Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon DÜŞÜNMEK, İNSANIN KENDİNİ YÖNETME GÜCÜDÜR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 11
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

              “Düşünmek kolaydır, yapmak zordur.

                  Dünyada en zor şey ise düşündüğünü yapmaktır.”                      

Goethe

 

Varlık dünyasının yaradılışta düşünme yetisi ile konuşlandırılmış tek varlığı hiç şüphe yok ki insandır. İnsan varlık âleminin “Eşref-i mahlûkatı” diye de tanımlanmıştır.

21.Yüz yılın insanı güne başlarken hayata bakışını, hayata tutunuşunu, hayatı sorgulamasını ve hayata anlam katabilmek uğraşısı vermek için ne kadar düşünüyor acaba? Yoksa yeni bir güne başlarken kendisi için son derece değerli olan bir hayatın acılarına, hüzünlerine, stres ve sorunlarına mı terk eder kendini? Bugün ev ve iş arasında monotonluk düzeyinde hep aynı işleri yaparak yaşayan insan bir robot gibi çalışıyor. Ama maalesef kendisi için son derece değerli olan bir hayatı hiç düşünmeden ve kıymetlendiremeden öylesine yaşıyor. Ne yazık ki bu tür insanların sayısı giderek artıyor.

Kimi her şeyi oluruna bırakmış. Kimi boş vermiş. Kimi acı, ızdırap ve sorun yaşamakla yumak olmuş müşküllerini aşamamış. Kimi havadan sudan nem kaparcasına vesvese ve vehimle yaşar. Kimi başkalarının hayatını taklit ederek ödünç almış gibi yaşar. Kimi kendisini hiç olmayacak ham hayallerle aldatır. Kimi hedonist isteklere malul eder kendini. Kimi kendisiyle barışık olamayıp çevresine zarar verir. Kimi kendini aşamaz ve kendine mukayyet bile olamaz. Kimi de ne kadar çok diplomalı ne kadar çok lisan bilse de ne kadar çok bilgisayar dünyasının içinde bulunsa da sorunlarının hakkından gelemeyip bir terapistin önünde buluverir kendini.

Önemli olan bir ömrü heba etmeden aşkın bir değer düzleminde düşünerek ve kritik ederek mesafe kat etmektir. Düşünerek ve inanarak yaşayacağımız hayatı daha kolay daha anlamlı kılmak insanın kendi elindedir hiç kuşkusuz.

İnsan, mademki varlık dünyasında düşünme yeteneği ile ön plana çıkarılmıştır o halde hayatın içinde sınırlandırılmış bir süre ile belirli bir zamanın misafiri olarak bu evrende kalınacak demektir. İşte o zaman bir beşer olarak söz konusu durumun bir anlamı ve esprisi de var olacaktır.

 Yani insan, yaşayacağı evrende ilahi vahye göre “ Başıboş olmak için yaratılmamıştır.” Bilakis faniliği olan sınırlı bir hayatın içinde ve bir süreliğine yalnız Allah’a kulluk yapmak için yaratılmıştır. Aynı zamanda yüce Allah’ın bir ayeti, bir delili, bir belgesi ve bir işareti olan insan, kendisine kodlanmış akıl ve düşünce hasletleriyle yaşadığı mekânı görevi icabı imar ve mamur da edecektir.

Akıl ile mücehhez yaratılmış olan bir yaratık yine yaratıcısının vahyi ile bütünleşir. Düşünme yetisi ile ürettiği ürünleri sunan bir rol aktör, abid bir kul olarak yaratıcısının muhteşemi olarak ödevini yapacaktır. Kendisinden sonra gelecek nesillere yaptıklarını bir inşa içinde sergileyerek devredecektir. Ta ki zamanla sınırlı evrenin bildirilen sonu gelinceye değin. İnkişaf/gelişim sürgit devam edecektir.

Düşünme yeteneği ile ödevli olan beşer, dünü, bugünü ve yarını ile yaşanmışlığın tarihini de yazacaktır. Ama düşünme yeteneği ile beraber bir an’ı şimdi de insanlığa hayrı olmayacak çıkarcı istek ve niyetlerle kullanmaması gerekir. Paketlenerek formatlanmış yaşam programlarının derin dondurucularda sunuma hazırlanıp bekletilen oyun ve tertiplere kanmadan duyarlı ve dikkatli olmalıdır. Düşünme ve düşünmeyi linç etmek isteyen senaryoları da dikkate almalıdır. Bu nedenle düşünme üzerine hatırlatıcı tanımlar ile hem düşünceye önem verme hem de bir tefekkür eyleminin içinde ufacık işlevsel bir katkı çalışması yapalım istedik bu mütevazı yazımızda.

Şüphesiz insanların birbirlerinden farklılıkları ya da üstün meziyetleri olacaktır. Bu durum, hem bir yaradılış gerçekliği hem de dünyevi bir imtihanın soru ve sorunlarıdır hiç şüphesiz.

Her insanın düşünme yetenekleri, algılama imkân ve şartları, anlama kapasiteleri ve zihinsel yetenekleri birbirinden farklıdır.

Farklılıklar, evrende yaşanmışlığın ahengine çeşniler katar. Minimum düşünce ile maksimum düşüncelerin harmanlanması neticesinde ontolojik düzenekte bütünleşebilen bir dilemma yaşanır hep…

Ders alma, öğütlenme ve sınav için acı, tatlı her şey bir aradadır. Zulüm ve adalet. Neşe ve hüzün gibi zıtlılıkların farklılık düzleminde bir arada bulunduğu hayatlar konur öğüten zaman makinasının önüne. Zaman; boyutsal süreler ve evreler içinde tanıklık eder insanın yaşanmışlıklarına/yaşanacaklarına…

Bugün içinde yaşadığımız post modern seküler dünyada insanın yaşaması adına sergilenen oyunlar o kadar çok ki insana dair verilmiş miadlı hayatı heder edebilecek donanımdadır. Zamanı bile heba edebilecek kadar niteliklere sahiptir. Zaman öğütücü bu sistem öylesine tükettirici ki hani kaba bir argoyla derler ya “ İnsanı susuz götürüp susuz getirir” cinsten.

Öylesine bir illizyon gösterisi ki insanı büyüleyen, hiç düşündürtmeyen, gözleri körleştiren ya da insanı kurmacalı, aldatmacalı bir göz bağcılığının içine sokan bir cadı kazanı sanki. Böylesine amorf olmuş bir yaşam tarzı ve felsefesi zihinlerimizi tutsak etmiş sanal bir hapishane adeta… Hayatlarımızı hiç kesinti yapmadan izleyen, yaşam biçimimize müdahale eden, elektronik prangalar ile her saatimizi denetleyen maalesef dönüştürücü bir sistemin içineyiz.

Peki, ne yapmalı? Tabi ki öncelikle düşünmekle yola çıkmalı ve ilk olarak hayatımıza müdahale eden tuzaklardan kurtulup sonra da en zor olan eylemi başlatmalı. Öyle değil mi?

       Yani uzun lafın kısası, yaşam biçimimize ait ödevlerimizi en sağlıklı, kontrollü ve sahih denge içinde kendi dünya görüşümüze uygun olan düşüncelerimizle yapmalıyız.

 

“Düşünme, soru sorma ile düşünmekse yola çıkma ile başlar.” Demiş düşünür. Doğru söylemiş. Soruya cevap vermek düşünme değildir. Düşünme, ne, nedir, niçin ve nasıl soruları ile hayata başlamanın peşinde bir araştırma eylemiyle koşabilmektir.

“Düşünmek, ruhun kendisiyle konuşmasıdır.”

Düşünmek, insanın kendine sahip olabilme yeteneğidir.

Düşünmek, insan beyninin en bilinmeyen sır ve gizemli etkinliğidir.

Düşünmek, insanın kendisini keşf etmesidir.

                    Yaradılış melekesini çalıştırabilmesidir.

                     Zihni melekelerini güçlendirebilmektir.

                     İnsan olmanın erdemine varmaktır.

Düşünmek, hayatı ölçerek tanımak ve tanımlamaktır.

Düşünmek, insana has bir yaradılış melekesidir.

                     İnsanın fıtratına kodlanmış namütenahi bir zenginliktir.

                     Sadece insana verilmiş bir farklılıktır.

Düşünmek, kim olduğunu bilmek ve tanımaktır.

Düşünmek, fikir üretme ve umutsuzluğun içinden bile ümit yeşertmektir.

Düşünmek, kulluk bilincini içselleştirip kulluğu hak edebilmektir.

Düşünmek, bilinç dinamizmiyle yola çıkabilme seferberliğidir.

                     Bir yol projesini başarabilme mücadelesidir.

Düşünmek, karanlığı çözen ve dağıtan,

                     Cehaleti imha eden,

                     Müşkülü yenen,

                     Adam gibi yaşama ve yaşatma bilincidir.

Düşünmek, insanın var olduğunu fark ettirmesidir.

Düşünmek, kör teslimiyetçiliği sorgulamak.

                     Bağnazlığı aşma azimkarlığıdır.

Düşünmek, tefekkür içinde ibadet edebilme hazzı,

                     İnsani iradeyi kuşanabilme cesareti,

                   Zekâyı güçlendirme refleksi,

                   Umudu arama ümididir.

Düşünmek, taklitten uzaklaşıp, asılla tanışma,

                   Başkalarına köle olmama,

                   Kararlı olmak, ne yapabileceğini hesap etmektir.

Düşünmek, irademizi kavrayış tutarlılığı içinde kullanabilme,

                   Hür olabilme, hür kalabilmektir.

Düşünmek, tefekkür, tezekkür, taakkul ve teemmül ederek yürümektir.

Düşünmek, aklın yön arama pusulası,

                   İstikameti hedefleme kararlılığıdır.

Düşünmek, sorumluluğun bilincine ermek,

                   Yükümlülüğün şartlarına hazır olabilmektir.

Düşünmek, hikmetle yol alabilme edebi,

                   Ahlakı şiar edinme şerefi,

                   Bir çözüm için sonuç çıkarma emeğinin belgesidir.

Düşünmek, tahayyül etme,

                   Akletme,

                   Düşündürme,

                   Ufuk açma ve verme dinamizmidir.

Düşünmek, aklın muhayyilesini gerçekliğe taşımaktır.

Düşünmek, hakikatle bütünleşme,

                   Özde buluşma,

                   Esasta bir olabilmedir.

Düşünmek, söylendiği gibi değil, gerçekte olduğu gibidir.

Düşünmek, düşünürken farklılıkların var olma varsıllığıdır.

Düşünmek, bir düşünce eylemi,

                   Bir hikmet söylemi,

                   Bir ilham zenginliğidir.

Düşünmek, ayrıcalığı değil bir farklılığı sentezleme arayışıdır.

Düşünmek, insana bir süreliğine verilen bir ömrü koruma altına alma bilincidir.

Düşünmek, çalışma, araştırma, çözüm arama

                   Ve hasat etme girişimciliğidir.

Düşünmek, düşünmeyi bilme ve bilebilme maharetidir.

Düşünmek, hayal, ütopya, imaj, sezgi, gözlem, bakış, analiz, kritik,

                   Yorum ve fikir materyalleriyle velud olabilme tecrübesi ve ustalığıdır.

Düşünmek, düşünce tezgâhımızda topladığımız bilgi malzemelerimizle,

                   Bir fikir üretebilme çabasıdır.

Düşünmek, zihinsel reflekslerimizi güçlendirme eyleminden sonra

                   Beyin fırtınası için yola çıkma hazırlığıdır.

Düşünmek, akleden varlığa lütuf ve ihsanla verilen kendini yönetebilme yeteneği,

                   Ve yaşadığı çevreyi ihya edebilme güç ve enerjisidir.

Düşünmek, klişelerin, kalıpların, peşin hükümlerin dışına çıkmaktır.

Düşünmek, baskılardan yılmadan ve korkmadan özgürce düşünebilme kararlılığıdır.

Düşünmek, hayatı tanımak, tanımlamak,

                   Hayata bir anlam katmak,

                   Kendini hayatın en değerlisi olduğunu idrak etmek,

                   Böylece bir ömrü dolu dolu yaşamak,

                   Hayat yolculuğundaki engelleri,

                   Ölçerek, tartarak mizan yapma bilinç ve kararlılığıyla,

                   İyiliği yayma, kötülüğü engelleme düsturu ile yaşamaktır.  

Düşünmeden bir hayatı yaşamak boşu boşuna yaşamak demektir.

        “Ödünç kavramlarla düşünenler, doğru düşünemezler.”

         Önemli olan kendimize sunulan kavramları aşkın öğretiden esin alarak bilinçlenmek,

                            Kendimize ait düşünceler üretmek,

                            Kendimiz olmak,

                            Kendimiz olarak kalabilmektir.

                            Çünkü DÜŞÜNEN HER İNSAN AYRI BİR DÜNYADIR.                                      

                            O HALDE; DÜŞÜNELİM VE ÜRETELİM


SONRA

ÜRETTİĞİMİZ DÜŞÜNCELERİMİZİ MUKTEDİR KILIP

HAK EDECEĞİMİZ BİR HAYATI

BARIŞ İÇİNDE

ÂLEM-İ İNSANLIK İÇİNDE

BİRLİKTE VE BERABERCE        

HUZUR İLE YAŞAYALIM /YAŞATALIM

ESENLİK İÇİNDE KALALIM.

YETMEZ Mİ?

EYLEM İÇİN DÜŞÜNME

DÜŞÜNME İÇİN EYLEM

HAYATI YAŞAMANIN

OLMAZSA OLMAZ ŞARTIDIR                                                      

ÖYLE DEĞİL Mİ?                    

ÖYLEYSE

DÜŞÜNE DÜŞÜNE YAŞAMAK

HAYATA YÖN VERMENİN ŞİARI

HAYATIMIZI YÖNETEMENİN KARARI OLMALIDIR.

SONUÇ OLARAK SON SÖZÜMÜZ

DÜŞÜNMEK; HER İNSAN İÇİN FARZ OLMALIDIR.

VESSELAM…


Her şey üstünde DÜŞÜNMEYE alıştırın kendinizi; ama gerçekte olduğu gibi DÜŞÜNÜN, söylendiği gibi değil.”   Bernard Show
 
   

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
-1 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2012-02-01 20:20
Bugün en çok muhtaç olduğuğumuz eylemlerden biri olan "Düşünmek" konusunu edebi bir tarzda ifade eden sayın yazarı tebrik ederim. Özellikle konuşmadan önce düşünmenin hepimiz için ne kadar gerekli olduğu da hepimizin malumudur.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2189
Dün2500
Tüm Zamanlar4217644
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 86 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2413
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?