Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon ARAFTA SIKIŞMAK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Eğitimci, Şair ve YazarÖnünü görememek, eli kolu bağlı olmak. Beklemek ve sabretmek. Geçmişin siyah-beyaz kareleriyle çevrelenmek, geleceği müphem bir halde anın arafında durmak. Rutine hapsolmak, duyguları fanusa tıkayan dar bir alana mahkûm olmak. Böyle bir mecburiyet hayatını kuşatmışsa sıkıntını kendine bile anlatamıyorsan, kendinden hem uzak hem yakın bir mekânda duruyorsan çıkış yolunu bile aramak muhaldir. Bu nasıl bir haldir ki dilin anlatamaz, elin yetişmez, gücün yetmez. Böyle bir şey olur mu? Seni sarmalayan mükellefiyetler varsa, haykıracak cesaretin yoksa oluyor işte.

Sabır ve zaman her şeyin ilâcıdır, deniliyor. Buna dua da eklenirse doğrudur doğru olmasına. Lakin dar alanda geçen ömrün, aşınmaya, solmaya, pörsümeye bırakılan duyguların günahını müsebbipler mi kişinin kendisi mi yüklenecek? Zor zamanlar, zor sorular. Açılmaya muhtaç cümleler, anlamaya niyetli bireyler, paylaşmaya hazır dostlar varsa ihtimal ki gönül açılır, dil anlatır. Kırılma noktaları, bükülme anları, sanki boşluğa saplanmış gibi olma. Aklın, iradenin dondurulmuş, beklemeye alınmış, zamanın dışına itilmiş halleri. Akıl kendini, irade istikametini bulacağı an geçen zaman kayıp mı, kazanç mı? Muğlâk, tahlili zor. Tek olsan, sen olsan, bir başına karar vermek çok kolay. Fanusun dışına çıkar, hayatına hayat, yaşamına renk katabilirsin. Her hal û kârda sabır, dua ve şükür diri tutmaya yetecektir. Anlatmaya çalıştığımız, açmaya takat yetiremediğimiz kapalı kalmaya zorlanmış sıra dışı özel bir durum. Olağan ama olağandan farklı, spesiyal ama zati. Dikkate değer mi değmez mi cevabını zorlama gerekmez. Birçoğunu da ilgilendirmez.

İlgi, alaka ile akraba, akraba değil hatta ikizi. İlgi dikkati olgu ve olaylar üzerinde toplama. Alaka öncellik tanımaya daha yakın bir ifade gibi. Kişinin İşine alaka duyması, işverenin ilgisiz kalması; köpeğin insan ısırması değil, insanın köpek ısırması haber olur, teoremi gibi bir şey dersek; bunun konu ile ne alakası var gibi sualle alaka ile başka bir alaka kurarsınız. Şair “at önünde et vardı, it önünde ot vardı” dememiş miydi? Bu korelâsyon neyi ifade ediyor? İlk paragrafla ilintisi ne kadardır? Kapalı cümleler, açık ifadeler. Akıl ile duygu, dil ile gönül, bedenle ruh arasındaki tenasübü zedeleyen müeyyideler yok mu? Onlardır anlatmayı zorlaştıran, tercihlerini yok sayan. Ve kendinden uzaklaşmayı besleyen sebeplerden bir sebep. Hareket alanını daraltan bir yolda birçok yılının tükeneceğini bile bile, tıpış tıpış yürümek. Zorunlu, belki zaruri fasit bir yürüyüş. Özgür iradenin geçici olarak devre dışı bırakıldığı bir süreç. Başı belli sonu belli olmayan. “sabırla koruk helva, dut yaprağı atlas olur” gibi bir sığınak imkânını elinde tutarak.

Ne kendinden kaçabildiğin, ne kendine sığınabildiğin ama ve lakin avunabildiğin bir ara zaman. Kitapla buluşma saatlerini yakaladığın zaman rutinin dışına çıkmanın huzurunu bir nebze yakalayabilirsin. Konsantre olabilirsen mutluluğun, belki huzurun geçici bir kokusunu duyabilirsin. Yine de hala önünü net olarak görebilme, hayatını ona göre tanzim etme imkânın yakın olarak gözükmüyor. İleride sağlığın el verirse, yüce yaradan da nasip ederse o sahile varacağını da biliyorsun. Bu bilmedir ayakta durmanı, yürüme azmini bileyen, inancını besleyen. Madde ile mana arasında sıkışıp kalmanın acizliğini, sebepler dairesinde kalmanın çaresizliğine çare olacak çareyi aramak ihtimal dışı değildir. Bu değildirdir ki ümidi emziren bir değildir.

Geçmişe dönmeden, geleceğe takmadan, an’ı çoğaltmak bu sıkışmışlık arasında bir kabiliyet ister. Bu kabiliyet ferasete tekabül ederse de moral’e endekslidir. En yüksek moral ise kudreti sınırsız, mevcudatın tek sahibi yüce yaradana sığınmaktır. Bu sığınma acizliği, çaresizliği, sıkışmışlığı, haksızlığa uğramışlığı, yok sayılmışlığı gideren bir mevki, bir mevzidir.

 

Degerli Yazarimiz NACİ GÜMÜŞ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Çarşamba, 16 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün240
Dün1043
Tüm Zamanlar4261272
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 96 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2429
İçerik : 1500
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?