Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KÜRESEL TEHLİKE

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


18. yüzyılda cumhuriyetçi burjuva devrimlerinin sonucunda Feodalite’nin yıkılmasıyla temelleri atılan Vahşi Kapitalizm, her ne kadar kendini revize edip topluma yönelik sosyal haklar tanısa da varlığını sürdürmektedir. Özellikle kendisine tepki olarak ortaya çıkan sosyalist rejimlerin yıkılmasıyla, kapitalist rejimin temelini oluşturan sınırsız özel mülkiyete dayalı serbest pazar ekonomisi, dünyada tek geçerli sistem haline dönüşmüştür. Dünya çapında kurulan çeşitli malî kuruluşlar ve ekonomik işbirliği örgütlenmeleriyle, küresel bir sistem halinde dünyamıza hükmetme çabasındadır. Bu kuruluş ve örgütlenmelerle bütün ülkeleri ve kaynakları kontrol altında tutan, Fukuyama’nın dediği gibi rakipsiz bir sisteme dönüşerek “Tarihin Sonu” denebilecek bir noktaya doğru gitmektedir.

İmparatorluk yerine küresel güç

Vahşi Kapitalizm ilk ortaya çıktığı 18 ve 19. yüzyıllarda dünya kaynaklarını güç kullanarak ele geçirirken, karşılaştığı direnç karşısında taktik değiştirerek daha yasal kılıflarda ilerlemektedir. İlerleyen zaman içinde ellerine geçirdikleri malî ve teknolojik üstünlükle, ülkeleri kendine bağımlı pazar kılarak, milli kaynaklarını tek tek ele geçirmektedir. Önceleri belli ülkelerde faaliyet gösterirken, günümüzde doymak bilmeyen hırsları ve rekabet anlayışlarıyla çok uluslu, sınır tanımaz ve küresel bir güç haline gelmiştir. Uzun zamandan beri merkez edindikleri ülkelerin dışına çıkarak, tüm dünyayı tek bir pazar haline dönüştürecek organizasyonlar hazırlamaktadırlar. Kapitalizm, gecen yüzyıllarda karşımızda İngiltere, ABD ve Avrupa Devletleri olarak ülke bazında bir güç görüntüsündeyken, bu günlerde artık bu ülkeleri de içinden kemiren bir kurt gibi belirli ellerde toplanan bir küresel sermayeye dönüşmüştür. Son zamanlarda iyice anlaşılmıştır ki, bu belirli eller ülkelere yön vermekte, siyasal sisteme müdahale etmekte, hükümetler yıkıp hükümetler kurarak dünyaya yön vermektedir. Oluşturulan her yeni malî ve siyasi krizle ülkeleri kontrolleri altına alarak kaynaklarını ele geçirmektedirler.

Küresel hapishane

Belli ellerde toplanan bu küresel sermayenin hedefinin, bütün dünyanın zenginliklerini tek elde toplama amacında olduğu çok açıktır. Bu amaçla özellikle çıkartılan ekonomik krizlerde, ülkelerin milli kuruluşları yok pahasına kapatılarak, önlerindeki küçük rekabetçi engeller tek tek yok edilmektedir. 2008 kriziyle önce ABD’de ve diğer ülkelerde el değiştiren ve krizle büyüyen sermayelere bakıldığında bu gelişmeler açıkça görülür. Bu tip operasyonlarla hem kendilerine direnen ülkeler, hem onların yerli sermayeleri bir bir el değiştirerek, sonunda bütün dünya bu küresel sermayelerden oluşan küresel güçlerin kontrolüne geçecektir. Bu gidişin sonucu dünyamız, düşünce, bilim ve siyaset adamlarından ziyade, belirli ellerde toplanmış küresel sermayenin yönettiği bir hapishaneye dönüşeceği dönüşecektir. Bu gidişin karşısında olan her türlü bilimsel ve fikri gelişme susturulacaktır.

Küresel dayanışma

Son zamanlarda sermayenin Çin ve Hindistan gibi ucuz iş gücü kullanan ülkelere yönelmesiyle de, insanlığı, refah düzeyinin altında küresel bir kölelik beklemektedir. Madem her şeyi arz-talep sonucu oluşan serbest piyasa düzenlediğinden, iş gücü ucuzluğu diğer ülkelerdeki çalışanları da etkilemeye başladı bile. Sermayenin bu derece kontrolsüz büyümesi engellenemezse veya sınırlandırılamazsa, sonunda herkes ve her şey, küreselleşen sermayenin kontrolüne girecektir. İnsan hırsının bilimsel kılıf altında meşrulaştırılmasıyla, ekonomi ilminin en önemli ayağı olarak sunulan sınırsız rekabetin sonucunda varılacak nokta budur. Askeri güç kullanarak ülkeleri işgal edip köleleştiremeyen vahşi Kapitalizm, kendi kurduğu bu ekonomi ilmini yönlendirerek küreselleşmeyi meşrulaştırmaktadır. Hem de insanları ikna etmek için hiçbir fikri temele dayanmadan. Rekabeti; yani güçlü olan ayakta kalır, zayıf olan yok olur ilkesini meşrulaştırarak. Tıpkı vahşi hayvanların yaptığı gibi. Buna dur diyecek te “DAYANIŞMA’ dır. Tıpkı insan olduğunun farkına varabilenlerin yaptığı gibi. Buna dur diyecek, acımasız rekabet yerine, “Bu gün ben siftah yaptım, şimdi sıra komşumda” diyebilecek zihniyetteki insanları yetiştiren “İNSAN MEDEYETİ” dir.

 

Degerli Yazarimiz İLHAN AKKURT Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cuma, 04 Haziran 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1689
Dün2585
Tüm Zamanlar4114434
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 45 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2238
İçerik : 1491
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?