve Bursasporun, sezonun ilk yarısında Diyarbakırspor ile oynadığı ilk maçta çoluk çocuk demeden yaşanan linç girişiminin görüntüleri hala hafızalarda tazeleğini korurken ve o maçta Bursaspora biçilmeyen ceza şimdi nasıl Diyarbakırspora biçiliyor? Açıklasınlar bir zahmet. O zaman federasyon yok muydu olayların en vahimini Diyarbakırlılar ve Diyarbakırspor yaşamadılar mı?


Demek güç odakları bunu bilerek ve isteyerek gerçekleştiriyorlar. Diyarbakır’ı, Diyarbakırspor’u ve insanlarını Türkiye’ye düşman ettirme sevdasını güdüyorlar. Bunun başkaca izahatı yok ve ektiklerini bir bir biçiyorlar şimdi. TFF tavrını ve de tarafgirliğini açık ve net bir şekilde göstermiş ve Diyarbakırspor’a 3 maç seyircisiz ve tarafsız sahada oynama cezası vermiş yetmemiş, Bursa maçındaki olayları sebep göstererek hükmen yenik saymıştır. İBB maçının kararı da Cuma’ ya verilecek deniliyor.


Burada mağdur edilen koca bir şehir ve onun takımı söz konusu. Ey güç sahipleri..! Siz bu insanlara günü geldiğinde nasıl cevap vermeyi düşünüyorsunuz acaba?

Adalet ve fair-play kazansın diyorsunuz da Bursa’da yaşananlara ne demeli? Oradaki vahşetin bir örneği daha Türk spor tarihinde var mı? Madem yoksa Bursaspor’a neden 3 maç seyircisiz ve tarafsız sahada oynama ile hükmen yenik cezası uygulanmadı? Tabi Diyarbakır’ın federasyonda Levent Kızıl diye bir asbaşkanı yok nasılsa?


Sizler ateşi körüklediniz beyler, olmadı gerçek yüzünüz ortaya çıktı kendi çıkarlarınız doğrultusunda kararlar aldınız ve bunları bir bir uygulamaya koydunuz. Düşünceleriniz en baştan beri belliydi de bu kadarını da beklenilmiyordu doğrusu. Vermiş olduğunuz kararla Diyarbakırsporun ipini çekmiş bulunuyorsunuz hayırlı olsun sizlere, şimdi yaslanın koltuğunuza çaylarınızı keyifle yudumlayın efendiler.


Bakalım gerisi ne olacak? Attığınız tohumları hayırla mı şerle mi? Toplayacaksınız hep beraber göreceğiz inşallah.    

 

Degerli Yazarimiz Eyyüp ARAS Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Perşembe, 21 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün272
Dün1136
Tüm Zamanlar4506855
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 29 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 4587
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?