Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon İNSANLIĞIN DİLSİZ HÜKÜMDARI MAMON / PARA

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 30
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

         İnsan, kendisi için üretilmiş malları başlangıçta mübadele/ trampa şeklindeki usullerle kullanır.Trampa ya da takas bir alış veriş aracı olur. Trampada değer zorlukları yaşanılır.Trampa ile yapılan alış verişlerde bölünme zorluğu yaşandığından mallar arasında kıymet eşitliği sağlanamıyordu. Bu durum trampayı / takası zorlaştırıyordu.

         Bu zorluğun giderilmesi üçüncü bir mal (Hayvan derisi, tuz, buğday, inci )ve sonra diğer madenler bir ödeme aracı olarak kullanılır.

         Daha sonra bu madenlerle paranın fonksiyonu(ilk madeni para Lidyalılar tarafından kullanılır)tespit edilerek farklı biçimlerde ortaya çıkar. Artık çeşitli madenlerden para yapılır. Bunlar demir, nikel, bakır, kalay v.s olur.

         Yakın zamanda da altın , gümüş , banknot , ve nihayet kağıt para, kaydi para, kağıttan yapılmış paralar ( ör; çeşitli senet ve bonolar) ufaklık paralar kullanılmaya başlar. Paranın hikayesi burada kısaca zikredildi. Ancak biz yine burada paranın bir araç olarak kullanılmasından ziyade nasıl bir tapını nesnesi nasıl bir güç sembolü haline getirildiğinin değişik bir yazı biçimiyle anlatmaya çalışacağız.        

 

Para; yüzyıllara meydan okumuş bir küheylan.

        İnsanı kendi alanında oynatan

         Ona eman vermeyen

         Merhamet ve acıması olmayan

         Dominant / başat bir erk.

Para ; yeryüzünde güç kullanması

         En seyyal olan

         İrade çözen, kışkırtan

         Bir güç ve korku imparatoru

Para ; bazen buyurgan bir amir

         Bazen sembolik bir hegomon.

         Bazen despot bir zalim

         Bazen ikiyüzlü

         Bazen de bin bir surat bir riyakar

Para ; her şeyi satın alabilen

         Ama en başta insanı satın alabilen

         Kendine bir köle gibi bağlayan

         Bağımlı kılan

         Pagan bir efendi

Para ; vazgeçilmez bir tutku

         Bir sihir gibi büyüleyici

         İnsanı mest ve meftun eden bir etken.

Para ; insanın tüm zamanlarda

         Mizacını / huyunu değiştirebilen

         Kendine emir verilmesini kabul etmeyen

         Fakat kendisini her an emredici konumda tutan

         Arsız bir meydan okuyucu

         Şeytanın en büyük silahlarından

         Tek başına kafa tutan

         Dilsiz bir hükümdar.

Para ; çoğu kez vicdanları bile satın alır.

         Ancak burada söz konusu olan unsur

         Paranın gücü değil

         Vicdanların zaafıdır.

Para ; paranın yokluğunda

         Paranın olmaması yoksulluğun

         Yoksunluğun da kaynağı olur.

Para ;“Para her kapıyı açarmış” derler.

           Parasızlık da bütün kapıları kapatırmış.Diye de söylerler.

Para ; paranın şu acımasız öğüdü tüm zamanlar için söylenir..

       “Var mı paran pulun herkes senin kulun

         Yok mu paran pulun tımarhanedir yolun.”

Para ; maddeci hayatın kirlilik sembolüdür.

         “Elinin kiri olmazsa, sen onun kiri olursun”

Para ; Yaşama dair şu sözü söyletir.

       “ Kazanmak için yaşanmamalı.Yaşamak için kazanmalıdır.”

Para ;“Her zaman iyi bir hizmetçi. Ama kötü de bir efendidir.”

Para ;“İnsanlığın dilsiz hükümdarıdır.”

           Ne de olsa

Para ; insan , para dediğimiz bu nesnel araç ile tanışır tanışmaz

           Önce ihtiyaçlarını karşılar.

         Sonra

         Uzun erimli beklentili isteklere varmak için o,

          Tutku çıtasını daha da yükseltmeye devam eder.

         Hedef büyütür.          

          Hedef büyür büyümez

          Hırsının beş yıldızlı istekleri de artar.

          Ne zaman ki varsıl bir zadegan olur

          İşte o zaman kazanılan statü

          Kendine hükmedecek heva ve heveslerinin eline geçer.

          Böylelikle paranın gücüyle varsıllaşan insan

          Kendini

           Tamahkarlığın

           Aşırı tutkularıyla sevmeye başlayıverir.

           Kendisine ait bu tutkular bir müddet sonra

           Kontrolünden çıkar.

           Bizzat kendisini de yönetmeye başlar.

           Bu durumda insan müstağnileşir.

           Hatta istikbarlaşır.

           Artık istiğnalaşan insan

           Futursuzlaşır.

           İğvası ve Bağyi de artar da artar

           Son aşamada

           İnsana bütün statüleri kazandıran PARA / MAMON

           Hayatını infaz edecek bir cellatı oluverir.

           Ne demişler “Kontrolsüz güç , güç değildir.”

           Bu bakımdan her insan , parayı kontrol edemez.

          Dünyada paraya sahip olup da parayı iktidar edemeyen / edememiş olan

           Müflis insanlarla doludur.

           Ayakta kalabilenler azdır.

           Az olanların bir çoğu ise yetenekleriyle değil

           Adları komrodor, tröst , kartel, monopol, v.s olan büyük sermaye sahipleridir.

             Malum

            Bu sermaye sahiplerinin dünyayı nasıl bir sömürü ile yönettiklerini

           Bütün dünya biliyor.

             Dünyanın gelmiş geçmiş tüm istikbarları şunu çok iyi bilmeli .!

        “ Mal , sadece zenginlerin elinde dolaşan bir şey olmasın “ ( 59/ 7 )

         “ Mülk ALLAH’ındır. (35 / 13 - 57/10 - 64/1- 67/1)

          “ Allah’ın mülkünde ortağı yoktur.” ( 17 / 111 – 25/ 2 )

             Peki , insanın muktediriyeti nereye kadar sürer?

             Yaşama müddetinin sınırları belli olduğuna göre bunu iyi düşünmek gerekmez mi?

             O halde mal ve paranın tekasüründe ne var? Kenz yapmada ne var?

             Bunlar da düşünüldü mü? Hayır!

             Düşünülseydi

             Dünyada bunca savaşlar olur muydu?

             Dünyada bu kadar , sefalet , açlık ve açlık yüzünden ölümler olur muydu?

            Dünyada meydana gelen bu ölümlerin müsebbipleri kimlerdir?

             Evren, bir düzen ve intizam içinde yaratılmış olduğu bilindiğine göre

             Evrenin yaradılışında bir kusursuzluk olmamasına rağmen

            Neden işleyişinde ya da işletiminde kusur var?

            Hep mal ve servetle paraya karşı aşırı bir temayülden olmasın?

            Sakın sahip olunanlarla insanlığı sömürmekten olmasın?

   Para ; parayı kontrol eder demişler.

            Para, dünyayı da kontrol eder deyip yola çıkanlar

             Dünyayı kontrol ettiğini zannedenler.

            Acaba kendi nefislerini,

            Kendi saldırganlık duygularını,

             Bizzat kendi kendilerini kontrol ettiklerinden ne kadar eminler.?

   Para ; insanı , insanları kendine taptırmak için

            Bizzat insanın zaaflarından yararlanarak

             Tutkularını ve aklını

            Nasıl şeytanca sonu belli olmayan isteklere yönelik kışkırtır.

            İnsan , kendine yapılan bu kışkırtmanın ne kadar farkındadır?

             Paranın , insanı zaaflarıyla mağlup ettiğini

            Onu nasıl kontrol altına alıp kendine tapını yaptırdığını

            Bir düşünecek olursak;

            Paranın nasıl hükmeden bir kibir nesnesi olduğunu kolayca fark edebiliriz.

            O halde paraya kendi istekleriyle teslim olan

            İnsan ve insanlar iflahı mümkün olmayan patolojik bir vaka olup çıkmaları da

             Kaçınılmaz bir durum olur.

   Para ; hayatın bir tapını nesnesi olursa

             Paranın gücüde

            Sonunda bir mal ve servet birikimine güvenle

             Tahrik olup    

             Bir baş kaldırıya ve bir meydan okumaya dönüşmez mi?

            Hz. İsa (a.s) şöyle buyurur;

          “Hiç kimse iki efendiye birden kulluk edemez.

            Ya ALLAH’a ya da mamona (Paraya) tapınacaksınız.”der.

            Ontolojinin müteal yasasında ikilik ve çelişki yoktur.

            O halde para ile güç sahibi olan

           İnsan ve insanların

             İtikaden Allah’a teslim olmaları ne kadar doğruysa

             Amelde ise mamona (Paraya) teslim olmaları

             Bu durumda nasıl mümkün olabilir.

             Allah’a olan teslimiyet kayıtsız ve şartsız ne kadar gerekliyse

             Mamon’a olan teslimiyet de o kadar kayıtlı ve şartlı bir teslimiyet olmalı değil mi?

             Mamona olan teslimiyetin elbette ki bir sınırı vardır.

             Ancak

             Bugün

             Postmodern seküler felsefenin

            Dünya görüşü, ne yazık ki insanı ve insanlığı mamona teslim edip

             Mamona boyun eğdirmektedir.

             İnsana diz çökmeyi dikte etmekte

             Mamona da alenen / açıkça secde ettirmektedir.

           Bugün dünya insanlığı

             Mamonun tutsağı haline bile bile getirilmişse

            Bir kibir nesnesi olan mamon

             Profan bir din haline de getirilmiş olması da pek yadsınmayacaktır..

            İnsanlık , içine düştüğü bu durumdan kurtulması için

             Bir karar vermeli

             Allah’a mı mamon’a mı tapınılacak ?

           “İtikatta Allah amelde ise mamon olmaz”olmayacağına göre

           PARA / MAMON , seküler dünyanın sadece bir yaşam aracı olabilir

             Ama bir pagan hükümdarı asla olmamalıdır. Vesselam.

           Naci CEPE-İzmir

 

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #1 tebrik 2010-11-27 20:55
sevgili kardeşim yazınızı çok beğendim.Paranın kölesi olan zavallı insanlara ulaştırılabilec ek en güzel mesaj tebrik ederim.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2187
Dün2500
Tüm Zamanlar4217642
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 75 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2413
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?