Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon Güncel'i Değerlendirme

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 12
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Renk, dil, din, ırk ve mezhep ayrımcılığı en büyük cahilliktir. Kalkınmanın önünde devasa bir tehlikedir. İnsanlığın intiharı demektir. Tekniğin arşa çıkmış çağında, kafaların en ücra noktalarına kadar aydınlanmış olması gerekir. Bazı okumuşlarda adeta akıl tutulmasını görüyoruz. Bir kısım gençlerimiz de düşünmeden, öğrenmeden, araştırmadan, sorgulamadan önyargılarla, fevri çıkışlarla edep dairesinin dışına da çıkarak ahkam kesmekte, sosyal paylaşım ağlarında hezeyan dolu kelimeler sarf etmektedirler. İşin en acı tarafı da bu. Bu olumsuz tezahürde bir kısım kışkırtıcı medya mensuplarının payı olsa da ellerinde, önlerinde her türlü bilgiye süratle ulaşma imkanı var olan gençlerin araştırmama, düşünmeme histerisine kapılmalarını neyle izah edeceğiz? Bunu açıklamak biraz zor gibi gözüküyor.

 

Kolaycı, hazırcı, muhasebe ve murakabeden uzak, empatiden mahrum, dinlemeyen, hep konuşan ukala birileri tek tek çoğalıyor gibi. Tabi bunun yanında yaşının çok üstünde olgunluğa erişmiş, tarih bilinci gelişmiş, sorgulama, derin düşünce sahibi gençlerimizin sayısı daha çoktur. Öyle de böyle de bunların hepsi evlatlarımız ve bizim eğitim sistemimizden çıkma. İşin bir de bu yönüne bakmak lazım. Hatalarımızla, günahlarımızla, yanlışlarımızla yüzleşerek sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmemiz lazım. Millî, manevi, ahlaki ve insani değerleri önemseyen, insanın huzur ve mutluluğunun insanlık bilincinin oluşması ile kaim olacağını her şeyin üstünde tutan anlayışı anlamadık mı, anlatamadık mı? Anlasaydık ötekileştirmezdik, anlatabilseydik sövmezdik. Laiklik istismarına, Din istismarına, Atatürkçülük istismarına, darbe çığırtkanlığına alışmıştık ki deşifre oldular rağbetten düştüler çok şükür. Fakat şimdi başka türlü bir süreç başlıyor gibi. Acı üzerine, felaket üzerine bile demagoji yapılabiliyor. Hiç sıkılmadan, utanmadan gerilime çanak tutanlar oluyor. Allah ıslah etsin.

 

Anlatılanlardan hareketle şöyle bir sonuca varabiliriz: Demek ki boş zamanımız çok, boş lafımız çok, projemiz, buluşumuz, okumamız yok. Gençlerin enerjisinden, yaşlıların tecrübesinden yararlanma diye bir düşüncemiz yok. Sorunlarımıza acil çözüm, kardeşliğimizi, insanlığımızı pekiştirme diye bir derdimiz yok. O zaman düşmana ne gerek var, kendi kendimize yetiyoruz. Yol bu mudur? Yöntem bu mudur? Değildir elbette. Binlerce kez hayır, hayır. Her çocuğumuzun, her gencimizin en az bir doğu, bir batı dilini mutlaka öğrenmesi, teknolojiye tam hakim olması, araştırmacı bir ruha sahip olması, buluş yapabilmesi, proje üretme kabiliyetini geliştirmesi, zamanını verimli kullanması: geleceğimizi kurmanın, kalkınmanın, ilerlemenin, refaha ulaşmanın vazgeçilemez yoludur. Evet gençler teknolojiyle hemhal ama bakıyoruz ki – genelleme yapmadan - teknolojiye onlar değil, teknoloji onlara hakim. Ve bir israf ekonomisinin ağları içerisinde paralarını, enerjilerini su gibi harcıyorlar.

 

Hayat boşa harcanacak kadar ucuz değildir. Her insan’ın insanca yaşama hakkı yanında insan haklarına saygı göstermesi, değer vermesi mecburiyeti vardır. Son günlerde 24 askerimizin şehit edilmesi, çok geçmeden arkasından meydana gelen Van Depremi sonrası sosyal paylaşım ağlarında görülen nahoş, ürkütücü atışmalar üzerine bu yazının yazılması lüzumu hasıl olmuştur. Fakat şunu da ilave etmemiz lazımdır ki her şeye rağmen sağduyu hakim olmuştur. Yüzlerce sene devam eden beraberliğimiz, kardeşliğimiz üç beş kendini bilmezin zırvalamasıyla bozulmamıştır, bozulmayacaktır. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin. Bütün dünya insanları insanlık değerleri etrafında insanca barış içerisinde yaşasın.

 

Degerli Yazarimiz NACİ GÜMÜŞ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Çarşamba, 16 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün616
Dün1043
Tüm Zamanlar4261648
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 70 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2438
İçerik : 1500
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?