• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon BİRBİRİMİZE YAKINLAŞIYOR MUYUZ UZAKLAŞIYOR MUYUZ?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Dünya hızla değişiyor onunla birlikte insanlar da. İçinde bulunduğumuz zaman teknoloji ve bilişim çağı olduğu bir gerçek ve işleyen süreç bu döneme ayak uydurmayı gerektirdiğinden  teknoloji ve bilişim geliştikçe diğer yandan toplum ve insanlar da gelişiyor, bir başka deyişle farklı etnik kimliğe ve gruba mensup halklar da çok azları istisna (aşırı milliyetçi gruplar) birbirini daha iyi anlayabiliyor bazı konularda hemfikir kalabiliyorlar. Bu durum üzerinde yaşadığımız Türkiye’miz için önemli bir hadise ve bunu çok iyi idrak edebilmemiz ve en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.   

 

Ancak; bazen öyle suni gündemler ortaya atılıyor ki şaşırmamak elde değil, yok yere ortam gerilmek isteniyor artık tamam bu gidişle problemler çözülecek ve ülkede barış ve huzur adına güzel şeyler olacak diye tam da düşünecekken olmadık şeyler söyleniyor senaryolar yazılıp çiziliyor ve bir anda ortalık kızıl kıyamete dönüşebiliyor.

 

Aslına bakarsanız ülkede başlı başına bir sorunun var olduğu bir gerçek ve bu gerçekliği kimse inkar edemeyecek derecede söz konusu olduğuna göre, peki nedir bu sorun? Elbette ki Kürt sorunu. Çözmek çok mu zor? Hayır. Zaman her şeyin ilacı ve sorunun çözümü noktasında altını çizerek belirtelim ki, eğer iştahla istenilmesi halinde zamanla bütün sorunların üstesinden gelinebildiği madem herkesçe kabul görülen bir durum ve herkesimin ortak bir kararla mutabık kaldığı bir konu, öyleyse, bu yazılıp çizilenler, verilen zehir zemberek açıklamalar ve demeçlerin hiç mi hiç kimseye yararı yok, hatta yarardan öte verdiği tahribat ve zararın çok büyük olacağı, ileride kapanmayacak derecede büyük ve derin delikler ve yaraların oluşacağının, şimdiden bilinci içerisinde bu ülke insanlarınca.

 

Yakınlaşmak, kaynaşmak yerine uzaklaşıyor, sınıflara ayrılıyor, söylemek insanı bile ürkütecek ama giderek kutuplaşmalara zıtlaşmalara doğru gidiyor, insanlarımızı, dahası bu kardeş halklarımızı birbirine düşman etmeye çalışıyoruz. Bunu kim yapıyor? Tabi ki politikacılarımız tabi ki siyaset sahnesi pek tabi ki bazı güç odakları.

Bu ülkede barışı istemeyenlerin olduğu aşikar bir durum, bunu kimse inkar edemez ama bir elin avucunu doldurmayacak kadar olan bu ayrılıkçı, köhnemiş, hasta güruhlu insanları kimse bertaraf edemiyor ne yazık ki.

 

Bazı güç odaklarınca Ülkenin getirilmek istenildiği nokta aşağı yukarı belli şu kadar ki, biri ben Türk, biri ben Kürt diğeri ben Alevi sen Sunni (diyebilmek son derece normal ve gayet doğal bir durum) diye kutuplaşmaya itmek, olası bir çatışma ortamından elde edeceği nemalanmayı ve çıkar ilişkilerini sürdürme noktasında egosunu tatmin etmeyi hedeflemek tek amaçları. Bu noktada dış güçleri de unutmamak gerek, oysa nereden bakarsak bakalım fiil ve eylemlerde her ne kadar farklılık olsa da dahi ortak hareket ettikleri malum.

 

Sorunun çözümü elbette siyasilerce sağlanabilir bunun yolu da meclisten geçtiğine göre tüm siyasi partiler hatta sivil toplum örgütlerin de desteğini alarak beraber ve ortak bir şekilde hareket ederek en kısa sürede bu sorunu çözmeleri kanayan yarayı durmaları gerekmektedir. Burada hiçbir siyasi parti kendi çıkarını düşünmemeli, kendi emelleri doğrultusunda konuya yaklaşmamalı ki sorun kökünden halledilebilsin.

 

Tehlikeli bir süreçten geçiyoruz herkes ama herkes konuya ve yaşanan yaşatılmaya çalışılan olaylara sabırlı, sakin ve aklıselim yaklaşmalı, sorunun çözümü konusunda hangi görüş hangi etnik ve hangi siyasi partiye mensup olursa olsun, her şeyi bir kenara bırakarak bu acil ve devasa sorunda kendi gücünün var olduğuna inanmalı inandırmak zorunda olduğunu kabul etmek ve ettirmek olmalı en azından ülkemizin barış, sevgi ve huzura ihtiyaç duyduğu böyle bir zamanda güzel insanlarımız için ‘Herkes Elini Taşın Altına Koysun’ diyebilmeli gereken fedakarlığı gösterebilmeliyiz. Çok şey istemiyoruz oysa, sadece ve sadece bu ülkede eksik kalan bir şeyler istiyoruz huzur, sevgi, barış ve kardeşliği istiyoruz. Siz söyleyin çok şey mi istiyoruz acaba?

 

 

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

                  

 

Degerli Yazarimiz Eyyüp ARAS Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Perşembe, 21 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün544
Dün2167
Tüm Zamanlar4359250
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 74 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2459
İçerik : 1502
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?