Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KİTAP OKUYANA BAŞARI BEDAVA

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 43
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı, 1 Nisan 2012 Pazar günü yapıldı. Bu sınavda özellikle Türkçe sorularının uzun yapısı, sınava giren birçok öğrenci için sınav tarihine uygun olarak, sanki “1 Nisan Şakası” gibi geldi. Adaylar, Türkçe sorularının büyük çoğunluğunun paragraf sorusu olmasından ötürü, sınavda hem uzun zaman harcadı, hem de zorlandı. Bu durum, aslında gençlerin okuma alışkanlığını kaybettikleri konusunda velilerin, öğretmenlerin, yetkililerin, kısacası eğitim ile ilgili tüm paydaşların yüzüne “kral çıplak” demesi bakımından son derece hayırlı oldu.
Bugün birçok ülkede, “gençlerin yeterli kitap okumadığı, teknolojinin dili bozduğu ve gençleri çok az kelimeyle konuşmaya mahkûm ettiği” yönünde süregelen tartışmalar, bu vesileyle ülkemizde de gündemdeki yerini almaya başladı.
Günümüzde genç neslin okuma alışkanlığını kaybettiği veya onlara okuma alışkanlığı yeterince veril(e)mediği konusunda, hemen herkes hemfikir durumdadır. Peki, genç nesle okuma alışkanlığını kim kaybettirdi veya okuma alışkanlığı neden veril(e)medi? Bu alışkanlık tekrar nasıl kazandırılabilir? Gençlerin okuma alışkanlığını kazanmalarını olumsuz etkileyen önemli faktörler arasında teknolojideki gelişmeler, cep telefonu ve sosyal medya sayılabilir. Bu etkenlerin yanında başka bir faktör de, eğitim sistemimizdeki ölçme, değerlendirme kriterleri ve sınav sistemindeki eksikliklerdir. Sınav sistemi, çocukların bilgi ve donanımlarını ölçmekten uzak ve onları yarışma havası içine sokmaktadır. Gençlere temel eğitimin başından itibaren açık uçlu sorular yerine, klasik test formatı dayatılmaktadır. Buna ailelerin baskısı ile birlikte, “Kitap okuyacağına fazladan birkaç soru çözersen daha yararlı olur.” anlayışı da eklenince, gençlerde okuma alışkanlığı sistemli olarak kaybolmaktadır. Oysaki bu düşünce kesinlikle yanlıştır.
Kitap okuma ile klasik test sorusu çözme uygulaması, birbirine alternatif veya rakip değil, bilakis birbirinin tamamlayıcısı durumundadır. Zira eğitimde yaygın anlayış haline gelmiş: “Bir soruyu doğru anlamak, yarısını çözmek demektir.” prensibi vardır. Dolayısıyla, bir soruyu doğru anlamanın temel şartı, kelime dağarcığının zengin olmasıyla doğru orantılıdır. Bunun yolu da, kaçınılmaz olarak düzenli kitap okumaktan geçer. Düzenli kitap okuyan ve bunu davranış haline getirmiş bir öğrencinin, hem sınavlarda hem de hayatta başarılı olma şansı, bu özelliğe sahip olmayan bir öğrenciye göre çok daha fazladır. Çünkü kitap okuma alışkanlığı, kişinin üst düzey analitik bilişsel beceriler kazanmasını sağlar, kelime dağarcığını zenginleştirir, ufkunu açar, muhakeme gücünü, anlama ve kavrama becerisini geliştirir, analiz etme, sentezleme ve yorumlayarak değerlendirme yapma becerisini kazandırır. Bu da doğal olarak, beraberinde hem sınavlarda, hem de hayatta başarıyı getirir.
Onun için, eşit ağırlık, sözel ve sayısal alan ayrımı olmaksızın, tüm gençlerimizin günlük çalışma planlarında okuma saatine mutlaka yer vermesi gerekir. Sınava girecek her öğrencinin, öğrenim süresince ve belli bir program çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu “100 Temel Eser” başta olmak üzere, mutlaka yerli ve yabancı klasikleri okuması gerekir.
Aslında toplum olarak az okuyoruz. 75 milyon nüfuslu ülkemizde, magazin ve spor gazetelerini dışarıda tutarsak, günlük satılan gazete sayısı 2-3 milyon dolayında. Onun için ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan “az okuma sorunuyla” topyekûn mücadele etmemiz gerekir. Böylece bugün yaşadığımız birçok sorunun temelinde yatan az okuma sorununu çözdüğümüzde, diğer sorunlarımızı daha kolay çözme becerisi kazanırız. Çünkü: “Okuyanlar iki misli daha iyi görür.”
Çocuklarımıza okuma sevgisi ve alışkanlığını kazandıracak yöntemler geliştirmeliyiz. En önemlisi de, önce biz büyükler kitap okuyarak gençlere model olmalıyız. Zira Malcolm X’in dediği gibi “En iyi nasihat örnek olmaktır.” vesselam…

Abdulkadir YILDIZ
Uzman Rehber Öğretmen
(Konak Eski Milli Eğitim Müdürü)

 

İletişim:
İzmir-Konak Dr. Osman Yaşar Anadolu Sağlık Meslek Lisesi
e-mail: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 

 

Degerli Yazarimiz Abdulkadir YILDIZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Perşembe, 01 Mart 2012.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1571
Dün2889
Tüm Zamanlar4208951
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 125 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2221
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?