Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KUR’AN’DA; HAKİKATLİ NİTEL AZINLIK/AZ/AZLIK, HAKİKATSİZ NİCEL ÇOĞUNLUK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 17
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

“Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme!

Çünkü sen asla yeri yaramazsın ve boyca

da dağlara erişemezsin!. “17/37                                      

 

İlk insanla başlayan beşeriyetin tarihsel hayat yolculuğu sayısız serüvenleri beraberinde yaşayarak taşır. Zaman ilerledikçe insanoğlu kayıplarıyla birlikte kazanımlarını da elde eder. Evrende doğal değişimler meydana gelirken insan da geleceğe yönelik adım atarak kendini geliştirir. Buluşlar ve icatlar ile hayatlar şekillenir. İnsan ihtiyaçlarını temin ederken bir yandan da hedefinde yapması gereken isteklerini de gerçekleştirir. İnsan toplulukları büyük topluluklara ve toplumlara dönüşür. Toplumlar güçlendikçe devletler oluşur. Devletler kendilerini zamanla yeniledikçe kendilerine has kültür yapılarını da güçlendirip medeniyetler kurarak evrende yerlerini alırlar. Dünyamız, medeniyetler arası ilişkilere tanık olduğu gibi medeniyetlerin kendi aralarında güç savaşlarına da tanıklık eder. Asırlarca birçok medeniyet yaşlı dünyamızın üzerinden böylece gelip geçer. Hülasa evrendeki yaşam yolculuğu böylesine kuruluş ve yıkılışlarla kıyamete kadar süreceği anlaşılıyor.

Ancak burada insanlığın pek azı bu yolculukta hakikate dosdoğru biçimde iman etmiş ve hakikatli nitel azınlıklar( az ve azlıklar) olarak hayatta rol aldıklarını ve alacaklarını bizzat KUR’AN’IN kendisinden öğreniyoruz. Bu sebeple Kur’an, bu tür zümre insanlardan söz ederken Allah’ın onların yaptıkları iyi işlerden dolayı bu az topluluğu ödüllendirip“ Onların pek azı” nitelemesiyle istisnai bırakarak şereflendirdiğine de tanık oluyoruz.

Kur’an’da onların PEK AZI ifadesindeki insanlar, FELAHA/KURTULUŞA ermişlik çerçevesinde Hidayetle karşılanacaklarını. ONLARIN PEK ÇOĞU zümresi çerçevesi içine alınanlar da DALALETLE hatta HELAK ile karşılaşacakları apaçık beyanla/açıklanmış olduğu görülüyor”…yeryüzünü gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna baksınlar.” 30/9

Bütün zamanlarda aşkın verilere göre insanlığın PEK ÇOĞU hakikatin karşısında savaş vererek inkâr ve isyan ile direnmiş ama sonunda hakikatin karşısında mağlup olarak tarih sahnesinden silinip gitmiş oldukları bildirilir. Ancak bu bildirimde KUR’AN; yüzyılları arkasına alarak ve adeta geçmiş yaşanmışlıkların bir özetini ayetleri ile açıklar biz insanlara.

En son gelen ilahi kitap olan yüce KUR’AN’IN bu günü yaşayan insanlığa yönelik geçmişten geleceğe yolculuk yapmışların yaşanmışlıklarını anlatması ve bundan böyle de insanlığın kıyamete kadar sürecek zaman yolculuğundakilere sanki önceden! Bildirilmiş bir mucize/mesaj olarak algılattırılarak açıklanmış bulunulması dikkat çekici bir durum olarak anlaşılıyor.  

Mezkûr konuda Kur’an’da insanlığın bir elemeden geçirilip tasniflenmesinde muhakkak ki bir hikmetin var olduğu kaçınılmaz olarak gözlenmektedir.

Konuya daha iyi bakabilmek ve ilahi hakikatte niçin ve nedeni daha fazla anlaşılır kılmak için Kur’an bu yol işaretlerini bizlere anlamamızı kolaylaştıracak biçimde bildirmiştir. Bu nedenle konunun daha iyi kavranılabilmesi için ilgili ayetlere toplu bir bakışla bakabilirsek daha iyi yararlanmış bulunacağız sanırım.

 

KURAN’DA ÇOKLUK/ ÇOĞUNLUĞUN DURUMU

 

Sizlere Kur’an’daki NİCEL ÇOKLUK ve NİTEL AZLIK konusunda insanlara ayetler ışığında nasıl mesajlar verildiğinin açıklamalarına geçmeden önce bir hususu kısaca arz etmek istiyorum burada.

 

Kur’an da “Ey! Âdemoğulları ya da Ey! İsrail oğulları diye hitaplar yapılırken bir de çok geniş anlamda bir hitap daha vardır. Ey! Nas ya da Ey! İnsanlar hitabıdır bu.

 

Kur’an’daki nicel çoğunluk/çokluk ve nitel azlık konu başlıklarında buraya taşıdığımız ayetlerde hitap doğrudan doğruya insana ve insanlara yapılmaktadır. Bu hitap oldukça geniş zümreye olan bir uyarıyı bize zikretmektedir. Burada ne MÜMİN ne KÂFİR ne de MÜNAFIKLARA ayrı ayrı uyarı yoktur. İnsana ve insanlığa doğrudan doğruya bir uyarı vardır. ÇOKLUK ve PEK AZLIK ekseninde.

 

Çokluk ve çoğulculukla övünen tüm dünya insanlığına ortak bir uyarıcı değerlendirme yapılıyor yüce KUR’AN’ DA.

Bilindiği gibi;

Yüce KUR’AN faillere değil daima fiilere yönelik uyarılarını yapar.

Bu durumu izah ettikten sonra NİCEL ÇOĞUNLUK ve NİTEL AZINLIK!/AZ/AZLIK konusundaki çalışmamıza dönebiliriz.

 

 İNSANLARIN ÇOĞU İNANMAZ VE DOĞRU YOLA GELMEZLER: 5/ 100; 5/49; 7/179; 12/103.104.106; 16/83; 40/59 

“ .Sen onların yola gelmelerini ne kadar istesen de Allah saptırdığını yola getirmez” ( 16/ 37)

“.çok az hariç onlar iman etmezler.” (4/ 55)

“.Onların ÇOĞU Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.” (30/8)

“.Dönerseniz biz de döneriz. O zaman topluluğunuz ÇOK da olsa size hiçbir yarar sağlamaz.        Allah, inananlarla beraberdir( 8/ 19)

“.Yahudilerin ÇOĞU iman etmez.(2/100; 4/155)

“.Onların ÇOĞU Allah’ a şirk koşmadan inanmazlar.(12/106)

  • İNSANLARIN ÇOĞU SAPTIRIRLAR:

“.yeryüzünde bulunan insanların ÇOĞUNA uyarsan seni saptırırlar…”(6/116)

“.ÇOĞUNLUK ilim sahibi olmadan hevalarıyla arzularına uyarak saptırıyor.(6/119)

“.Evvelkilerin ÇOĞU DA sapmıştı. ( dalalete düşmüştü): (37/71)

  • İNSANLARIN ÇOĞU BİLMEZLER:( 6/37,8/34,12/40,16/38,101,39/49,44/39,45/26)
  • İNSANLARIN ÇOĞU ŞÜKRETMEZLER: 27/73
  • İNSANLARIN ÇOĞU ZANNA UYARLAR: 6/16
  • İNSANLARIN ÇOĞUNLUĞU MAL VE ÇOCUK ÇOKLUĞU İLE ÖVÜNÜRLER: 102/1-2

.Biz, mal ve çocuk(sayısın)ca daha çoğuz, biz azaba uğratılacak değiliz” dediler.34/35

.Onların ne malları, ne de çocukları seni imrendirmesin.”(9/55 , 85)

“.Öncekiler mal ve çocuk(sayısın)ca sizden daha çoktular.”9/69

.Ne mallarınız, ne çocuklarınız sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın.” 63/9

.Mallarınız ve çocuklarınız birer fitne(imtihan) dır.” 8/28

“.(Mal ve çocuk) çoğaltma yarışı sizi oyaladı. Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.(ölene kadar çoğalttınız veya nerdeyse kabirlerde yatanlarınızı bile sayacak oldunuz.) 102/1-2

 

 

İŞTE! ÇOKLUKLA ÖVÜNEN İNSANLARA YİNE YÜCE KUR’AN’DAN ŞÖYLE CEVAP VERİLİYOR:

 

“…YARDIMCISI EN ZAYIF VE SAYICA EN AZ OLAN KİMMİŞ(GÖRECEKLERDİR)”72/24

 

 İNSANLARIN ÇOĞU SAVAŞTA BİLE ÇOKLUKLA BÖBÜRLENİRLER:

     “…Hani o gün (Huneyn günü)çokluğunuz sizi böbürlendirmişti..Geniş olmasına rağmen yeryüzü size dar gelmiş ve arkanızı dönüp kaçmıştınız..”9/25-26

  • İNSANLARIN ÇOĞU SÖZ DİNLEMEZ/ SÖZÜNDE DURMAZ/AKLETMEZ:

“…”Onların çoğunda sözde durma diye bir şey bulmadık.”7/102

“Sen onlardan çoğunun söz dinleyip akıl ettiklerini(düşündüklerini)sanıyor musun? Oysa onlar

Hayvanlar gibidirler, hatta yolca daha da sapıktırlar.(7/179.25/44)

 

Çoklukla nicellik dairesi içinde bulunulmayı kısaca yukarıdaki ayetlerin ışığında özetleyecek olursak.

HAKİKATTEN UZAKLAŞMIŞ NİCEL ÇOĞUNLUĞUN ÖZELLİKLERİ ÖZETLE ŞÖYLE SIRALANABİLİR:

 

 

  • İnsanların çoğu inanmaz ve doğru yola gelmezler.
  • İnsanların ÇOĞU KÜFREDERLER/ İMAN ETMEZLER!...16/83,17/89
  • “Onların/insanların ÇOĞU, Rablerine kavuşmayı İNKÂR ederler”30/8(Ahiret inançları yoktur)
  • İnsanların ÇOĞU DÖNEKTİR YALAN söyler. 26/223
  • İnsanların ÇOĞU yüz çevirmiştir, onlar işitmezler: 41 /2, 3, 4, 5

“Bu Kitap, merhametli olan Allah katından indirilmedir; bilen bir millet için müjdeci ve uyarıcı olmak üzere Arapça okunarak, ayetleri uzun uzun açıklanmıştır. Ama insanların çoğu yüz çevirmiştir, onlar işitmezler de: "Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır, kulaklarımızda ağırlık, bizimle senin aranda anlaşmamıza engel vardır; istediğini yap, biz de yapacağız" derler.”

  • İnsanların ÇOĞU Fasıktır.

“Andolsun, Biz Nuh'u ve İbrahim'i (elçi olarak) gönderdik, peygamberliği ve kitabı onların soylarında kıldık. Öyle iken, içlerinde hidayeti kabul edenler vardır, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.” 57/26

 

  • İnsanların ÇOĞU zanna ve fısıltılara uyarlar ve yalan söylerler. 6/37, 116
  • “Onların/insanların ÇOĞU Allah’a ŞİRK koşmadan inanmazlar”12/106–30/42.

 

 Burada şirk konusu her insan zümresini ilgilendirmektedir.

Çünkü;

Mümini de, münafığı da kâfiri de ve fasık’ı /günahkârı da içine alabilecek kapsamdadır ŞİRK. Öyle bir mikroptur ki

Yani vahyi ilkelerle düşünmeden hareket eden herkesin/ her insan zümresinin şirke bulaşması

Muhaldir/olasıdır.

Bu konuda uzun uzun öncelikle düşünecek insanların başında “Ben müslümanım ve müminim” diyenlerdir.

Çünkü görülmemiş bir FİTNE çağındayız.

Şeytan aleyhillaninin tek düşmanı müminim diyen kimliklerden başkası değildir.

Kâfir ve münafık olanlar zaten şirkin içindedir.

Akidesini en çok koruyacak ve daha fazla özen göstereceklerin bugün başında bulunanlar sadece ve sadece Müslümanlardır/Müminlerdir.

 

 “…Yahudilerin ÇOĞU iman etmez.(2/100; 4/155)(Bu ayette diğer insanlar zikredilmemiş!)

  • “   İnsanların ÇOĞU diğer insanları SAP-TI-RIR. Enam /6/116 daki ayette “…insanların ÇOĞUNA uyarsan seni saptırır.” Bu ayetten çıkarılacak çok mesajlar vardır. Düşünmesini bilirsek.
  1. İnsanların ÇOĞU bilmezler.30/6, 34/28, 40/57, 45/26, 6/37, 8/34, 12/40
  2. İnsanların ÇOĞU zanna uyarlar.6/116
  3. İnsanların ÇOĞU samimi değildirler. 9/8
  4. İnsanların ÇOĞU Haktan hoşlanmazlar.23/70
  5. İnsanların ÇOĞU yüz çeviripNANKÖRLÜK etmekten başka bir yol izlemediler25/50
  6. İnsanların ÇOĞU mal ve çocuk çokluğuyla övünürler.

 

 Buradaki mal çokluğu, bir gücü çocukların çokluğu bir başka gücün(kavmi/meşrebi/mezhebi/ırkı v.b ni ortaya çıkarması gibi düşünülebilir.

Burada bir kuvvete ve güce bağlılıkla hareket etmek söz konusudur.

 

Sonuç olarak;

Ayetlerde ÇOKLUKLA övünülen her şeye övgü yoktur.

Daha ziyade yergi söz konusudur.

İnsan, bir kişi de olsa bir topluluk da olsa hata yapmaya müsaittir.

Bu bakımdan insan, kendini yaratanın emir, yasak ve tavsiye niteliğindeki sözüne öncelikle kulak vermelidir.

Önce kendine ait mikro âlemindeki görevlerine konuşlanmalı.

Kendi âleminin dışına çıkıp fütursuzca makro âlemin dengeleriyle uğraşmamalı.

Haddini aşmamalı.

Ayetlerde “Onların ÇOĞU” uyarılı bildirimi insanın nasıl ve neler yaptığının nasıl gözlendiğini anlatmaya yeter de artar bile.

Öyle değil mi?

İnsan alacağı kararları kendisini yaratan Rabbinin terbiye edici sözlerine kulak verip TEVHİD üzere HAK ve HAKİKATE uyarak mesafe almaya çalışmalıdır.

 

 KUR’AN’DA AZ/AZINLIK/PEK AZ OLAN/IN/LARIN DURUMU

    

     Kur’an’da hakka ve hakikate dosdoğru iman edip inananlar PEK AZ’I müstesna denilip haklı olarak ADALETİ üzere koruma altına alındığı gözlenmektedir. Bu durumu da Rabbimiz yalnız kendine iman etmenin karşılığı olarak muti olan/itaat eden kullarına has kılmıştır.

Kendine ittika/takva ile tabi oldukları sürece onlara yardım etmeyi de bildirmektedir.

 

  • HAKİKATLİ NİTEL AZ/AZLIK İÇİNDE OLANLARA YAPILAN YARDIMLAR:

“ Nice AZ bir topluluk var ki, Allah’ın izniyle çok topluluğa galip gelmiştir.”2/249

“ Destek bakımından ZAYIF ve sayıca kim AZMIŞ öğreneceklerdir.”72/24

“ Bir zaman siz AZINLIKTINIZ, hırpalanıyordunuz, halkın sizi sürüp çıkarmasından korkuyordunuz”8/26

“ Allah, onları uykuda AZ gösteriyordu. Eğer onları çokça gösterseydi muvaffak olamazdınız ve savaş içinde birbirinizle çekişirdiniz.”8/43.

 

Burada zikrettiğimiz ayetler açıkça Allah’ın en güzel vaatlerinden başka bir şey değildir.

Mümin bir insan için buradaki ayetlerden başka GÜVENCE ne olabilir?

 

  • HAKİKATLİ NİTEL PEK AZ/AZLIK İÇİNDE OLANLARIN İSTİSNA OLUNMASI:

 

“Hani İsrail oğullarından, 'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anneye-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekâtı verin' diye misak almıştık. Sonra siz, pek azınız hariç, döndünüz ve (hâlâ) yüz çeviriyorsunuz.” 2/83

“Dediler ki: 'Bizim kalplerimiz örtülüdür (ahdi bozmuştur).' Hayır; Allah, inkârlarından dolayı onları lanetlemiştir. Bundan dolayı pek azı iman eder.”2/88

“Musa'dan sonra İsrail oğullarının önde gelenlerini görmedin mi? Hani, peygamberlerinden birine: 'Bize bir melik gönder de Allah yolunda savaşalım' demişlerdi, O: 'Ya üzerinize savaş yazıldığı halde savaşmayacak olursanız?' demişti. 'Bize ne oluyor ki Allah yolunda savaşmayalım? Ki biz yurdumuzdan sürüldük ve çocuklarımızdan (uzaklaştırıldık.)' demişlerdi. Ama onlara savaş yazıldığı (öngörüldüğü) zaman, az bir kısmı hariç yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.” 2/246

“Sözleşmelerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri, "Kalplerimiz perdelidir" demelerinden ötürü Allah, evet, inkârlarına karşılık onların kalplerini mühürledi, onun için bunların ancak pek azı inanır.” 4/155

“Sözlerini bozdukları için onları la'netledik ve kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Kendilerine öğütlenen şeyden pay almayı unuttular. İçlerinden pek azı hariç, daima onlardan hainlik görürsün. Yine de onları affet, aldırma, çünkü Allah güzel davrananları sever.” 5/13

“İman edenleri Allah’ın yolundan alıkoyarak ve o yolun bozulmasını arzulayarak tehdit ile her caddenin başında pusu kurup oturmayın. Azınlık iken Allah’ın sizi çoğalttığını hatırlayın. Bozguncuların sonunun ne olduğuna da bir bakın!” 7/86

“Sizden önceki devirlerde yeryüzünde fesattan vazgeçirmeye çalışacak fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Onlardan sadece çok azını kurtardık. Fakat zalimler kendilerine verilen nimetlerle azdılar. Günahkâr oldular.” 11/116

“Şu benden üstün yaptığını gördün mü (nesi var onun ki onu benden üstün kıldın)? Andolsun, eğer beni kıyamet gününe kadar ertelersen, onun zürriyetini, pek azı hariç kökünden koparıp sürükleyeceğim! Dedi.” 17/62

Buradaki bölümde işaret ettiğimiz ayetlerden de “Hakikatli nitel az/azlık ya da azınlık” diyeceğimiz zayıf bırakılmış insanların hakikate olan dosdoğru imanları gereği Rabbimiz tarafından az da olsalar, zayıf ve güçsüz de olsalar onları nasıl yüce adaletiyle koruduğunu gözlüyoruz.

Kâinatın ve âlemlerin sahibi yüce ALLAH, ilk insanla başlayan insanlığın tarihsel yolculuğundan bu yana sayıca pek az olmasına rağmen hakka teslim olan ve kendisine dosdoğru iman etmişlerin yanında HİÇ ŞÜPHESİZ yer almıştır/almaktadır ve alacaktır inşallah. Zira bu Allah’ın değişmez bir vaadidir.

Hülasa;

Kıyamet kopuncaya kadar da hakka ve hakikate iman edenlerin daima yanında olacağı da bir mutlak/kesin gerçektir.

Dünyanın zalimleri olan istikbar sahiplerinin ne tür dünyayı kuşatıcı hesapları olursa olsun.

Allah’ın da bir hesabı mutlaka vardır.

Güç bakımından ve sayıca ne kadar çok olurlarsa olsunlar.

Zalimler eninde sonunda mağlup olmuşlar ve olacaklardır.

Hak ve hakikate iman etmiş olanlar az ve zayıf da olsalar

Tek başına yalnız da kalsalar

Bütün zamanlarda ve en zor anlarda bile

“ALLAH nurunu tamamlayacaktır.”

Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Yeter ki!

Yüce ALLAH’a kullukda KULCA yapılan imanda samimi olunsun.

SAMİMİYETLE YAPILAN VE YAŞANILAN İMAN

VE AZINLIKTA KALMIŞ İMAN SAHİPLERİ

KESİNLİKLE YALNIZ OLDUKLARINI DÜŞÜNMESİNLER.

ÇÜNKÜ!

HER ZORLUK DA

TEK BAŞINA KALMIŞ İNSANIN VE SAYICA AZ OLAN İNSANLARIN

RABBİ TARAFINDAN KORUMASI ALTINA ALINMIŞ OLMASI

ALLAH’IN

EN GÜZEL VAADİDİR.

EN BÜYÜK GÜVENLİK TEMİNATIDIR.

BUNDAN DOLAYI

RABBİNE KAYITSIZ VE ŞARTSIZ BİR TESLİMİYETLE

İMAN ETMİŞ BİR İNSANIN NASIL ŞÜPHESİ OLABİLİR Kİ!

VESSELAM.

 

“Her kim ki doğru yolu izlemeyi seçerse, bunu kendi iyiliği için yapmış olacaktır. Ve her kim ki yoldan saparsa, bu kendi kötülüğüne olacaktır; kimse kimsenin yükünü taşıyacak değildir. Ayrıca, Biz, [kendilerine] bir elçi göndermeden [yaptığı haksızlıklardan ötürü hiçbir topluma] azap etmeyiz.” İsra:17/15

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2870
Dün2795
Tüm Zamanlar4207361
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 67 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2193
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?