• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon “SÜPER GÜÇ” TE NEYMİŞ?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

altİnsanlar genellikle gördükleri şekilde düşünürler. Hatta büyük çoğunluğu, inançlarını bile bu esasa göre şekillendirirler. Oysa inananlar; gökleri ve yeri yaratan Rablerine ve ahîrete görmedikleri halde iman ederler. Boş yere yaratılmadıklarının, bu dünya’nın bir oyalanma yeri olduğunun, ansızın gelip çatacak olan kıyâmetin mutlaka gerçekleşeceğinin, ahîret te de inananların mükâfata, inanmayan ve yaşamlarını zulümle sürdürenlerin de sonsuza dek azap çekeceklerinin bilincindedirler. İnsanca yaşama savaşı vererek onurlu bir hayat sürerler. Kendi içlerinden seçilmiş olan elçilerin, Rabbimizden aldıkları vahiylerin topluma tam olarak ulaştırıldığına şahitlik yaparlar. Yaşadıkları sürece Rablerinden başka, hiçbir zorba karşısında teslimiyet göstermezler.

Rabbimizin öğütleri açıkça böyle iken, bazı müslümanların kendilerini zayıf, çaresiz olarak tanımlayıp, toplumdaki bazı mafya kılıklı virüslerden korunma içgüdülerini her şeyin üstünde tuttuklarına tanık olabilmekteyiz. Bu gözlemimizin açıklanması gerekir. Bu ifade ile haksızlığa uğrayanların, zulme maruz kalanların kendi haklarını taş ve sopa ile korumaları gerektiği şeklinde anlaşılmaması gerekir. Toplum hayatında yasalar ile insan nefsi koruma altına alınmıştır. Herhangi bir haksızlığa uğrayanların Rabbimizin öğütlediği tarzda Kamu yönetimine başvurması gerekir.

Fert bazında anlatılan bu durumlar toplumlar ve devletlerarasında da görülmektedir. Kur’anda Rabbimiz ibret almamız için birçok kıssayı örnek göstermiştir. Rabbimizin elçilerine toplumlarının ileri gelenlerinin saltanatlarını korumak için nasıl karşı çıktıkları, Allah’a karşı nasıl savaş açtıkları anlatılmaktadır. Zulmün timsali olarak bilinen Firavun ve onu destekleyen ordusunun başına gelenleri bilmeyen yoktur.

Rabbimiz nasıl ki bazı insanları zenginlikle, bazılarını da fakirlikle sınava tabi tutuyorsa, aynı şekilde bazı toplumlara da bol nimetler vererek, diğer toplumların ve devletlerin gıpta edecekleri hayat şartlarını oluşturur. Bu da o devleti oluşturan toplumun bir sınav biçimidir. Eğer o devlet liyakatli kimseler tarafından yönetiliyorsa, sadece kendi insanlarının değil dünya’nın herhangi bir yerindeki mazlum insan ve devletlerin de yanında olur. Allah’ın lütfettiği fazlalıklarını paylaşır.

Eğer o devletin yöneticileri sadece kendilerinin menfaatlerini ön plâna alıyorlar, komşularının perişanlıkları karşısında duyarsız kalıyorlar ve başka ülkelerin tabii zenginliklerini sömürüyorlarsa nankörleşmiş demektir. Kendilerinin dünya hayatı devam ettiğince refah içinde kalacaklarına, devletlerinin yıkılmaz güç olduğuna inanmışlar demektir. Bu şımarıklıkları ile aynı yaramaz bir çocuk gibi diğer toplum ve devletlere kafa tutarlar, onlara emir ve talimatlar verirler. Kendilerinin süper güç olduğunu, dünya’nın adeta jandarması olduklarını ilân ederler. Bu tarife uygun devletler zaman içinde dünya sahnesine gelmişler, rollerini oynamışlar ve tarihten silinmişlerdir. Bu tarife uygun devletler halen vardır, kıyamete kadar da olacaktır. Ekonomik, sosyal ve kültürel güç kaynaklarını ele geçirmiş olan bu azgınlaşmış devlet ve toplumlar, dinî ve ahlâkî değerleri itibarsız bir duruma düşürmeyi göze alacak kadar sapıtmış olabilirler. Güya diğer toplumlara iyilik yapıyorlarmış gibi kendilerini maskeleyerek, onları kendilerine kul edinmek gayretindedirler.

Mucize olan Kur’an da nankör bir toplum olan Sebe kavmi örnek olarak anlatılır. Bugün Yemen olarak bilinen yerde yaşamış olan bu kavim ile ilgili merhum Mevdûdî’nin yaptığı araştırmalardan öğrendiğimize göre, içlerinde sadece çok küçük bir topluluk Allah’a ibadet ediyordu. M.Ö. 1100 yıllarında zenginlileriyle ün salmışlardı. Hz. Süleyman zamanında kraliçelerinin imana gelmesinden sonra çoğu müslüman olmuştu. Ancak daha sonraları tekrar birçok tanrı edinerek şirk bataklığına yuvarlanmışlardır. Zenginliklerinin kaynağı tarım ve ticaret idi. Ülkelerinde birçok barajlar inşa etmişlerdi. Yunanlılar ve Romalılar bu kavmin efsanevî zenginliğini duyup kıskanırlardı. Altın ve gümüş kaplar kullandıkları, 20 katlı gökdelenler inşa ettikleri yapılan arkeolojik kazılar ile ortaya çıkmıştır. İşte böyle lüks bir hayat süren ve kendilerinin ebediyete kadar bâkî kalacaklarını sanan bu kavim, isyanları ve âdeta Allah’a kafa tutarcasına “..seferlerimizin arasını uzaklaştır. (Sebe 19) tarzındaki ukalaca talepleri sonunda yaptıkları barajların altında kalarak yok olmuşlardır. Rabbimiz kıyamete kadar gelecek tüm insanları uyarıyor. Kur’anda buna uygun başka âyetler de bulunmaktadır.

Daha yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş bir bakmazlar mı? Onlar kendilerinden hem daha çok, hem de kuvvetçe ve yeryüzündeki eserlerinin sağlamlığı bakımından daha çetin idiler. Öyle iken o kazandıkları şeyler, kendilerine fayda vermedi”. (Mü'min 82)

İnsan, değerli bir varlıktır. Sadece Allah’ı Rabb olarak tanımalıdır. Allah ve elçilerinden başka hiçbir kimse ve nesneyi kendisinden üstün görmemelidir. Kendisinden değersiz veya kendine denk bir varlığı Rabb kabul ettiği takdirde, insanlık onurunu zedelemiş olur. İnsan, kendi hevâsına uyarak kayıtsız şartsız teslimiyet gösterdiği liderleri, beşerî sistemleri, kendilerini süper güç ilân etmiş devletleri ön plâna aldığında tehlikeli bir pozisyona girmiş demektir.

Müslüman hiçbir zaman ümitsizliğe düşmez. Zamanımızın Firavunlaşmış devletlerinin sanki her şeye kadir olduğu şeklindeki bir düşünce Allah korusun insanı şirke götürebilir. Uygulamada gördüğümüz bazı süper güç sanılan devletlerin vizesi alınmadan herhangi bir mazlum devletin kılını bile kıpırdatamayacağı yolundaki inanç çok tehlikelidir.

Kur’andan başka bir örnekte Rum suresinde verilmiştir. Rum suresi vahyolunduğunda Mekkeli müşrikler peygamberin yalanı ortaya çıktı diye sevinmişlerdir. Rum suresinde Rumların galibiyeti önceden bildirilmiştir. Bunu peygamberimiz bilemezdi. Rabbimiz bildirmiştir. Bu âyet indiğinde Acemlerin süper güç olarak bilindiği, hiçbir gücün karşı çıkamayacağı sanılıyordu. Hatta bu konuda Ebu Cehil ile Ebûbekir’in iddialaştıkları bile rivayet olunur. Zaman içinde bu gerçekleşmiştir.

Rabbimiz her an yeni bir yaratıştadır. Allah sebepleri yaratır. Bu sebeplere sarılan fert ve toplumlarda eninde sonunda muvaffak olurlar. Kendilerini süper güç sanan devletlerin mazlum milletlerden sakladıkları (A,B,C) plânları varsa, Rabbimizin de mutlaka bir (Z) planı olduğunu unutulmamalıdır. “Allah her şeyin yaratıcısıdır. O her şeyin yöneticisidir.” (Zümer 62) Yeter ki Müslümanlar sadece mûcize olan Kur’anı rehber, Rab olarak ta Allah’ı bilsin ve gerçekten inansınlar. Herhangi bir mûcize beklemeden, sabırla çalışarak, bilgilenerek, kibirlenmeden üstün olmanın mümkün olduğuna inansınlar. Rabbimizin açıkça bildirdiği sünnetullahta bir değişiklik bulunamayacağı mesajını hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gereklidir. Kur’anı anlayamayız, süper güçlerle baş edemeyiz korkusundan ve önyargılarından sıyrılsınlar.

Bakî olan Allah’a emanet olunuz.

Son Güncelleme (Cumartesi, 24 Mart 2012 20:24)

 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün3186
Dün4075
Tüm Zamanlar3780377
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 524 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 1363
İçerik : 1479
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?