• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon YÖNETİMDE İSTİKRAR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

YÖNETİMDE İSTİKRAR

 

Birinci Model:

İstikrar için çatışma. Kısa sürede tekelleşmeye dönüşüyor. Özel sektör veya devlet tekeli, toplumu çatıştırarak kontrol ediyor. İsyanlar ve ihtilaller kaçınılmaz oluyor. 

 

İkinci Model:

İstikrar için rekabet. Sistem kendi içinde iyiye doğru giderken aynı zamanda statikleşiyor. Bu da toplumu atalete ve çöküşe sürüklüyor.

 

Cumhuriyet, “Çatışmacı Batı” ile uzlaşılarak kuruldu. Ama Cumhuriyetin kuruluş felsefesi “kuvvetler birliği”ne dayanıyordu. Ne rekabetçiydi, ne de çatışmacı.

 

Demokrasiye geçilince Batı’da olduğu gibi çatışmacı model benimsendi. Oysa yönetim anlayışımızda “çatışmacı” bir gelenek yoktu.

 

Demokrasiyi çatışma ile işletecektik. Ama çatışacak sınıflarımız yoktu. O zaman biz de, kendimize göre çatışacak konular bulup toplumu kamplaştıracaktık.

 

DP–CHP çatışmasıyla demokrasi işletilmeye başlandı. Kısa sürede de başarılı olundu. Kamplaşma köylere kadar indi. 

 

Bu arada çatışmayı daha iyi planlayacak devlet içinde özel birimler kuruldu. Bu birimlerde Türkiye’nin çatışma potansiyelleri incelendi. Halkı kamplaştıracak dergiler, gazeteler çıkarıldı, yayınevleri, dernekler, örgütler kuruldu. Bu sistemi besleyen yazarlar, akademisyenler, liderler yetiştirildi...

 

Çatışma konularının özeti şuydu:

Birliği sağlayacak Müslümanlık dışında ne kadar parçalayıcı, ayrılıkçı ve bilim dışı konu varsa, hepsi halkın gündemine getirildi ve bu konular üzerinden çatışmalar planlandı.

 

Müslümanlık ortak  kimliğimizdir. Bundan rahatsız olanlar İslamiyet’i tahrif etmek için çok çalıştılar. Müslümanı her şeye düşman yapan yüzlerce yayınevi, dergi, gazete, örgüt, cemaat kuruldu, binlerce kitap, on binlerce sohbet, konferans, panel düzenlendi.

 

Laikliği, demokrasiyi, cumhuriyeti, Atatürk’ü ve dünya sistemini kavramış Müslüman aydınlara ise her yerde sansür uygulandı.

 

AK Parti’ye kadar dindarlar; laikliğe, demokrasiye ve Atatürk’e düşman yapılarak iktidardan uzak tutuldu. Bu basit oyun AK Parti ile bozuldu.

 

 

Degerli Yazarimiz HARUN ÖZDEMİR Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün568
Dün1148
Tüm Zamanlar4529356
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 31 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5236
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?