Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KABA DAVRANMAK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

           Âl-i İmran 159. Âyet

         “İşte sen, sırf Allah’ın rahmeti sebebiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları bağışla, onlar için bağışlanma dile. İşlerde onlara da danış, bir kere de azmettin mi, artık Allah’a işin sonucunu havale et. Şüphesiz Allah, işin sonucunu Kendisine havale edenleri sever.”

         İlkokul öğretmenim rahmetli Fethiye hocamı hiç unutamıyorum. Sadece benim değil, tüm öğrencilerini kendi çocuğu gibi sever, hepsi ile tek tek ilgilenirdi. Çetin kış mevsimi şartlarında karları yararak 2 km. yol yürüdükten sonra ulaşabildiğim okulumuza ellerim morarmış ve çatlamış halimde beni görünce, ellerimi koltukları arasına alıp ısıtmaya çalışırdı. Ondan, başta edep olmak üzere çok şeyler öğrendik. Bütün öğrencileri, ondan aldığı çalışma şevki ile öğrenimlerini tamamladılar ve vatanlarına faydalı insanlar oldular. Öğretmenimizin bu başarısının temelinde bizleri içtenlikle sevmesi, kusurlarımızı olgunlukla terbiye etmesi yatıyordu. Eğer bizlere kaba davransaydı kesinlikle aynı sonuç alınamazdı.

         Birbirini çok seven iki arkadaş veya karı-kocadan birinin, diğerinin kalbini kıracak biçimdeki düşünülmeden sarf edilen sözünden dolayı aralarının hiç tamir olmayacak biçimde bozulduğuna mutlaka tanık olmuşsunuzdur. İşte bizi yoktan yaratan Rabbimiz, bizi bizden daha iyi tanıdığı için hayat kitabımız olan Kur’an da, yukarıda meâli sunulan âyette Peygamberimize hitap ile bu gerçeği dile getirip, aslında kıyamete kadar gelecek tüm insanlara bu hassas konuda öğüt vermektedir.

         Sevgili peygamberimiz, kendisine vahyedilen Kur’an âyetlerini toplumuna ulaştırdıkça başına gelmeyen kalmamıştır. Saltanatlarının yok olacağını sezen müşrikler peygamberimizin kalbini rencide edecek o kadar ağır sözler söylemişler ki, sırf Allah’ın rahmeti sebebiyle onlara karşı yumuşak davranan Peygamberimizin kedisine cephe oluşturanlara karşı davranışı, ilâhî rahmet ve terbiyeye bağlanmıştır. Rabbimizin lütfu ile rahmet ve terbiye ile desteklenen Peygamberimiz görevini ifa etmiş ve kıyamete kadar geçerli olan Kur’anı bizlere bırakmıştır.

         Eğer samimî olarak inanıyorsak, aldığımız bu emaneti son dakikamıza kadar muhafaza etmemiz gerekir. Yaşadığımız çağın ağır şartları, bizi agresif davranmaya zorlasa bile sabırla edepli davranışımızı sürdürmeliyiz. Kur’an eri olmak kolay değil.

         Düşünün ki hakkınızı almak için başvurduğunuz mahkemede hâkim size savunma veya iddianızı dile getirmeniz için size söz hakkı vermez ve azarlarsa, o mahkemeden çıkacak olan karara güveniniz kalır mı?

         Hiçbir menfaat gözetmeksizin Rabbimizin tüm insanların rüşte ermesi için bizlere kadar ulaştırdığı Kur’anî mesajları etrafımızdaki insanlara duyurmaya çalışırken de aynı duyarlılıkta olmamız gerekli. İnsan olmamız itibariyle çaresiz kaldığımız veya beklemediğimiz davranışlar nedeniyle sinirlerimize hâkim olamadığımız ve bu yüzden eğer bir kalbin kırılmasına neden olmuşsak en kısa bir zamanda özür dilemeyi bilmeliyiz. Aksi halde bir süre sonra etrafımızda kimsenin kalmadığını görürüz. Etrafımızda kimsenin kalmaması önemli değil. Mühim olan Kur’an eri olarak Rabbimizin mesajlarını duyurmaya çalışırken bu kaba davranışımızın muhatabımız tarafından Kur’an’a mal edilmesidir ki buna kesinlikle hakkımız yoktur.

         Rabbim, tüm Kur’an erlerini tıpkı sevgili peygamberimizi desteklediği gibi desteklesin.

Mehmet Ali Oğuz

Em. C. Savcısı

                  

Son Güncelleme (Pazar, 26 Haziran 2011 15:31)

 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #1 RE: KABA DAVRANMAK 2011-06-22 16:58
elinize sağlık sayın Savcı bey!
Yazınızdan anlaşıldığına göre bu yazı bir olay üzerine yazılmış. O olayı da yazarsanız konu ve mesaj daha iyi anlaşılabilir.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1464
Dün2981
Tüm Zamanlar4129580
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 53 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 1919
İçerik : 1492
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?