Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KALICI BİR DEĞİŞİMİN DİNAMİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Tarihe yön veren en önemli etken güçtür. Yeryüzünde ve insanlık üzerinde hâkimiyet ve yönetim güç sayesinde sürmektedir. Ailede güç sahibi olan erkek ve kabilede gücü ele geçiren aile, yönetimde söz sahibi olmuştur. Gücü olan aile veya kabile diğerlerini hâkimiyetleri altına alarak devletler ve imparatorluklar kurmuştur.  Güç kimilerini sultan, kimilerini de köle etmiştir.  Bu yüzden her türlü hak gücün olmuş, her türlü hükmü güçlü olan kendi çıkarları doğrultusunda koymuş ve güç insanları kendisine zorla da olsa itaat ettirmiştir. Bir yerde bir çatışma varsa, biri haklı biri haksız iki taraf vardır. Ancak haksızlığa karşı direnip esaretten kurtulanların çoğu, bir daha benzer çatışmalar olmaması için haksızlığı yok edecek bir sistem kurmak yerine, ele geçirdikleri güçle bu kez kendilerini ayni haksız konumuna düşecek icraatlarda bulunmuşlar ve haksızlığı temelinden bitirecek bir değişim kuramamışlardır. Böylece bazen zalim, mazlum olmuş, bazen de mazlum zalimleşerek bu mücadele süregelmiştir. Bu haksız ve zalimce uygulamalara dur diyecek, bütün insanlığı kucaklayan düşünür ve peygamberler gelse de, bunların öğretileri de ölümlerinden kısa bir süre sonra tekrar yozlaştırılmıştır. Dolayısıyla elle tutulur kalıcı bir insani sistem oluşturacak önemli bir değişim gerçekleşememiştir.

Son üç asırdır gelişen insan düşünce ve yönetim sistemlerinde görülen hızlı değişime rağmen, güçlünün insanlık üzerindeki hegemonyası hâlâ sona erdirilememiştir. Bu konuda elle tutulur bir mesafe alınamamasının temelinde, insanı egoistçe duyguların esaretinden kurtaracak ve sınırsız güç peşinde koşmak yerine insanlığa hizmeti, hakkı üstün tutan daha insani bir sistemin hâlâ kurulamaması yatmaktadır. Diğer bir deyişle son üç asırda insanlık adına ne kadar gelişme varsa, bunlar büyük ölçüde güçlünün çıkarlarına hizmet etmiştir. İnsan hakları söylemleriyle ortaya çıkan demokratik sistem; yozlaşmışta olsa, insan hırslarını bir ölçüde sınırlayan dini yapıyı özgürlük, eşitlik söylemleriyle tamamen yıkılmasıyla insan hırsların önündeki setlerin yıkılması sonucunda ortaya çıkan vahşi kapitalizm sayesinde,  bütün dünya insanlık tarihinde görülmemiş derecede istila, kan ve gözyaşına boğulmuştur. Maalesef son üç asırdaki değişimlerde de problemin temeli olan insan egoizmi görmezden gelinerek, bilhassa kapitalist kültüre dayalı serbest Pazar ekonomisi insan hırsının meşruluğu üzerine kuruldu. Kapitalizmin insanlık dışı uygulamalarına tepki olarak ortaya çıkan ve değişim konusunda insanlık tarihinin en önemli sistemini kurmuş olan sosyalist düşüncede, daha önceki değişimlerde olduğu gibi, onunda benzer bir şekilde zalimleşmesiyle kısa bir süre sonra kendi kendisini tavsiye etmiştir. Bu tespit Problemin sistemden kaynaklanan yönü budur. İnsandan kaynaklanan yönü ise; sorunun kaynağı sadece güç sahiplerinin maddi sömürüsüne indirgenmesiyle, maddi sömürüden kurtarılan, ancak maddi hırslarından kurtarılamayan her insan, daha önceden olduğu gibi, bu kez kendisi maddi hırsların peşine düşerek, kendini sömürüden kurtaran sistemi tavsiye etmiştir. Tabi bazılarının insanlık için varılacak en son nokta diye kurguladıkları bir sistemin, bu kadar çabuk tavsiye edilmesi ve tamamıyla insan egoizminin meşrulaştırılmasına dayalı son derece zalimce uygulamaları olan bir sisteme geri dönüş, insanın aklına gerçekten insanlık için varılacak en mükemmel sistem mi “TARİHİN SONU MU” düşüncesine de sebep olmaktadır. Şu bir gerçek ki, Batıda olduğu gibi, güçten kendilerine yetecek miktarda pay verildiğinde insanların çoğu, başkalarına yapılan haksızlar karşısında susmakta ve güçten yana olmaktadır. Ta ki meşrulaştırılan egoist uygulamaların ve gizlenen haksızlıkların bir gün kendilerine de zarar vermeye başlayana dek bu destek sürmektedir. Buradan hareketle değişimin temelinde “insan egoizmine dayalı yaşam biçimine tepki, haksızlığa karşı çıkmak ve hak aramak” vardır diyebiliriz.

Ancak kalıcı ve insani bir değişim için sadece kendimize yapılan haksızlıklara karşı çıkarak, bu haksız sistemi ve gücü yıkmak yetmez. Başkalarına karşı haksız uygulamaları meşru kılan bu sistemi besleyen düşünce kalıplarına da ayni karşı çıkışı gösterip, yeni kurulacak sistemde benzer uygulamaları, başkalaştırılan toplumlara uygulanmasının önüne geçilmelidir. Başka bir deyişle “kendimize yapılmasını istemediğimiz bir davranışı biz de başkalarına yapmamalıyız”. İkinci bir deyişle “kendimiz için düşündüğümüz iyi şeyleri ve hakları başkalarında hakkı olduğu” inancıyla hareket etmeliyiz. Bu da nefsi hırsların ve egoist düşüncelerin elinden insanı kurtaracak bir sistem geliştirmekten geçer. Bu açıdan kalıcı bir değişim, önce kendi iç dünyamızda bunları gerçekleştirmekle olur. Bu ölçüleri üstün tutacak ve herşeyden önce bu ölçüleri içselleştirecek insan yetiştirme hedefini gaye edinen bir kültür üzerine kurulan medeniyet, insanlık için "zamanın sonu" olabilir ve kalıcı bir değişim getirebilir. Bu ölçüler içinde yetişen insanın ve bu insanlardan oluşan toplumların elindeki güç başkaları için bir rahmet, aksi durumda ise bir zulmettir. Önemli olan güce yön verecek insanı yetiştirmektir.

Son Güncelleme (Salı, 28 Haziran 2011 14:47)

 

Degerli Yazarimiz İLHAN AKKURT Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cuma, 04 Haziran 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #1 RE: KALICI BİR DEĞİŞİMİN DİNAMİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK 2011-06-19 10:33
Sevgili İlhan KURT,
Kalemine kuvvet... Gönlüne, diline sağlık.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1692
Dün2585
Tüm Zamanlar4114437
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 67 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2238
İçerik : 1491
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?