Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon ADALET DOĞAL DOKUNULMAZLIĞI OLAN BİR VİCDANDIR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 17
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

ADALET  DOĞAL   DOKUNULMAZLIĞI   OLAN  BİR  VİCDANDIR

 

            Güçlünün güçsüzlere karşı geçmişte yaşanılanlara nazaran bugün daha yoğunluklu bir sessiz şiddetin egemenlik kurduğu  postmodern emperyalist bir sürecin içinde bulunuyoruz.       

            İnsanlık, kıskıvrak yakalanarak acımasızca sömrüldüğü çok yönlü postkolonyal bir zaman yaşıyor.Dün şiddet ve sömürü alenen yapılırken bugün aynı sömürü ve şiddet daha  sessiz ve fantastik  uygulamalarla gündemlerimizde yerini alabiliyor.

            Kartelleşen sermayenin lobileriyle güç dengelerinin kurulduğu

            Gelirlerin belli azınlıkların ellerinde toplandığı

            Yönetimlerin oligarşik yapıların elinde bulunduğu

            Dünyanın büyük nufüsunu mütref azınlığın kontrol ettiği

            İşbirlikçilerin güçlülerin emirlerini salt çıkarlarıyla dinlediği

            Ekalliyetin ekseriyeti aç ve bitap bıraktığı

            Dünyada yapılan sıcak/soğuk  savaşların sadece çıkarlar için yapıldığı

            Devletlerin kasalarının talanla, yalanla ve soygunla tarumar edildiği

            Armegedon savaşının patlamaya hazır bırakılarak fitillendiği

            İslam coğrafyası hinterlandında bölgenin huzurunu bozacak fitnelerin yaşattırıldığı

            Yine aynı bölgede etnik çatışmaların sürekli canlı tutulmaya çalışıldığı

            Huzurun kıblesini bozacak ve insanlığın fıtratınla oynanmaya çalışılması

            Adaletin devre dışı bırakılarak işlevsiz kılındığı

            Dert dolu,sorun yoğunluklu

            Bugünkü dünyamız;

            Zalim emperyalistlerin zulümleriyle kurdukları egemenlikleri daha ne kadar sürecek?

            Adaletin yüzü mazlumların çığlık seslerini duyup onlara ne zaman bakacak?

            Görünen, görünmeyen zulümlerin muktedir olduğu

            Kriz oyunun kasten sürdürülmeye çalışıldığı

            İşsizliğin ve açlğın daha bir tırmanışa geçtiği

            Rekabetin haksızca yapıldığı

            Hukukun suçlulara karşı işlevini tam olarak yerine getiremediği

            Öğretimin eğitimle yanılsatılmaya çalışıldığı

            Gelirlerin monopol ve oligopellerin ellerinde toplandığı

            Fiziki ve ahlaki hastalığın yaygınlaştırıldığı

            İnsanlığın GDO’ su ile oynanmış gıdalarla sağlıklarının katledilmeye çalışıldığı

            Çocukların narko-internetle beyinlerinin kabzedildiği

            Akil ve zeki çocukarımızın beyin göçleri daha ne kadar sürecek?

            Sürekli sınavlarla yarışarak sınavkoliğe döndürülen çocuklarımıza ne olacak?

            Diplomalarını alan çocuklarımızın bir iş bulamamları ne zaman bitecek?

            Diplomalı işsizlerimizin gelecek endişesi ile yaşadıklarını kimler tespit edecek?

            Değerlerimizle alay edenleri ve birliğimize göz dikenleri kim tespit edecek?

            İnsanlığın bireyselleştirelerek yalnızlaştırıldığı ve güçten düşürüldüğü

            Bu evrende bu mezalimler daha ne kadar yapılacak?

            Zülme karşı bu sessizlik daha ne kadar sürecek?

            Akan kanlar, dökülen göz yaşları ne zaman duracak?Bunların hesabını kim,kimler soracak? Adaletin sesi olan vicdanların kötülüğe karşı haykırışları  ne zaman başlayacak?        

            Bir damla bile adaleti kalmayan bu dünya; konformizim siyaseti ile  insanları nasıl esir aldığı ve acılarla yaşattığı alenen görülebiliyor.Zülümlerin kol gezdiği, zalimlerin abad olduğu böylesine bir dünya ilelebet ayakta kalabilir mi?

            Bugün güçsüzlerin yaşama sevinçleri ve umutları güçlülerle elbette kıyaslanamaz.Azınlıkta olan güçlüler çoğunlukta kalan güçsüzlere karşı bütün zamanlarda acımasız bir tahakküm içinde kalmışlar. İşte bu sebeplerden dolayı insanca yaşayabilmek adına adaleti de en çok  güçsüzler istemiştir/ istemektedir.Adalete bir su gibi ihtiyaç hisseden güçsüzler; kendinden olmayanlara, kendisine itaat ve boyun eğmeyenlere sürekli güç sergileyen hegomonlara karşı ne yazık ki çaresiz konumdadırlar.

            Aslında, adalet herkes için gerekli olmalı.

            Ama

            Bir gerçek vardır. O da şudur:

            Adaleti talep etmeyen/edemeyenler adalete talip de  olamazlar.

            Adaleti talep etmek kararlılık ister.

            Hak ve Adalet  arayışı peşinde koşmak özveri ve yürek ister.

            Adalet, posrmodern dünyanın bunca  zengin varlığına rağmen, onca sınırsız nimetlerine rağmen akim ve işlevsiz kalmış/bırakılmıştır.

            İnsanlık,adaletsiz düzenlerin gadrine uğrayarak savunularını dahi yapamayacak kadar zaafa uğramış ya da zaafa uğratılmıştır.

           Adalete susamış insanlık bugün , hergün ve her zamandan daha çok bir imdat sireninin kurtarıcı sesini duyarcasına beklemektedir.. Ne çare ki adalete susamış bu insanlık hakikatin vicdanla perçinlenen ve şekillenen kıymetli sesini duymaktan, hissetmekten ve görmekten müzdariptir.

            Adaleti en çok ayakta tutabilecek onu varlığıyla koruyabilecek

            Yegane hayat öğretisi

            İnsana değer verebilen/ verecek olan ancak aşkınlığı olan bir sistemdir.Bu sistem yeterince temsil sıfatı taşıyamadığından istenmeyen kötülükler ve zulümler de devam etmektedir.

            Hakikati salık veren bu öğreti; mazlumların göz yaşlarını,

            Zayıfların zaafa uğratılmışlıklarını

            Güçsüzlerin güçsüzlüğünü

            Sahipsizlerin korumasını yapacak ve üstlenebilecek kadar cesaretli donanımdadır.

            Ancak kendini temsil edecek nitelikteki insanları beklemektedir.Hak ve hakikate dayalı bir dünya görüşüne sahip olan bu öğreti yeryüzünün güvenliğini sağlayabilecek kadar da güvenliklidir.

            Çünkü insanlığı kuşatacak bir adalete sahiptir.

            Bu  ;………………………

            Adalet; haktır.Hakikate dairdir.

            Adalet; sağlıklı yaşamın dengesi

                         Hukukun vicdani terazisi

                         Doğruluğun ölçüsü

                         Mülkün temeli

                         Merhametin en güçlü sadasıdır.

            Adalet; eşitlik değildir!.

                         Hak edenin hakkıdır.

                         En çok hakka, hukuka riayet edenlerin hakkıdır.

            Adalet; hakkı gasp edenlere/edeceklere dersini vermektir.

            Adalet; hakkı hak edenleri

                         Ve haklı olanları korumaktır.

            Adalet; doğruluğun adil meydanı

                         Gerçeğin ise tecelligahıdır.

            Adalet; değişmez ve değiştirilmez

                         Mutlaklığın, müteal hükmüdür.

            Adalet; insanı insanca yaşatmanın bir başka  adıdır.

            Adalet; alel usul değil

                         Sınırları belli olan

                         Hakka dayalı  gerçek bir özgürlüktür.

            Adalet; herkes için

                         Herkese göre

                         Herkese lazım olan

                         En hayati olan bir yaşam hakkıdır.

            Adalet;  evrenin ruhudur.

            Adalet; “Kuvvete dayanmayan adalet aciz,

                          Adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.” 

            Adalet; VİCDANDIR.

                         “Vicdan, başkalarının size ne söyleyeceğini

                          Önceden size fısıldayan duygudur.”

            Adalet; “İstiklal, istikbal, hürriyet her şey adaletle kaimdir.”

            Adalet; “Haksızlık yapıp

                          Tüm insanlarla birlikte olmaktansa

                         Adaletli davranıp

                         Tek başına kalmak

                         Daha iyidir.”duruşunu yapabilme yürekliliğidir.

            Adalet; haklı olabilmenin haysiyeti

                         Hakkı seslendirebilmenin onuru

                         Korkusuzce

                         Haklıya tanıklığın

                         Korkusuzca yapılan bir cesaret eylemidir.

            Adalet; merhamet,cesaret,fazilet ve hakikatin  hukuki vatanıdır.

            Adalet; karşısında

                        Haksız olanların

                        Haklı olanlara karşı

                        Dayanabilme gücü ve üstünlüğü yoktur.

            Adalet; haksızlığın peşine düşüp

                        Hakkı ve haklılığı bulabilme mücadelesidir.

            Adalet; doğruluğun istikametinde, doğruluk için

                        İnsanlığı , barış içinde ayakta tutma

                        Ve  ödün vermeden insanı yaşatma kanunudur.

            Adalet; geciktirilmiş ise

                        “Gecikmiş adalet , adalet değildir.”

            Adalet; “Eğer adalet yoksa insanların yeryüzünde

                         Yaşıyor olmasının bir değeri de kalamaz.”

            Adalet; güvendir.Güvenmektir.

            Adalet; kimse birini adaletin üstünde tutamaz.

                        Tutarsa zaten orada adaletin bir eseri kalamaz.  

            Adalet; yaşanan her yer barışın esenlik yurdudur.

            Adalet; zulme dur diyebilme

                        Hakkı yeşertme

                        Hakikati yaşatma

                        Haklıya hakkını teslim edebilmedir.

            Adalet; insanlığın ortak olduğu

                        Dürüstlükten ödün vermeyen

                        En hayati yaşama değeri

                        En önemli sığınıp korunacak

                        İlk ve son limanıdır.

            Adalet; hakikatin sesi, aynası ve kendisidir.

            Adalet; hakkı paylaştırma

                        Ve haksızlığı giderebilme yasasıdır.

            Adalet; hakkın kullarına bahşettiği lutuf dolu bir rahmet şemsiyesidir.

            Adalet; insanı insanca yaşatma yetkisi

                        Adil olma ölçüsü

                        Sorumluca yaşama idraki

                        Doğruluk noktası

                        Gerçeğin belgesi

                        Hakkın, tartışılamayacak egemenliğidir.

            Adalet; “Adaleti bozanlar kadar adaleti temsil edenler de cesur olmalıdır.”

                        Adaleti temsil etmek yürek ister.

                        Yürek ise merhamet ile yoğrulmak ister.

            ADALET; İLAHİ İRADENİN

                              İNSANIN FITRATINA YÜKLEDİĞİ

                              BİR VİCDAN SORUMLULUĞUDUR.

            ADALET ;ADLETSİZLİĞİN YAŞANACAĞI HER DİYAR

                             KARANLIĞIN ZULMÜNDE

                             İNSANIN/İNSANLIĞIN

                             NEFES ALAMAYACAĞI BİR ZİNDAN OLUR.

                             AMA İNSANI ZİNDANINA ALAMAYACAĞI BİR DİYAR DAHA VAR

                             BU DA ADALETİN GÜNEŞ GİBİ AYDINLIĞIDIR.

            ADALET;İNSANIN VE İNSANLIĞIN  BARIŞ İÇİNDE

                             ÖZGÜRCE YAŞAMASININ GÜVENCESİDİR.

                             DOĞRUYU YANLIŞTAN AYIRMA KRİTERİDİR.

                             MASUM İNSANLARIN

                             ACİZ VE GÜÇSÜZLERİN

                            GÜÇLÜLERE KARŞI MÜCADELE ETME AZMİNİN

                            VE ŞANLI DİRENİŞİNİN SAHİP OLABİLECEĞİ

                            VAZGEÇİLEMEZ MUTLAK DOĞRUNUN

                            BURADA VE ÖTEDE

                            ŞAŞMAZ VE YADSIN(A)MAZ YASASIDIR.

                            GÜÇLÜNÜN GÜCÜNÜN YET(E)MEYECEĞİ 

                            ENGEL OLMAYA TAKATİNİN KAL(A)MAYACAĞI

                            HAKKIN DAİMA HERŞEYİ TÜM AÇIKLIĞI İLE FAŞ EDECEĞİ

                            MUTLAK GERÇEK; ADALETTİR.

                            EVRENDE YAŞANILAN/YAŞATILAN  HER HAKSIZLIK

                            HAKLININ HUZURUNDA VE ADALETİN ÖNÜNDE

                            ACZ  İÇİNDE KALARAK

                            SAYGI İLE EĞİLMEK ZORUNDADIR.

            ÇÜNKÜ;ZULÜM    EBEDİ   DEĞİLDİR.

                            ZULÜM   ASLA   ADALETİ YIKAMAZ.

                            ZALİMLERİN ADALETİ SİLMEYE GÜÇLERİ YETMEZ.

            ÇÜNKÜ; ADALET ,YERYÜZÜNDEN KALKARSA

                            İŞTE!. O ZAMAN İNSANLIK, KENDİ SONUNU KENDİSİ HAZIRLAR.

            ÇÜNKÜ ;ADALET  HİÇ KİMSENİN YENEMEYECEĞİ KADAR GÜÇLÜDÜR.

                            YENİLMEYECEK KADAR  DA ÜSTÜNDÜR.

            ÇÜNKÜ; ADALET, HAKKIN VE HAKKA İNANANLARINDIR.

                             ADALET; İNSANLIĞIN BÜTÜN ZAMANLARDA

                                               BEKLENEN KURTULUŞUDUR.

                                               İNSANLIK  ONURU  İÇİN YAŞASIN ADALET!...      

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2866
Dün2795
Tüm Zamanlar4207357
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 55 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2193
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?