• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon SÖMÜRGECİLERİN YÖNETTİĞİ DÜNYAMIZ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Bir tarihe kadar sömürgecilik, silahlı güçlerle yoksul yörelerin denetimini ele geçirmek ve buralara özel yöneticiler göndererek değerli girdi ve kaynakları anavatana taşımak biçiminde uygulanıyordu. Kaynak ve girdilerin belirli bir sınıfın zenginleşmesine yaradığını, canını ortaya koyan askerlerin ise yoksul sınıfların mensubu olarak ancak hava alabildiklerini bilimsel nitelikte saptayan araştırmaların varlığına, başka yazılarımızda değindik. Sömürgeciler, köle ticareti, girdikleri ülkelerde katliam ve hatta afyon sattırmak için savaş çıkarmak düzeyinde adileşebildiler. Bu ahlak yoksunu, acımasız ve toptancı katillerin çoğunlukta olduğu şer sınıfı, avanta rekabetleri üzerinden, halkları birbirine kırdırmak biçimindeki dünya savaşı cinayetlerini de insanlığa armağan ettiler.

Daha sonra, sömürgeci sermaye sınıfları, ülkeler arası çelişkileri bir ölçüde de olsa gidererek tek merkezli bir yapıya kavuştu. Yoksul ülkeler, ancak son kertede savaşla denetim altına alınırken, genelde, ülkeler içinde ajanların çeşitli alanlarda etkili kılınması yoluyla egemenlik kapsamına sokuldular. Sömürgecilerin en çok kullandığı ajanların başında inanç alanındakiler gelmektedir. Afrika’nın bugünkü geri kalmışlığında papazlar, askerler ve kokuşmuş yerel yöneticiler kadar etkili olmuşlardır.

 

Günümüzde, sömürgeci egemenliği, silahlı kuvvetler, üniversiteler, yargı, siyasal partiler, sivil toplum, sanat, sanayi, ticaret ve inanç kuruluşlarında global sermaye sınıfının bilinçli bilinçsiz denetimindeki kişiler kanalıyla gerçekleştirilmekte ve sürdürülmektedir. Darbeler, işkenceler, cinayetler, iç ve dış çatışmalar, yoksullar, evsizler, uyuşturucu müptelaları, bakılmayan çocuklar, kötü muamele gören kadınlar, hile ve yanlışa dayalı beslenme ve sağlık hizmetleri, çarpık çurpuk yerleşimler, işsizlik gibi olumsuzluklar, global sermaye sınıfının böylesi işine geldiği için var olmaktadırlar.

 

11 Şubat tarihli Los Angeles Times gazetesinden öğrendiğimize göre, İspanyol iş gücünün dörtte biri işsizmiş. Yirmi yaş üstü gençler arasında işsizlik oranı yüzde 50’ye yükseliyormuş. Yine geçenlerde, gazeteler, Ege Bölgesinde 2500 işsiz maden mühendisi bulunduğu haberini geçtiler. Suriye’de, Mısır’da, Libya’da, Irak’ta insanlar birbirinin boğazına sarılmış. İşte bütün bunlar global egemenlik, özellikle de petrol, silah, uyuşturucu ve para baronları ile mafya, böyle istedikleri için böyle. Oysa insanlığın gerek insan odaklı sosyal sistemler oluşturacak ve gerekse tam istihdamı da sağlamak yoluyla yoksulluğu sıfırlayacak düzeyde bilgi birikimi var. Dolayısıyla, global egemenliğin epey bir dışında kalabilen Çin, Hindistan, Brezilya gibi ülkeler hızla kalkınabiliyorlar.

 

Bütün konuşmalar, tartışmalar, soruşturmalar, kovuşturmalar, eylemler, güdülerin global yönetim ile ilgisi kurulmadığı ya da kurulamadığı için, temelsiz laf ve hareket olmaktan öteye geçemiyorlar. Temel’e değinilmesi de ortalıkta dolaşanların hiçbirinin işine gelmiyor.

 

Neyse ki, ‘Dünya Gençleri Birleşiniz ve İktidar Olunuz’ başlıklı kitabımda, bu vahşet ormanının nasıl dışına çıkılabileceğini ‘kendimce’ bir reçeteye bağladım. Eğer gerçekten, halkımız ve bu arada çocuklarımızın geleceğine olumlu bir katkıda bulunmak isteniyorsa, aydın (ya da öyle olmayı dileyen) okumuşlar arasındaki bütün tartışmaların da bu ‘nasıl’ üzerine odaklanması gerekmez mi…

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:29)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 27 Mayıs 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün510
Dün1148
Tüm Zamanlar4529298
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 62 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5235
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?