Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KAYITDIŞI KALMAK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

           Dünya insanının  kalbinin kömür gibi karardığı, gözyaşının sel gibi çağıldadığı sesine hiç kimse kulak verip dikkat kesilmiyor. Vicdanların çöktüğü, merhametin bile kımıldamadığı bir dünyada insani görevlerimizi hatırlayamayacak kadar her şeye uzak, doygun tavırlarımızla ve kıraçlaşmış duygularla yaşıyor, çaresiz insanları görmekten daha bir uzaklaşıyoruz.Hatta televizyon haberlerini izlerken bile dünyada ve ülkemizde yaşanılan acı olayları görmemek için  bir başka kanala  zaplayacak kadar içe kapanmaya çalışıyoruz.

         Son günlerde/yıllarda dünyada doğal felaketler  yaşanıyor. Sel, tusunami ve depremler nedeniyle ölümler  birçok kayıplar ve acılar yaşanıyor.İklim dengelerinin bozulması nedeniyle doğal felaketler süreceğe benziyor. Bu nedenle umulur ki dünya afet sonrası mağdur insanların  çığlık seslerini  duyar da yardım ellerini uzatır.    

          
          Son yıllarda aile kurumunun dağılması ve birçok üzücü doğal felaketlerin neden olduğu olayların sonunda dünyamızda bu gün için 143 milyon yetim çocuk mevcuttur. Bu çocukların büyük bir kısmı “KAYIT DIŞI” bırakılmış olarak yaşamaktadır. Meydanı boş bulan asalak mafya bozuntuları, organ hırsızı cani sürüleri bu savunmasız ve kimsesiz yaşayan yetim çocuklardan yararlanmaya çalışmaktadırlar.

           Yirmibeş milyon insanın açlık sebebiyle öldüğü bu rezil dünyada  ölümlerin beş milyonu çocuk olduğunu unutmamak gerekir.Özellikle uzakdoğu, afrika ve dünyanın bir çok bölgesinde sahipsiz ve yetim kalan bu çocukların bir kısmı maalesef uyuşturucu çetelerinin ellerinde bir kısmı da fuhuş çetelerinin ellerinde bir seks nesnesi olarak kullanılmaktadır.Daha başka bir durumda bulunan Afrikalı kimsesiz yetim çocuklar da bazı ilaç fabrikalarının deneği yapıldığını yazılı basındaki haberlerden üzülerek öğreniyoruz.

            Dünyada bütün ülkelerin  bir çoğu  “Kayıt dışı” ticaretle uğraşanların ensesinde soluğu alıp gelirlerini nasıl arttırabilirimin peşinde koşarken yetim ve kimsesiz mazlum çocukların büyük bir kısmını da hem her şeyden mahrum bırakıyor. Hem de “Kayıt dışı” kalmasına seyirci kalıp ortada  insanlık suçu işleyen canilerin ellerine göz göre göre teslim edilebiliyor.
  

              Sözünü ettiğimiz bu kötülükleri engellemek için elini bile kımıldatmayan imkan sahipleri hem sefaletin üzerinden para ve rant elde ediyor hem de kendi çocuklarına hiçbir hizmeti esirgemeden ayaklarına kadar bir çok imkanı peşi sıra dayayabiliyorlar.Ama  bin çocuğa bir ekmeğin bile düşmediği açlığın yetim hanesizlerine ne yazık ki hiçbir yardım da bulunmuyorlar.
 

                Bu gün BM (Birleşmiş milletler) gıda ve tarım örgütü (FAO) nun dünya gıda  programınca (WFP) yayınladıkları ortak raporunda açlıklığın pençesinde yaşamak için  mücadele eden insan sayısı 2009 yılında tam  yüz milyon artmış ve toplam olarak bu sayı bir milyar yirmi milyon (1,020,000,000) aç insana ulaşmıştır.

               Oysa “Orada (yeryüzünde) aç kalmazsınız ,çıplak olmazsınız, susuzluk çekmezsiniz, güneşin sıcağında yanmazsınız.” Taha/118-119 diyen yüce ALLAH(cc) kur’an’da böyle buyurmasına karşılık  insanlar kendi elleriyle yaptıklarından dolayı yeryüzü açlığın, çıplaklığın, susuzluğun ve bütün kötülüklerin kucağına itilmiştir.Bu tablo karşısında siyasi iradelerin vicdanları bunca yetim insanı görmezlikten gelerek “Kayıt dışı” bırakması da gayri insani olmanın bir başka acı sonucudur.

                Her şeye rağmen bunca  kaygı ve üzüntü verici olaylar yaşanırken sessizlerin sesine dilsizlerin dillerine şifa olacak umut ışıkları da doğuyor.

                Bir gurup merhamet sahibi gönüllü ve fedakar insanımızın kurduğu İHH’ın önderliğinde ülkemizden başlatılan ve dünyaya açılan çalışmalar yetim çocukların çığlıklarını duyabilmiştir. Sözünü ettiğimiz kuruluşun özellikle mazlum bırakılmış bu yetim çocuklara yönelik projeleri takdir edilecek niteliktedir.Mazlum ve yetim kalmış  çocukların seslerine kulak verip yola çıkmış bu kutlu kardeşlerimizin büyük bir ışık olmasını Cenab-ı Haktan diler ve onlara  imdat eli olacak fedakar bu kardeşlerimizin elleriyle bizler de ellerimizi birleştirebilmeliyiz.


             
Böylesine güzel gayret dolu emeklerle kötülüğe karşı verilecek bir mücadele hiç kuşkusuz iyiliğin yayılmasına da katkı sağlıyacaktır. Bu çalışmalar bir yandan sürerken ülkemizde iki yüzbini bulmuş sokak çocuklarının da  proje kapsamına alınıp yararlandırılması umulur.


              
İHH’ nın binbir fedakarlıklarla verdiği bu çalışmanın en güzel tarafı da projelerinin çok geniş kapsamlı tutulmuş olmasıdır. Bir kere yetim olan bu çocukları şefkatle büyütüp, eğitip bir meslek sahibi oluncaya kadar götürmeleri ve sonunda  bir de evlenmelerini sağlayarak onlara yuva kurmaları gerçekten takdire şayan bir hizmettir.


              
Topluma kazandırılacak bu çocuklar; kendilerini binbir zahmetle boğuşarak hayatla buluşturan, hayata bağlandırmaya çalışan  bu güzide insanların hizmete olan katkılarını anlayıp  yetişmeleri  bizzat kendilerinin de ilerki aşamalarda böylesine erdemli bir hizmet ordusunu içinde yer almaları da temenni edilir. Böyle bir icraat  kurumsallaştığı zaman işte o zaman bir iyilik hareketinin de dosdoğru  rotada  olduğunu  gösterecektir. İlk defa bir proje kapsamında bir iyilik haraketi zincir halkaları haline geldiğini düşünün . Dünyaya şamil yayıldığını düşünün nasıl bir şefkat , merhamet ve rahmet manzarası şekillenecek kim bilir.Bu umut verici çalışmaların öncü misyonerleri bir misyon için hiçbir  karşılık beklemeden topladıkları imkanlarla yola çıkıp inşallah sürgit yollarına devam ederler.Çığlıkların seslerini duya duya adımlarını genişletirler. Hakikata dair böylesine hizmetlerin karşılıksız yapılması elbette dünyanın da dikkatini çekecektir.Mezkur hizmetler takdir topladığı gibi gönülleri de fethedecektir.


              
Yazımızdaki amacımız bir hizmet için yola çıkmışların çalışmalarını duyurup salt ismini zikretmek değil. Bilakis yapılan hizmetleri hem takdir etmek hem de bir nebze destek olabilmektir.


            
    Ey! İnsanlığın sefaleti üzerinden rant sağlayan merhameti kalmamış kalpsiz zalimler, sizlerin zulmünüze karşı sözünü ettiğimiz iyilik hareketlerinin sesini çok iyi duyun!. Sizlerin topyekün kötülüklerinize karşılık başlatılan bu çalışmalar umulur ki bir gün vicdanlarınızı harekete geçirir.


bir gün,

hakikate dayalı adaletin güneşi ışımaya başladığında

yeryüzünün katı yürekli zalimleri

hutamenin sıcaklığında kavrularak hiçleşecek

bu günde ve gelecek yarınlarda sadece bir hiç olacak

yetimlerin ve mazlumların göz yaşları

çaresizlerin çaresi olan yüce rabbimizin lutfuyla

bu günde ve gelecek yarınlarda o’nun şefkat dolu merhameti ile dindirilecektir.

çünkü !.. bu müjde,

Allah’ın (cc) vaadidir.

kötülük sahipleri lutfen! Uykularınız kaçmasın iyilik hep var olacak ve sürecektir.

ta ki… kötülük yeryüzünden silineceği an’a kadar…

iyilikleri kimse karartmaya  çalışmasın

iyiliği hiç kimse öldüremez.

kötülük için açılmış savaşların

elbette ki tek bir galibi var.

o’ da

 

iyiliktir…vesselam

 

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #2 2010-06-03 23:31
esenlik ve barış dilerim...Özgürlük konvoylarının ve bu son gemi seferlerinin mimarları ve baş organizatörleri nin Avrupa ve ABD'deki sosyalistler, demokratlar, yahudiler olduğunu, sadece Türkiye ayağının İHH tarafindan yürütüldüğüne dair bilgiler duydum...galiba birileri öldürülünce ve bu öldürülen kanından olunca galiba duygularımıza hakim olamıyoruz...gerçeğin üzerine mi gittilerde aydınlık çıkıverdi...doğrusu duygusal bir toplumuz...ben şunu söylemek butür davranışları yapan misyonerler var..ve bu uğurdada ölüyorlar ..acaba onların durumu ne...gaza gelmeyelim diyorum...kirli oyunlara gelmeyelim diyorum...yeryüzünde bütün halklar kötü idareciler tarafından yönetiliyor...yapabiliyorsaK...halkları bu kötü yöneticilerden kurtaralımm...İYİLİK HAREKETLERİ EN YAKINIMIZDAN BAŞLAR....GÜÇLENDİKÇE YERYÜZÜNE YAYILIR...BARIŞYURDU.....
Alıntı
 
 
0 #1 2010-06-03 13:06
Evet kan döküldü, evet işkence ve zulüm de gördüler ancak yardım konvoyundaki cesur insanların ve yutiçi-yurt dışında gösterilen tepkiler sayesinde israil geri adım atmak zorunda kaldı. Bu müstağni yahudiler en ufak insani değerlere dahi tahammül edemezler. Çünkü yeryüzünde onlardan başka değerli millet yoktur. Diğer insanların hiçbir önemi yok. İşte zulüm karşısında sessiz kalınırsa neler olduğunu bu zamana kadar yaşadık biliyoruz, ama zulme başkaldırınca neler olabileceğini bugün gördük. Siz üzerinize düşeni yerine getirdiniz. Siz insanlık onurunu kurtardınız. Allah amellerinizi zayi etmez. selamlar
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2189
Dün2500
Tüm Zamanlar4217644
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 84 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2413
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?