• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon FARKLI BİR AÇIKLAMA

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

         Kur’anı ön yargılardan arınmış olarak okuduğumuzda, içinde anlayamayacağımız hiç bir şey bulamayız. Çünkü Rabbimiz, insanların anlayamayacağı bir hükmü veya kıssayı vahyetmez. Kur’an, sevgili peygamberimize 23 yıllık uzun bir süreçte nazil olurken, çobanından, Mekke’nin ileri gelenlerine kadar herkes açık bir şekilde anlamıştır. Ama aklımızı kullanmadan, önceden yazılmış eserlerin %100 doğru olduğu ön kabulü ile anlamaya çalıştığımızda, zihnimizde oluşan birtakım soruların cevabını bulmakta zorlanır, imanımızı kaybetme korkusu ile fazla üzerinde durmadan okur geçeriz.

         Peygamberimiz hayatta iken herkes tarafından anlaşılabilen Kur’an, evrensel olması nedeniyle aslında bütün insanlara öğüttür. İçeriğine hiçbir insan sözü karışmamıştır. Allah tarafından korunmuştur. Çelik kasalarda saklanmamasına rağmen nasıl olur da orijinalliğini korumuştur? “Benim imanım tamdır, imanımı güçlendirmek için araştırmama ihtiyacım yok” diyenlere, kalbini (imanını) güçlendirmek için Allah’tan ölüleri nasıl dirilttiğini kendisine göstermesini isteyen İbrahim peygamberi hatırlatmak gerekir.

         Kur’an âyetleri, peygamberimize gelirken ikiyüzlüler “Bu Kur’anı dinlemeyin, okunurken gürültü çıkarın, kimse anlamasın, engelleyin” şeklindeki söz ve davranışları ile çabalamışlardır.(Fussılet 26) Peygamberimizin vefatından sonra da ikiyüzlüler, âyetlerin anlamlarını çarptırarak, Kur’anın anlaşılmasını engellemeye çalışmışlardır. Bunun sayısız örnekleri vardır. Rabbimiz Kur’an’da birçok peygamber kıssası ile bizlere öğüt vermiştir. Meselâ M.Ö. 970-930 lu yıllarda yaşayan Süleyman A.S. ile ilgili Neml suresi okunduğunda, Kur’anın sanatsal yönü göz ardı edilip, İsrailiyat yorumları gerçekmiş gibi algılandığında, Süleyman A.S. hakkında anlamsız iftiralar atıldığı görülür. Kısaca bu masallardan, köşke girerken eteğini çekmesi ile ilgili olanı özetleyecek olursak;

         “Cinnler, Süleyman’ın Melike ile evlenmesini istememişler. Bunun üzerine de, cinler Süleyman’a Sebe kabilesinin sırlarını iletmişlerdir. Çünkü Melike, cinn taifesine mensup bir kız idi. Denildiğine göre (?), cinler Süleyman’ın Melike’den bir çocuk sahibi olmasından, böylece o çocukta cinn ve insan zekâsının bir araya gelmesi sebebiyle kendilerinin Süleyman’ın idaresinden daha sıkı bir idareye çatmalarından endişe ettiler.’Melikenin aklında bir noksanlık var, onun bacakları kıllı olup, ayakları da tıpkı eşek ayağı gibidir..’ şeklinde sözler yaydılar.İşte bu sebepten dolayı, Süleyman, o tahtın şeklini ve şemailini değiştirmek suretiyle onun aklını sınadı. O köşkü de bacaklarının durumunu öğrenmek için yaptırmıştır. Saf camın durumunun tıpkı bir su gibi olduğu malumdur. Binaenaleyh Melike bunu görünce onu durgun bir su sandı da ona girmek için baldırlarını açtı. Bir de ne görsünler, o baldır ve ayak cihetinden insanların en güzeli! Bu, Süleyman’ın o kadınla evlendiğini söyleyenlere göre, yapılan bir tuzaktır.”(Râzî el-Mefâtihu’l-Gayb)

         Sevgili Peygamberimizden yaklaşık 1600 yıl önce yaşamış bulunan Süleyman Peygamber ile ilgili bu bilgiler nereden gelmiş? Bu alıntıyı utanarak almak zorunluluğumdan ötürü okuyuculardan özür dilerim. Oysa Rabbimiz Peygamberimize ne bildirmiş ise, Kur’an da yazılıdır. Kur’anın sanatsal anlatımının göz ardı edilmemesi gerekir. Neml suresi 40 ve devam eden âyetleri ile ilgili aşağıda ifade edilen farklı biçimde bir açıklamanın değerlendirilmesini, okuyucuların takdirlerine sunuyorum.

         Süleyman AS. İfrit’e iltifat etmeyip, onunla birlikte olan bilgin kişinin, Süleyman A.S’a” Sen bunu kafandan silmeden Sebe Ülkesine gidip, onların islâmla şereflenmesini sağlayabilirim” sözüne itibar ettiği, kendine vahyedilen bu elçi  bilgin kişinin,  sözünü tuttuğu ve Sebe hâkimiyetine ve şirke son verdiği anlaşılmaktadır. Bu elçi ile birlikte Süleyman A.S.’ın huzuruna gelen Sebe Melikesi ile Süleyman Peygamber arasındaki  görüşme öncesinde    Sebe’deki şirk hâkimiyetine son verildiği görülmektedir.

         Süleyman A.S. Melike’nin ”Mülk” ve “İman” dan hangisini tercih edeceğini, yani özgür iradesiyle İslam’ı seçip seçmeyeceğini Melike’ye bırakmıştır. Melike ‘de  önceleri  Müslüman olduğunu, daha sonra  Allah’ın astlarından taptığı şeylerin( altının), onu salihatı  işlemekten alıkoyduğunu  itiraf etmiştir.

         Süleyman Peygamber’in tebligatıyla cennetteki  billurdan yapılmış köşklerin müjdesi karşısında Melike, elini eteğini  küfürden çektiğini  imanı  ve islâmı seçtiğini, özgür iradesi ile ifade etmiştir. Melike’nin bu samimi imanı üzerine Allah’ın lutfettiği geniş görüşlülük ile sanki cennetteki billurdan yaratılmış yüksek köşklere  giriveriyormuş hissiyle  kapıldığı  şaşkınlıkla, su gibi geçen ömrüne  hayıflanıp, kendine  zulmettiğini itiraf etmiştir.

         Günümüz teknolojisiyle üretilen bilim- kurgu filimlerini  izlerken, sanki  uzay gemisinde yolculuk yapıyormuş gibi kapıldığımız  aldanma,  bu vizyona örnek gösterilebilir.

         Süleyman AS’ ın “billurdan yapılmış şeffaf bir zemin” ifadesiyle de; bu fani  dünya hayatında her an  kırılabilecek billur bir zeminde  dikkatlice yürümenin sonunda, Allah’ın vaat ettiği  Cennet’e girilebileceği uyarısı yapılmıştır.

         Doğrusunu en iyi bilen ALLAH’tır

Mehmet Ali Oğuz

Em. C.Savcısı.

 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1107
Dün4918
Tüm Zamanlar3774223
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 208 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 1309
İçerik : 1480
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?