• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon Nedir Bu Durum, Ey Düşmanlar?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

Dünyayı bilimle yönetmek ile kin ve nefretle yönetmek arasında ne kadar fark var, derseniz bunu ayırt etmenin zor olduğunu, hatta dost ve düşmanı ayırt etmekten de zor olduğunu söylemem gerekir! 

Devletler veya şirketler arasında giderilemez düşmanlıkların olduğu, kin ve nefretin yüz, hatta bin yıllara dayandığı rivayet edilir. 
Geniş halk kitleleri buna inandırılır. 
Sonra da rejimin adı ne olursa olsun, halk bu basit kriterlere göre yönlendirilir. Rejimin demokratik veya totaliter olması ancak bir nüans yaratabilir. 
Halkın daha fazlasını anlamasına gerek yoktur, buna fırsat da verilmez. 

Diyelim halkı zehirleyenler var: 
Kırmızı çizgilerin, kadim düşmanlıkların, giderilmez nefretlerin… hikaye olduğunu halka fısıldayanlar var ve bir miktar vatandaş da duman altı olmuştur.

Öyle mi? 
Devletimiz uyuyor mu? 
Tez elden çare üretilir, kapı pencere açılır, ortam havalandırılır… 
Gerçekler ortaya çıkar. 
Dostluklar geçici, düşmanlıklar kalıcıdır; bu kimseyi aldatmamalıdır… 
Oysa dünya tarihi hep savaşların istisnai, dostlukların kalıcı olduğunu söyler ama neyse artık… Madem öyle, düşmanlarımıza karşı uyanık olmak gerekir, denir ortalık yatıştırılmaya çalışılır. 

Ülkeler nasıl yönetilmektedir? 
Ülkelerin yönetimlerine etki eden bir dünya sistemi var mıdır? 
Bu soruları ciddiye alanlar var mıdır, sayıları ne kadardır, az mıdır yoksa çok mu? 
Öğrenmeye çalışalım…

Çin’e 1980’den beri yapılan yabancı sermaye yatırımı “Çin, Çin olalı böyle zenginlik görmedi” noktasına getirmiştir. Bunun arkası da gelecektir. 

Komünist Çin… 
ABD’nin, dahası tüm özgür batının düşmanı iken Çin, nasıl oldu da, akla zarar miktarda yabancı sermaye yatırımıyla 30 yılda dünyanın tartışmasız en büyük ekonomik ünitesi oldu? 

Haydi dostlar! 
Birbirimize yardımcı olalım… 
Çin olayını anlamaya çalışalım: 
Bir kısmımız Çin’deki bu gelişmeyi kin, nefret, kadim düşmanlıkla açıklasın. 
Bir kısmımız bilimsel yasalarla... 
Fazla bölünmeden, bir kısmımız ekonomik çıkarlarla… 
Kalanımız da dinle açıklasın… 

***

Bakın, yine şaşırttınız beni!!! 
Görüyorum ki kümelenme bilim ve ekonomide yoğunlaşmış… 
Çok az sayıda dini seçenler var…
Kin, nefret ve kadim düşmanlıkla açıklamayı düşünen bir Allah’ın kulu yok! 

Ben şaşırmayayım da kim şaşırsın! 
Türkiye’deki her gelişmeyi kin ve nefretle, düşmanlık ve bölücüklükle açıklamaya çalışan bizler, Çin sözkonusu olunca neden ekonomi ve bilimde yoğunlaştık? 
Çin’i Türkiye’den daha mı iyi tanıyoruz? 
Yoksa aramıza serpiştirilmiş ve bizlerin de dört elle sarılıp iman ettiği “aramızdaki derin nefret” bir yabancı sermaye yatırımı olmasın? 
Ya da… 
Çin’e sermaye aktaranlar aramıza da nefret mi taşıdılar!
Nedir bu durum, ey düşmanlar.

Yazarımızın  kişisel resmi web sitesi: http://ozdemirharun.com

 

Degerli Yazarimiz HARUN ÖZDEMİR Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün763
Dün1407
Tüm Zamanlar4413666
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 51 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 3035
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?