• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon HARUN ÖZDEMİRDEN ŞİİRLER

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
ŞİİR BAHÇESİ - Şiir Bahçesi

Güneşi Götürelim

Planlarımız olsun
Kırmızı yapraklar, sarı çiçekler üzerine
Çaysız, sigarasız sofralar kurulsun
Ayı hilale,
Güneşi gittiğimiz yere götürdüğümüz
Seferlerimiz olsun

Küçük de olsa planlarımız olsun
Kuşların uçtuğu, balıkların çoğaldığı
Kenarlarına ahşap evlerin yapıldığı
Göllerimiz olsun

Plansız olmuyor,
Biliyorsun
Sohbet yataklarımızda
Gözlerin gözlerle
Sözlerin sözlerle seviştiği
Asenaları ve Mustafaları büyüttüğümüz
Aşklarımız olsun

Plansız yapamıyorum,
Biliyorsun.

***

Yoldaş

Ey kahinler
Tabiriniz nedir
Akrebin tilkiyle yoldaşlığı
Neye işarettir

Kadınsız köylerde
Timsahlar çifte koşulmuşsa
Neden karıncalar dallara yuva yapsın ey kahinler

Geceler neden karanlık
Gündüzler rüya kadar kısa ve aydınlık
Söyleyin, ey kahinler
Akrebi tilkiye yoldaş yapan
Hangi gecedir

Tilki tuzağını timsahın ağzına kurmuşsa
Akrebin tilkiyi sokması yoldaşlık mıdır
Hayat yiyen ölüm yüreğe konmuşsa
Akrep tilkiye neden hayat versin

Ey kahinler tabiriniz nedir
Bu rüyadan uyanmak elde midir


***

Adem’in Güncesi – I

Rüya bu ya
İnsanların dünyasız
Dünyanın insansız olduğu çağlardayız
Tüylerden elbiseler içinde
Deniz seviyesinin altında
Bahçeler içinde
Sanki Tiflis’te
Mevsim kış
Ağaçlardaysa meyve

Böyle bir rüyadayım sevgilim
İnan bana
Adem olmamı istiyorlar
Sense Havva
Gerçekler neden bize bu kadar uzak ara
Ey Havva
Yeni bir dünyada mıyız yoksa
Söyle bana
Ama uyma!

Rüya bu ya
Ben Adem
Sense Havva
Nasıl olduysa oldu
Kuş kondu yüreğe
Kalkıp senin yüreğine
Oradan dala
Dal sarktı sana bana
Rüya olmasına rüya da
Akrebin Tilkiyle yoldaşlığından
Ne sana ne de bana
Sen podyumlar güzeli
Bense Tilkiye Akrep
Akrebe Tilki
Hem de açık ara

Sevgilim gördüklerim rüya olmasa
İnan bana
Buna ne Adem dayanır
Ne de Havva



***

Adem’in Güncesi - II
Ben tüylerini dökmüş Adem
Sen Havva
Bir de dünya
Tek dostumuz var
O da Şetta
Senin sağında solunda
Benim önümde arkamda
Ama neden bize bu kadar uzak ara
Bu Şetta
Ey Havva
Ben uydum
Sakın sen uyma!

Haydi söyle Havva
Aşka kadeh kaldıran
Seni tüysüz bırakan
İlk Adem ben miyim

Söyle Havva
Tövbe koşan
Tövbe aşan
Tövbe yorulan ben isem
Amin diyen sen misin

Ben rüyada isem
Sen neredesin
Ey Havva

***

Sürgünde Bir Nebi

Ben kırlarını yitirmiş saraylara sürgün
Sen saraylar güzeli bir sultan
Ben kadehlere aşk dolduran
Sen aşka testiler kıran
Ben sevilme suçlusu bir mahkum
Sen aslana kapan kuran bir ceylan
Ben zindana kayıtlı
Sen tensiz bir Züleyha
Ben gün ortasında leyla
Sen Tanrı katında bir mecnun
Ben zebaniler elinde bir yürek
Sen itiraf ağacında solan bir yaprak
Esen rüzgar
Savrulan hayat
Günlerden pazar
Mevsimlerden sonbahar
Yıl iki bin dokuz
Yüreğimde bir sızı var
Benimkisi
Uykusuz günler ertesi
Yaşama vizeli
Ölüme kotasız hayat

***

Ruhumu sen taşı

Rüyalar görüyorum
Daha ilk uykumda
Aşın ve toprağın yandığı
Dağların sulara
Suların ateşlere karıştığı bir yerdeyim

İnsanların sevdasız ve sultansız yaşadığı
Maymunların insan
İnsanların maymun olduğu
Rüyalar görüyorum
Daha ilk uykumda

Ölmek üzereyim..
Ağaçların kırçiçeği açtığı
Birbirinden cennet
Hekimsiz bahçelere taşınıyorum

Daha ölmedim 
Ama ölmek üzereyim..
Bedenime tabut 
Ruhuma yoldaş arıyorlar
Kadınlar görüyorum etrafımda
Birbirinden anne
Benim annem içlerinde bir tane

Sanki ölmüşüm..
Bedenim toprak tabutta
Ruhum annemin kucağında..
Yaşarken uyanmışım
Ölüm uykusuna.

****

Yusufsuz Rüyalar Görüyorum

Rüya bu ya
Sahra Çölündeyiz
Okyanusla yan yana
Beyazlar giymişiz
Sırtında pelerin var
Okyanusta kum fırtınası
Çölde dalga

İnan bana
Rüyalar görüyorum
Soğuk terlerle uyandığım
Toprak yağıyor karlara
Kış tarımı diyorlar
Rüya bu ya
Yavrular anne doğurmakta

İnan bana
Nice zamandır
Yusufsuz rüyalar görüyorum
Kör kuyularda
Çıldırmak üzereyim
Ateşte buz tutmuş kaplarda doyuyorum
Testiler kırık
Şaraplar asma dalında
Kadehler gözyaşı dolu
Sular kan sıcaklığında
Damarlarımda

Yusufsuz rüyalar görüyorum
Kör kuyularda
Haramiler bekliyorum
Sığındım Allah’a

***

Taş İşçileri

Yüreğime, yüreğime
Balyoz indir yüreğime
Yanan yüreğime
Taş üstünde indir
Balyozu yüreğime

Ey taş işçileri
Tabipler ücret grevinde
Taş üstünde indir
Balyozu yüreğime

Ey medikal çağın büyücüleri
Yürek yarasına çare nedir
Balık tutmak mı
Resim yapmak mı
Ey mezarsız ölüler
Yüreğime çare nedir

Siz
Ey taş işçileri
Yorulduğunuz olur mu
Aşıp geldiğiniz tepelerde
Asfalt yüzlü kadınlar
Sizleri de yordu mu

Yüreğime, yüreğime
Balyoz indir yüreğime
Balyoz yüreğe indiğinde
Yürek sevdiğini unutur mu

Yüreğime, yüreğime
Taa yüreğime
Grev kıran
Güneşi soğutan
Karı üç gün daha yağdıran
Ücretsiz patronsuz
Ey taş işçileri
Yorulduğunuz olur mu

Yüreğime, yüreğime
Yaralı yüreğime
Balyoz indir yüreğime
Tabipler ücret grevinde
Balyozu şimdi indir
Buz üstünde yüreğime

***

Rejisörün Ölümü

Bilgeler çağı kapandı gülüm
Aşklar beyaz perde kadar gerçek
Bir matine kadar uzun mu uzun
Mendiller kirli, sevdalar hediye paketinde

Ey Hollywood çağının metropolü
Vizyonda kirlettiğiniz perdede
Işıklar bir kez daha yandı
Bir şans daha doğdu size
Ehramların kin tutmaz kahramanları
Sevda yeşili güzelleri
Kurban ettiniz mi

Harlasın ateşler
Solusun soğu sıcak nefesler
Kör, sağır
Laf anlamaz laf söyler
Ey Zebaniler
Rejisörün ölümü
Törensiz olur mu

***

Gözlerin

(I)

Gözlerin
Kala kaldığım gözlerin
Bakarken yaprak yaprak döktüğün
Sonbahar sarısı gözlerin

Bu gözlerin
Neden o gözler değil
Bahar yeşili gözlerinden döktüğün
Sonbahar sarısı gözlerin

Benim gözlerim
Senin gözlerin
Gözleyenlerin gözleri
Patlak, hortlak gözleri
Örtsün sarı, kırmızı
Sonbahar sarısı gözlerin

(II)

Bakma !
Sonbahar sarısı gözlerinle
Kimseye bakma
Ne olur!
Bana da bakma
Kıştan bahara taşıdığım
Filiz bile vermeyen
Sonbahar sarısı gözlerinle
Baharsız gönlüme bakma

Kışı uzun baharsız yazlar yaşadım
Postası olmayan adressiz mektuplar yolladım
Toprağı çamur,
Yaprakların örttüğü ölümü
Sonbahar sarısı gözlerinde yaşadım

Özledim…
Gözledim…
Rüzgarların taşıdığı ölümü
Gözlerinde bekledim

 

 

Degerli Yazarimiz HARUN ÖZDEMİR Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün764
Dün1407
Tüm Zamanlar4413667
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 53 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 3035
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?