Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri
                  İnananların hayat kitabı olan Kur’an, aklımıza gelebilecek her konuda bizlere kılavuz olmaktadır. İnanmayan için ise, eskilerin masalları!..
                  Bu tipler, yoktan yaratılmış olduklarını düşünemedikleri gibi, ölümü de kendilerine hiç yakıştıramıyorlar. Bin yıl yaşansın istiyorlar. Ama nafile, “Her can ölümü tadıcıdır.” Şu an Dünya’da yaşayan yeni doğmuş bir bebek dâhil kaç milyar insan varsa, kesin olarak iddia edebiliriz ki;”önümüzdeki 100 yıl içinde hepsi de ölecektir.” Kılavuz kitabımız Kur’an, herkesin ecelinde öleceğini bildirmektedir. Tabii ki ölüm gerçeği var diye, insanın her şeyden elini eteğini çekmesi gerekmiyor. Ebedî olan hayatımızın kazanımı, bu fâni dünyadadır.
                  Rabbimiz, sevgili peygamberimize daha ilk vahyinde; “Dönüş Rabbine olmasına rağmen insan, kendisini yeterli gördüğünde, kesinlikle azar.” uyarısını yapıyor. İnsan öğrendiklerini Rabbinden soyutlarsa, aşırı derecede azabilir. Çünkü insan, bildikleriyle, elde ettiği zulüm araçlarıyla (kara para, silâh, v.s.) kendisini her türlü ayrıcalığın üstünde görür. Havalara girerek hiç kimseye, hatta Allah’a bile ihtiyacı olmadığına inanarak azgınlaşır ve insanları akıllarıyla düşünmeye davet edenlere zulmeder, saldırır.
                  Terör her devirde olmuştur. Bundan sonraki devirlerde de olabilir. Tarih tetkik edildiğinde zulmedenlerin, terör estirenlerin kısa bir süre saltanat sürdükleri, başarıya ulaşır gibi oldukları dönemler görülmüştür. Ancak hiçbir zaman devamlı olmamıştır. Hayatın bu kanununu, herhangi bir kimse, kurum veya süper güç değiştiremez. “Zulm ile âbâd olanın, sonu berbat olur.”
                  Azgınlaşan güç sahiplerini uyarmak için o toplumlara, kendi içlerinden seçtiği elçiler aracılığı ile buyruklarını bildiren Rabbimiz, bizlere ibret almamız için azgınlaşmanın, terör estirmenin acınacak sonunun nasıl olacağını çok açık biçimde göstermektedir. . Onların, “Bu eskilerin masallarıdır” dedikleri Kur’an da Rabbimizin verdiği birçok örnek bulunmaktadır.
                  Yaşadıkları çağda önemli bir medeniyet seviyesine ulaştığı tarihî kaynaklardan anlaşılan Semud kavmi, Kur’an da 26 yerde geçmektedir. “Onlar ki o memleketlerde azıtmışlardı. Dolayısıyla da oralarda bozgunculuğu çoğaltmışlardı” Rabbimiz de bu kavmi uyarmak için içlerinden Salih peygamberi görevlendirmiştir. Azgınlaşmış olan kavmi ise uyarılara kulak vermediği gibi, şiddetle peygambere karşı çıkıp, onu ve inananlarını yok etmek için türlü plânlar kurdular. İçlerinden “dokuzlu çete” olarak nitelenen bir terörist grup, bölgede bozgunculuk çıkarıyor ve terör estiriyordu. Allah’ın elçisi Salih’i yalanlayıp azgınlaşmışlardı. Çete mensupları, kendi aralarında “Salih ve ailesine bir gece baskını yapalım ve öldürelim” diye bir plân kurdular.                           “Onlar farkına varmadan, Allah da bir plân kurdu.” “Allah o çetenin elebaşlarını adamlarıyla birlikte yerle bir etti.”
                       Bu âyetlerin vahyedildiği tarihlerde Mekke’de de benzer bir durumun ortaya çıkmış olması dikkate değer bir durumdur. Peygamberimiz görevini sürdürürken Mekke ahalisi de Semud kavmi gibi iki fırkaya ayrılmış ve bunlar arasında bir mücadele başlamıştır. Peygamberimizin de, karşı fırka içinden oluşturulan bir çete güruhunun toplu saldırısı ile öldürülmesi plânlanmıştır. Teröristlerce plânlanan bu komplo da başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
                  Kur’an da daha nice örnekler mevcuttur. Mısır’da Firavun’un ve ileri gelenlerinin terörist saldırıları ile İsrailoğullarına yaptığı zulümler, plânlar bilinmektedir. Orada da bu terör estirenlerin sonlarının ne fecî olduğunu Kur’an dan öğreniyoruz. Rabbimizin Musa A.S.’a yardımı ile bu terörist toplum da suda boğularak yeryüzünde silinip gitmiştir. “Onların ardından ne yer, ne de gök ağlamadı” Kimse acımadı.
                  Meşrû bir yönetime haksız yere baş kaldırıp, teröre başvuranların arkasında ne kadar büyük süper güç bulunursa bulunsun, sonuç kesinlikle değişmeyecektir. Terör hiçbir zaman başarıya ulaşamayacaktır. Bu arada şu hususu da belirtmek gerekir ki; Kur’an da bizlere ibret olsun diye ifade olunan olaylarda, Yüce Rabbimizin, azgınlaşan teröristleri yok etmesi, kendi tabii sebepleri içinde, sünnetullah gereği cereyan etmiştir. Bu gibi şeylerin olması veya olmamasının, o yerde oturan insanların dindarlığı ya da günahkârlığı ile ilgisi yoktur. “Şu ülke kötülüklerle doldu; bundan dolayı deprem, oraların sakinlerini helâk etti” gibi sözler anlamsızdır. İlim sahipleri, bu kâinatın kör ve sağır bir Tanrı tarafından değil, Alîm ve Hakîm olan bir Allah’ın verdiği kararlarla idare edilmekte olduğunu bilirler. O’nun kararları maddi sebeplere bağlı değil, maddi sebepler O’nun iradesine tâbidir. O’nun terörist toplumları perişan eden kararları, körü körüne değil, hikmet ve adalete uygundur. O’nun kitabı cezalandırma ilkesini de içerir. Buna göre, günahkârlar ve teröristler, işledikleri iğrenç eylemlerinden dolayı bu dünyada da cezalandırılır. Akledenler, bu olayları kendileri için bir ihtar cezası olarak değerlendirir ve onlardan ibret dersleri alırlar.
                  Teröristlerin; gasp, uyuşturucu kaçakçılığı gibi meşru olmayan yollarla elde ettikleri maddî imkânları yanında, kendilerini mendil niyetine kullanan Dünya’nın süper güçlerinin aldatıcı destekleri kesinlikle devam etmeyecektir. Allah’ın desteğini yok sayıp zamana, mekâna, paraya, silâha sahip olduklarını sanan bu zavallıların yaptıkları plânlar yok olmaya mahkûmdur. Onların elde ettikleri her şey, ölümlü olan insanların ürettikleri şeyler değil midir? Ya bu kâinatı, insanları yaratan Rabbimizin yaratmak kadar, yok edivermesini hiç akletmezler mi? Yok etmek O’nun için bir göz kırpması kadar kolay değil midir? Allah’ı unutanlara, Allah kendini mutlaka hatırlatır.
                  Mekkeli müşrikler, Bedir savaşına giderken, Peygamberimizi ve kendi güçlerine nispetle sayı ve silâh bakımından çok küçük bir mü’min grubu toptan öldürmeye yemin etmişlerdi. Kesinlikle kazanacaklarından emin bir şekilde zaferlerini bile önceden kutladılar. Fakat Allah tüm ümitlerini tersine çeviriverdi.
                  Ülkemizde ve Dünya’nın değişik coğrafyalarında vahşice sürdürülen terör, kesinlikle aynı akıbete uğrayacaktır. O zaman bu zavallılara acıyacak mıyız? İnançlı insanlar kimsenin zarara uğramasını istemez. Ümidimiz o dur ki, Rabbimiz, aldatılmış veya satın alınmış bu çapulcular güruhuna, akıllarını başlarına almaları için bir sebep yaratır.
                  Kan ve gözyaşının sona ereceği mutlu günlerimiz yakındır.
 
Mehmet Ali Oğuz
   Em. C.Savcısı
 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2114
Dün3798
Tüm Zamanlar3948130
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 136 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2103
İçerik : 1482
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?