Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon ACI; VARLIĞIN YÖN ARAMA VE BULMA KODUDUR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 11
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

                                        "Acı ,akıllı insanların hocasıdır."
                                                                   Shakespeare

    

   Hiç bir insan acı bir olayı bile bile yaşamayı arzu edemez. Kamil bir insan, kabullerinde bir yanlış yaparken bile acının hezeyanında bir kader olgusu olarak yer almasını düşünmez. Bir eylemin sonunda acıyı tatmanın mutlaka kendi elleriyle yaptıklarının bir karşılığı olduğunu bilir. Yoksa bu tür eylemsel bir yanlışı kaderleştirerek öncüllemek ancak abesle iştigalden başka bir şey değildir.

  

    İnsan,kendisinin dışında kendisini etkileyecek acıları tatması da istek dışıdır.Çevre gibi toplumsal dış faktörlerin olumsuzluğu ancak bir adalet-sizliğin tecellisi olabilir.Bunun adı da zorlamadır, dayatmadır.

 

    Bazen insan,yaşama dair kararlarını alırken hiçbir şekilde mustakbel sonun incitici ve acı verici sonuçlarını hesaplayamaz.Kararını vermişse eğer yapabilecek bir şey yoktur.Bir çok insan hatasını sanki acıyı çekmek için yapar. İstihap haddini aşmış talepler ve bitimsiz istekler bir mengene ağzı gibi sıkar da sıkar insanı. Peki ,insanı bu derece mutazarrır eden şey ne? Çoğu zaman bütün insanlar aynı hatayı ısrarla niçin sürdürürler? He- saplayamadıklarından değil, nefislerin ve hevalarına gem vuramadıkların-dan değil mi? İnsanın en çok işlediği günah bilerek işlediğidir.Hz Adem (a.s.)’ın cennetten azli (firarı) ilahi iki buyruğu sadece akledemediğinden değil,bile bile arzularına, heva ve heveslerine yenik düşmesinden  değil midir?

 

    Yani acı çekmek ne bir feleğin işi ne bir bahtsızlık ne de kaderdir.

    Acıyı yaşamak bireysel ve toplumsal bir tercihtir.Acı verme,toplumsal bir düzende bireyi ve toplumsalı yönlendiren dezenformasyon iletişimin ve yönetim aygıtının sorunudur.Bir toplumsal sistem salt çıkarları ve tekelci egemenliğinin peşinde ise herkese zarar verir ve zulmeder.Yok aynı sistem iyilikleri tavsiye ederek yaygın hale getirir ise zaten problem yok demektir.

 

    Acının muhatabı doğru ya da yanlışlarıyla insandır. İnsanın kendi nefsi ile başbaşa kaldığında, yaptığı eylemlerin ibret ve öğüt içeren muhasebesini yapar. Sonuçta ortaya çıkan bizi düşündürtecek verilere bir göz atalım.

 

    Acı, sancıdır.                                         

    “Acı ve zevk muharrik güçtür.”             

    Acı,ağlatır                                            

    Acı,öğretir.                                          

    Acı,eğitir.                                           

    Acı,mükemmel bir öğretmendir.          

    Acı,yetiştirir.                                       

    Acı,devşirtir.                                    

    Acı,üretmeyi teşvik eder.                     

    Acı,düşünmeyi ve iş yapmayı öğretir.

   Acı, acıyı idrak etmedir.

   Acı, yoğrulmaktır.

   Acı, ders almaktır.

   Acı, ders vermektir.

   Acı, nasihattir.

   Acı, uyarıcıdır.

   Acı, hayatın hekimidir.

   Acı, kendini kendine döndürmedir.

   Acı, yön tayin etme uyarısıdır.

   Acı, tepkiye karşı etkidir.

   Acı, hayatı anlamanın ana fikridir.

   Acı, “Ateş düştüğü yeri yakar” ın feryadıdır.

   “Acı, çeken bilir.”

   “Acı, acıyı,su sancıyı dindirir.”

   “Acı, acıyla uslanır.”

   “Acı, acıya dayanamaz.”

   “Acı, ilmin başı, tatlıdır sonu.”

    Acı, varlığın fıtri kodudur.

    Acı, acıya denk değildir.

    Acı, sebepsiz değildir. Sebebi bizsek eğer.

    Acı, çilenin mayasıdır.

    Acı, çeken vicdanın sesini duyar.

    Acı, çekmek hiç kimsenin talepkar olduğu bir tercih değildir.

    Acı, çekmek düşünmeden aldığımız bir kararın sonucudur.

    Acı, bir vicdan ateşidir.

    Acı, yoksa kazanç da yoktur.

    Acı, acıya tahammüllüdür.

    Acı, acılara dayanmayı sabırla öğretir.

    Acı, sessiz bir ikazcıdır.

    Acı, bir ıstırap değildir.

    Acı, gafletin ve gafilliğin düşünülmeden yazılan bir eseridir.

    Acı, hislendirir.

    Acı, kişiliğin gelişimine katkı verir.

    Acı, başka kayıp başkadır.

    Acı, yanlışı doğruya yenik düşürür.

    Acı, varlığı da yokluğu da hissettirir.

    Acı, tezahür etmektir.

    Acı, her insanın mürebbisidir.

    Acı, tarif edilmez bir öğüttür.

    Acı, gerçekle tanıştırır.

    Acı, çekmeyenin merhameti ayarlanmaz.

    Acı, çekmeyen uslanmaz.

    Acı, çekmeyen iyinin kıymetini bilemez.

    Acı, duymaktır. Duyabilmektir.

    Acı, kazanılmış tecrübedir.

    Kısa bir ömür ölçeğinde verdiğimiz yanlış kararlarımız, acılarla

    bezenmiş elem ve kaderimiz olmamalı.
    "İnsan, yaşadıklarından ders alsaydı aynı şeyleri tekrar eder miydi?"

    “Allah, hiçbir zaman insanlara zulmetmez; ancak insanlar kendi işlediklerinden       dolayı kendilerine zulmederler.” 10/44

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2858
Dün2795
Tüm Zamanlar4207349
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 45 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2193
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?