• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon NESLİN ELİNDEN TUTMAK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

NESLİN ELİNDEN TUTMAK

Nesil, Allah’ın bizlere en büyük emanetidir. Soyut veya somut bütün emanetlere sahip çıkmak ibadettir. İhanet ise suçtur; ancak nesil emanetine ihanet, toplumsal görevlerimiz içinde hiç kuşkusuz insanoğlunun işleyeceği en büyük suçtur. Bizler dünün küçükleriydik, geçmişi resmederiz. Bugünün küçükleri yarının büyükleridir, bizi resmedecektir. Hiçbir ressam emek verdiği eserin çirkin olarak nitelendirilmesini istemez. Müslüman da yetiştirdiği neslinin, emanet veren Rahman tarafından beğenilmesini ister. Müslüman için öncelikli ilkelerden biri de budur. Rahman: “Ey inananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere baş kaldırmayan, kendilerine buyrulanları yerine getiren pek haşin meleklerdir.” (66/6) buyurarak hayat anlayışımızın nesle dönük şuurunu verir.

         İnsanlık halkası nesil nesil birbirine eklenerek devam etmektedir. İnsanlık zincirinin şu anki halkası biziz. Her kuşak bir önceki kuşağın etkisini hisseder. Olumlu veya olumsuz etkisi altında kalır. Onun içindir ki yapıp ettiklerimiz basit değildir. “En küçük güzelliğin, en büyük kötülüğün nasıl meyveye dönüşeceğini çoğu zaman kestiremeyiz. Bu yüzden hedefimiz, içinde bulunduğumuz toplumun hayrına aracılık etmek olmalıdır. Hayra güzele yelken açmış Rahman’ın izniyle cennet limanına demir atmayı hak edecek müminlerin toplum şuurunu Rabbimiz şöyle resmeder:Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alı korlar; namaz kılarlar, zekât verirler, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hâkimdir. Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde hoş meskenler vadetmiştir. Allah'ın hoşnut olması en büyük şeydir. İşte büyük kurtuluş budur.” (9/71–72) Bu emri ilahiden anlaşılıyor ki birbirimize sorumluluklarımız vardır.

Rahmana verdiği söze ihanet edenlerinse toplum bakışı riyakârlık içermektedir. ”İkiyüzlü erkek ve kadınlar da birbirlerindendir: Kötülüğü emreder, iyiliğe engel olurlar; elleri de sıkıdır; Allah'ı unuttular, bu yüzden Allah da onları unuttu. Doğrusu ikiyüzlüler fasıktırlar. Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara ve inkârcılara, ebedi kalacakları cehennem ateşini hazırlamıştır. O, onlara yeter. Allah onları lanetlemiştir (rahmetinden uzak kılmıştır). Onlara devamlı azab vardır.” (9/67–68)

Yüce Rabbimizin gösterdiği iki fotoğraf ta de önümüzdedir, neler yaptıklarımız da. Bu iki fotoğraftan müjde verilen kare içinde olmayı hep arzularız.

Rabbimiz bizleri sana boyun eğenlerden kıl, razı olduğu yoldan ayırma diye dua edenler, nesillerinin imana sadakatlerini dikkate almak durumundadırlar.  Evini saran yangına tepkisiz kalamayanlar, neslini saran günahlara, isyanlara, inkârlara tepkisiz kal(a)mazlar. Neslin yoldan çıkmasına tepkisiz kalanları bekleyen azaptan ise başkası değildir. Zaten vahyin inişi bunun için değil midir? Bakınız İsrail oğullarını bulan azabın gerekçesini Rabbimiz nasıl hatırlatıyor:Birbirlerinin yaptıkları fenalıklara mani olmuyorlardı. Yapmakta oldukları ne kötü idi!” ( 5/79)  Kötülüğün taşıyıcısı insandır. Maddi mikrop canın kaybına, manevi mikrop imanın kaybına mal olabilir. Bu yüzden üzerimize geçmişten gerek kavli gerek fiili olumsuzluklar sinmiş olabilir. Kur'an pınarında Resulullah(s.a.v.)  rehberliğinde temizlenmek gerekir. Bizler evimiz kirlensin istemezken, neslimizin çeşitli etkilerle kirlenmesine seyirci kalamayız. İnsanın yeryüzünde bıraktığı en önemli eser, nesil davranışlarıdır. Bu gerek bizim ehlimiz, gerek etki ettiklerimizdir. Sonuç itibarıyla hayra dönük her davranışımız imanımıza şahitlik edecektir. ”Kim iyi bir işte aracılık ederse, ona onun sevabından bir pay vardır; kim de kötü bir şeyde aracılık yaparsa, ona o kötülükten bir hisse vardır. Allah, her şeyin karşılığını verir.” (4/85)

Büyükler, arkalarında bırakacakları neslin neye, nasıl kulluk edeceklerinin hesabını yapmalı ve hesaplı yaşamalıdır.  Biz nesil emanetinin hesabıyla yüzleşirken, neslimizin yüzümüzü güldürmesini istemez miyiz? Neslinin dünyevi mal mülklerini hesap edenler, Yakup aleyhisselam’ın nesline sorduğu: ”Benden sonra kime kulluk edeceksiniz? (2/133) sorusunun önemini unutmamalıdır. Neslimizin gündemindeki dinin yerini iyi tespit etmeli ve gerekenin yapılması için gücümüzü kullanmalıyız. Rahman: “Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir (imtihan konusudur.) Allah yanında ise büyük bir mükâfat vardır.” (8/28) buyurarak işin ciddiyetini öğretmektedir.

Herkes ama herkes bu manada Rahmana karşı sorumluluklarını gözden geçirmelidir.  Nesli için beklentisini sadece veya çoğunluk olarak dünya için belirleyenler yanıldıklarını dünyada da Ahirette de göreceklerdir. İçinde bulunduğu toplumu, bulunduğu yerden azdıran değil, ıslah eden olmalıyız. Kur'an’ımızın sık sık hatırlattığı ıslah eden (ameli salih) amel işleme çağrısını iyi anlamalıyız.

Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki: Müslüman, müslümanların onun elinden ve dilinden emin oldukları kimsedir." (Müslim, İman, 14) Bu emniyet imanları koruma konusunda da öne çıkmalı. Eğer neslimiz bizim ellerimizle sözlerimizle, kararlarımızla doğru duruşlarını bozuyorlarsa  bunun sorumluluğundan kurtulmamız zordur. Her varlık neslini yetiştiriyor. Nasıl hayatta kalınacağını kendi uslubuyla öğretiyor. Ya iman ehli, imanlı nesilleri yetiştirmiyecek mi? Bunun hayalini kurup harekete geçmeyecek mi? Elimizin ve dilimizin etrafımıza rahmete vesile olmasını istemez miyiz?

Bizler elimizden geleni sadece O'nun rızası için yapalım. Gerisini Rabbimize tevekkül edelim. Elbette hidayete erdiren Hadi(c.c.) olandır. Birbirimize merhamet edelim ki merhamet bulalım.

         Yüce Allah (c.c.) huzurunda, vahiy yolundan çıkan insanoğluna ”Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir? “ (82/6–8)  diye sorduğunda, yoldan çıkaranlar arasında ismimizin etkimizin, yetkimizin olmasını istemeyiz. İsteriz ki hayra giden yolda izimiz olsun. O halde haydi sıratı müstakim üzere yürümeye. Yürüyelim ki izimiz olsun. Rahman katında sevinen yüzümüz olsun. Neslimizin inşası imanlarımızın şahidi olsun. Allah (c.c.) yar ve yardımcımız olsun. Âmin.

 Mustafa kolcu

 

 

 

 

Degerli Yazarimiz Mustafa KOLCU Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Perşembe, 28 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #1 RE: NESLİN ELİNDEN TUTMAKMehmet Ali OĞUZ 2010-12-09 21:50
Zamanımızın insanlarına çok güzel mesajlar vermişsiniz. Tebrik ederim.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün499
Dün1148
Tüm Zamanlar4529287
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 57 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5235
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?