Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Demokrasi Ne işe yarar


Demokrasi sözlük anlamı olarak halk iktidarı demek olan Yunanca bir kelimelerden türetilmiştir. Sözlük anlamından da anlaşılacağı gibi, ülke yöneticilerinin halkın seçimiyle belirlendiği bir yönetim biçimidir. Uzun insanlık tarihi boyunca yönetimler, belli ırk ve din üstünlüğüne dayalı tek bir aileye bağlı krallıkların elindeydi. Böylece kral ailesinden olmayan veya farklı ırk ve inançtan olan insanların yönetimde söz hakları yoktu. Bu tür feodal yönetim biçiminin en belirgin özelliği “HAKKIN DEĞİL, GÜCÜN ÜSTÜN TUTULMASIDIR”. Güçlünün ele geçirdiği yönetim ve ülkelerde her şey hakça değil, gücün çıkarları doğrultusunda yönetilirdi. Roma İmparatorluğunda Roma vatandaşlarıyla, diğer vatandaşların veya hâkim din anlayışındaki kişilerin haklarının diğerleriyle eşit olmadığı gibi. Tabi bu eşitsizlik, insanların ekonomik gelişmelerinin önüne de büyük engeller koymaktaydı. Ancak bu durum ülkelerdeki farklı ırk ve dinden kişilerden ziyade, 18. yüzyılda aydınlanma çağıyla başlayan sanayi devrimiyle, kral ailesi ve din adamı sınıfı gibi yönetime katılamayan varlıklı burjuva sınıfını daha fazla rahatsız etmekteydi. Böylece varlıklı burjuvaların önderliğinde hürriyet, özgürlük, insan hakları söylemleriyle, krallıklar bir bir yıkılıp, önce cumhuriyet ve ilerleyen yıllarda ise özgürlükler daha fazla gelişerek demokratik yönetimler tüm dünyaya yayıldı. Ancak değişen fazla bir olmadı, yönetim yine güç sahiplerinin eline geçmekte ve güç odaklarının çıkarları doğrultusunda gelişmeler olmaktadır.

 

İnsanlık aldatıldı mı?

 

Ancak büyük halk kitleleri hürriyet, özgürlük, hümanizm ve insan hakları haykırışlarıyla harekete geçirilip, burjuvanın yönetimi ele geçirdiği 19 ve 20. yüzyıllara bakıldığında, insanlık tarihinde en büyük işgallerin, sömürgeciliğin, köleciliğin ve katliamların olduğu görülecektir. Bu yıllarda neredeyse dünyanın tamamı sömürgeleştirilerek, milyonlarca insan köleleştirildi ve 200 milyon civarında insan katledildi. Bütün bu gelişmeler gösteriyor ki, feodalite ve dine isyan eden burjuva kendisi için özgürlük istemiş. Feodal idareler burjuvanın daha fazla maddi güç sahibi olmalarının önünde engel teşkil etmekteydi. İnsan haklarını, cumhuriyet ve demokrasiyi öne sürerek yönetimi devraldıklarında, kendi önlerindeki engelleri kaldırmış oldular. Bu yıllarda gelişen sanayi devrimiyle kurdukları işyerlerinde, kendi vatandaşı oldukları işçileri bile köle gibi karın tokluğuna çalıştırdıklarından, burjuvanın bu uygulamalarına çalışan kesimin hürriyet, özgürlük ve insan hakları diyerek tekrar isyan etmeleri bunun an açık delilidir. Bu isyanlar sonucunda Rusya’da Komünist devrim ve diğer Batı ülkelerinde de bazı sosyal haklar zorla elde edilmiştir.

 

 

Demokrasi kimlere hizmet etti?

 

Dikkat edilirse, cumhuriyet, demokrasi diyerek, insanların krallık yerine kendi yöneticilerini kendileri seçmeleri insanlara bekleneni vermemiştir. İşçi ve köylülerin yoksullukları devam etmiştir. Karnı doymayanın karnını, hürriyet, özgürlük ve eşitlik sloganları doyuramadı. Birilerinin servetleri dağ gibi artarken, eski rejimde olduğu gibi halkın çoğunluğunun yine karnını zor doyurmaktaydı. Beğenmedikleri dine dayalı feodal yönetimde, insanlar arasında gelir farkı bu kadar fazla değildi. Yeni sistem yalnızca ekonomik değil, sosyal ve insani ilişkilerde de birçok problem doğurmuştu. Bu rejimlerin kurulmasıyla önü açılan ve sanayi devrimiyle güçlenen burjuva, kendi ülkesiyle ve ticaretle yetinmeyip, kısa yoldan maddi gücünü arttırmak için diğer dünya ülkelerinin varlıklarına da zorla el koymuştu. Dünya; eşitlik, hürriyet ve özgürlük getireceğiz diyenlerin yaptıklarıyla kan ve gözyaşına boğmuştu. Bu durumda insan ister istemez düşünüyor: Hürriyet, özgürlük ve demokrasi kimlere yaradı? Eğer dikkatli bakarsak kimlere yaradığını çok açık görürüz.. Hayatı bir maraton koşusu gibi düşünürsek, herkesin eşit şartlarda ve serbestçe katıldığı koşuyu, güçlü olan ve iyi koşan atlet yapıdaki insanlar kazanır. İnsanlar eşit yaratılmadığından, eşit güçte olmayan insanların, eşit şartlardaki mücadelesini güçlü olanlar kazanır. Bu yarış görünürde özgürce eşit şartlar altında yapılıyor olsa da aslında son derece adaletsizcedir. Yani bu yeni rejim de güçlülere yaramıştı ve sistemin temelindeki bu adaletsizlik sinsice gizlenerek, akıl ve bilim kılıfıyla meşrulaştırılmış, insanlığın ulaşacağı son medeniyet seviyesi diye sunulmuştur.

 

Demokrasi neyi gizliyor?

 

Eskiden tek bir kral ve ailesi vardı onları doyurmak daha kolaydı, şimdi ise yüzlerce kral ortaya çıktı ve doymak bilmez hırslarıyla dünyayı cehenneme çevirdiler. Zihniyeti ayni olduktan sonra yönetimin ve yöneticinin değişmesiyle dünya değişmiyor. Rejimin adının değişmesi bir şey ifade etmiyor. Adil bir kral böyle demokrasilere beş çeker. Mesele zihniyetin, yani insana, maddeye maddenin paylaşmasına bakışın değişmesi hak ve adaletin korunmasıdır. İşte bu değişim olmadığından, büyük nutuklarla yapılan değişimler insanlığa yararından çok zararı olmuştur. Bu güne kadar olan değişimle gelen özgürlükler,  insanın değil, insan hırsının önündeki engelleri kaldırmıştır. İşte yönetimde demokrasiyi kurarak özgürlüğü savunanlar, bu güzel sistemi kendi egolarını tatmin etmek için kullanarak, adına serbest pazar ekonomisi dedikleri kapitalist sistemin geliştirmişlerdir. Müdahale etmeyin   “laissez-fire-laissez-passez”  “bırakınız yapsınlar-bırakınız gecsinler” diye herkesin eşitçe yarıştırıldığı “SERBEST PAZAR EKONOMİSİ”, tek hedefi kâr-zenginlik olan birilerinin, ticarette karşılaştıkları engelleri önlerinden kaldırmak için, geliştirdikleri bir sisteme dönüşmüştür. Tabi bu herkesin serbestçe ticaret yaptığı bu pazarda kazanan yine güçlü olandır. Yönetenler değişmiş olsa da, asıl insanlık sorunu görmezden gelinmiş, insan olmanın gereği hak ve adalet yerine, vahşi doğadaki gibi güçlünün daha fazla pay aldığı bir anlayış hâlâ sürdürülmektedir. İlk insandan beri var olan ve insanlık için en büyük tehlike olan “GÜÇÜN ÜSTÜNLÜĞÜ” hâlâ korunmakta ve değişen fazla bir şey olmadığı, bu sistemin de  “HAKTAN DEĞİL GÜÇTEN” yana olduğu ortadadır. İnsanlık adına üç asırdır süren mücadelenin sonunda değişen çok fazla bir şey yoktur. Sadece zorla dünyayı ele girmenin önü şimdilik kapandığından, hürriyet, özgürlük, ve insan hakları diyerek dünyaya ihraç etmeye çalıştıkları demokrasi, serbest Pazar ekonomisi ve küreselleşme, ne yazık ki hâlâ, dünyayı ele geçirmek çabasında olan küresel güçlerin önündeki engelleri kaldırmaya hizmet etmektedir. Aslında demokrasi hür düşüncenin önündeki engelleri kaldırmış olmasına rağmen, insanlık çeşitli zevk, sefa ve körüklenen tüketim çılgınlığıyla uyuşturulduğundan, bir avuç insanın “durun kalabalıklar bu yol çıkmaz sokak” çığlıklarını insanlık duyamamaktadır. Duysa bile uyuşturulduklarından, düştükleri esarettin gönüllü köleleri olmuşlar, tehlikenin farkında olsalar da, tıpkı bir tiryaki gibi bu zehiri içmeye devam etmektedirler. Ne güzel söylüyorlar; demokrasi insanlığa en büyük katkısı "hür düşüncedir". Teoride doğru, ancak öyle tutsak ettiler ki hepimizi, ne düşünecek adam kaldı ne de düşünecek vakit bıraktılar. Ne düşünmemiz gerekriğine de onlar karar veriyor. Ama ümitvarız "KRAL ÇIPLAK" kandırılıyorsunuz diye haykıracak  meczuplar her zaman çıkar.

Son Güncelleme (Cumartesi, 19 Mart 2011 18:10)

 

Degerli Yazarimiz İLHAN AKKURT Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cuma, 04 Haziran 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün109
Dün2665
Tüm Zamanlar3951446
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 107 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2071
İçerik : 1482
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?