• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon YOLUMUZU AYDINLATACAK IŞIK YOK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Yoksul ülkelerde genelde medyadan izlenebilen ikincil iktidar savaşımları, aynen Enderun içindeki mevki kapma yarışmalarını andırıyor. Padişah belli, onun yerine geçemezsin de ancak onun güvenilir bir hizmetlisi olduğunu kanıtlayarak yükselebilirsin. Günümüzde büyük şirketler ve mafya ortaklığı dünyanın birçok ülkesinde padişah konumunda. Fiili padişahın sekretaryası ABD yönetiminin, kapsam dışı bırakılan ya da gizli tutulan tesislerle birlikte, yeryüzüne dağılmış en az 1000 askeri üssünün bulunduğu ileri sürülüyor (Yeni Aktüel). Bu üslerin bir bölümü altyapılı (elektrik, su, arıtma, havaalanı, vb. donatımlı) yerleşme alanları üzerinde. Irak ve Afganistan’daki her bir askerin bir milyon dolar dolayında yıllık maliyeti olduğunu ileri sürenler de var.

Egemenliğin dayattığı koşullar içinde, sorunlarımızı, doğrudan kendimiz ve özellikle de halkın çoğunluğunun mutluluğu açımızdan değerlendirip çareler üretme şansımız çok az. Adamların işine, adım başı AVM, lüks otel ya da rezidans toplulukları kurmak, gökdelen iş merkezleri inşa etmek, sokaklarımızı taşıtlarla doldurmak geliyorsa, o yapılıyor.
Örneğin, enerji, beslenme, ilaç gibi alanlarda da koşut uygulamalar gerçekleştiriliyor. Nükleer santral kurulacaksa kim karşı durabilecek…Kısa bir süre önce nükleer bir trajedi yaşayan Japonların bile olumsuz tutumlarından geri dönebileceklerine dair haberler ortalarda dolaşmaya başladı.

İkincil iktidar meraklılarının her biri için gazı alınacak farklı kalabalıklar saptanmış durumda. Örneğin, bir liderlik dini bütün yurttaşları, bir diğeri de ‘uygarlıkçı’ kalabalıkları avutabiliyor. Konular, ancak, yarışlar için belirlenmiş kulvarlar içinde ele alınabiliyor, bunun dışına çıkılamıyor.

Güncelleşen eğitim sorununu değerlendirelim. İlkokul matematiği gibi bir takım rakamların sıralanması dışında fazla bir şey yok. Kimsenin ‘eğitimin içeriği’ni tartışmaya niyeti de yok. Eğitim insanın mutluluğu ve gönenci için yapılır. Bunun için de bireyin gerek kendisi ve gerekse çevresi için en önemli bilgileri öncelikle kapsaması gerekir. Örneğin, kırsal kesimdeki öğrencilere tarım, konut yapımı, güneş enerjisi ve öteki yenilenebilir enerjilerin kullanılması, mikro üretim, yalıtım, temizlik, hayvan yetiştirme, doğru beslenme, insan, hayvan ve bitki sağlığı, sporla gelişme, insan hakları, sanatla yücelme yetkinliklerinin kazandırılması, bunun için öğretmen yetiştirme işlevinin yeniden (ve hatta sıfırdan) ele alınarak büyük bir değişime tabi tutulması zorunludur. Köy Enstitüleri örneğinden niçin yararlanmıyoruz…Halka dönük eğitimin en güzel örneklerini Hindistan’da çıplak ayaklılar koleji hareketini başlatan önderler yaratmışlar sanki. Bu bağlamda okuma yazma bile bilmeyen kadınlar arasından güneş enerjisi mühendisleri çıkarmışlar. Çin’in de çıplak ayaklı doktorlar örneği var. Bu ve bunlar gibi yüzlerce örneği değerlendirebilecek uzmanlarımız niçin hep bir yerlerde saklanıyorlar…

Kadınlara, çocuklara uygulanan şiddet nasıl önlenecek…Yüce kurulun dayattığı ve aslında bir sömürü hiyerarşisi niteliği taşıyan
kapitalist sistem, geri kalmışlık ve feodalizm ile de birleşince, kadın ve çocuklar üzerindeki erkek egemenliği tastamam kurulmuş oluyor. Kadınlara Anayasa’nın emrettiği vatan hizmeti bağlamında bazı temel eğitimleri (kendini savunma, silah kullanma dahil) gördürmeyi aklına bile getiren yok. Kadının doğası gereği evde oturup (çok sayıda) çocuk üretmesi yeterlidir, diye düşünüyor aklıevvel kardeşlerin bir bölümü. Kadınların haklarını savunur gibi yapan kadınların bazıları da, aslında, erkekler dünyasında yer kapmaya çalışan kadınlar sanki. Bunların en parlak örneği İngiltere eski Başbakanı Thatcher’dır. Çıplak ayaklı koleje ilişkin bir videoda da açıkça gösterildiği üzere, erkeklere göre gerek öğrenme ve gerekse uygulama yönünden epey bir üstünlük taşıyan kadın nüfusu, bedensel ve zihinsel üretime tam kapasitede sokulmaz ise, geri kalmışlıktan kurtulmak çok ama çok zor olacaktır.

Sözün kısası, ele alınıp da gerçek anlam ve kapsamında değerlendirilebilen bir sorunumuz olmuyor ve olmayacak gibi. Bağımsız insanlar tek tük de olsa doğruları dile getiriyorlar ama küresel egemenlik filtresi bunların yoğun biçimde halka intikaline izin vermiyor. İletişim kanallarının (ayıp olmasın diye hepsi demeyelim de) büyük bölümü yüce kurul ve ücretli görevlilerinin gözetim ve fiili sansürü altında, maalesef.

Sonuç olarak, ne yaparsak yapalım, ne yazarsak yazalım, geçenlerde yitirdiğimiz şair Özcan Yalım kardeşimin şiirindeki adamı aşamıyoruz işte:

‘Öyle yalnızdı ki adam
Kendisi bile yoktu yanında’.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:30)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 18 Şubat 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün841
Dün1856
Tüm Zamanlar4407413
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 40 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2918
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?