• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon HALKTAN KOPUKLUĞUN YARATTIĞI CEHALET

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Bir mimarlık hocamız, 'Türkiye'de son altmış yıldır ne cami, ne imam hatip okulu ve yurdu ve ne de türbe ve mezar inşaatında yüzyıla yakışan tek bir bina yapılmadı' diyor ve soruyor: 'Nereye gitti o kadar idealist mimar'. Hocamız, mimar Vedat Dalokay'ın ancak İslamabad'da uygulamaya sokabildiği cami projesinin bu alandaki tek ileri ve çağdaş uygulama olduğunu belirtiyor.(Doğan Kuban, CBT 20 Nisan 2012).

Neden böyle...Çünkü, hemen hemen bütün meslekler gibi, mimarlık da başarılı biçimde halktan koparıldı. Kerpiç ve öteki yerel inşaat malzemelerinin kullanımı açısından gerekli genişlikte araştırma ve önderlik yapamayan öğretim kurumları, tarihimizin sunduğu sanatsal yaratıcılıktan da soyutlanarak günümüz çirkinliklerinin ortaya çıkışında temel etken oldular.
(Attila İlhan’ın ‘Kendi kendini sömürge yapma’ tanısı bu hastalık için de geçerli).

Geçenlerde silah tacirlerinin Irak’a 20 kadar savaş uçağı satacakları haberi verildi. Kuzey Irak’taki topluluk, uçakların kendilerine karşı kullanılıp kullanılmayacağını sorguladığında, ‘Bunları Iran ve Türkiye’ye karşı kullanacağız’ yanıtını almış.
Daha önceden de Suudi Arabistan ve öteki petrol şeyhliklerine yönelik (sanki kendileri kullanacakmış gibi) savaş uçağı satışları planlandı. Yunanistan’ı batıran nedenlerden biri silah alımları, malum. Bir kanalda şöyle bir altyazı geçti: Bir kuruluş dünyadaki kakao ticaretinin bile silah alışverişlerinden daha iyi denetlendiğini ileri sürmüş. Kısacası, silah ve uyuşturucu trafiği ile bunlardan sağlanan avantalar tam gaz ve belki de genişleyerek büyüyor, gizemli bir gizlilik çarşafının altına sokularak. Suriye’yi karıştıranlar şimdi de Esat’ın elindeki kimyasal silahlardan bahsetmeye başladılar, bir nedenle. Peki kardeşim, halkımızı bu son derece tehlikeli gelişmeler hakkında bilgilendirecek kimse yok mu… Silah ve uyuşturucu paralarının büyük bölümünün de savaş ve iç karışıklık çıkarmak, silahlı çeteleri desteklemek ve kafalarına uygun sekreterleri işbaşında tutmak amacıyla, para haydutları ile tefeciler tarafından kullanıldığı da kesin. Böyle dersleri okullarda okutmamaları nedeniyle, ancak kendi kendini yetiştirip bu gibi yaşamsal konularda halkımızı aydınlatabilecek kadar aydın birilerini gördüğümüzde, birbirimize haber vermeyi aman ihmal etmeyelim.

Bir zenginimiz, sistemin kendisine sağladığı avantaları sessizce
lüpletmeye kısa bir ara verip ‘Halktan vergi alınmıyor’ gibi laflar etmiş. İşareti alan sermaye televizyonları konunun v’sinden haberi olmayan aktörleri hemen ekranlara koşuşturdular. Bunların da bildiği tek ‘bilimsel’ dayanak, dolaylı vergilerin sistem içindeki ağırlığı. Bu konularda çok yazdığım için, tek bir gerçeğe değineceğim. O da şu: Vergilerde yansıtma diye bir olay vardır. Ödenen vergiler, ödeyenin iktisadi ve toplumsal gücüne göre ileriye ve geriye doğru yansıtıldığı için dolaylı dolaysız arasında temelde bir fark yoktur. Ele alınması gereken esas sorun, vergi uygulamalarının yurttaşlar arasındaki gelir dağılımını nasıl etkilediğidir. 40 küsur yıl önce araştırmalarıyla birlikte bilgilendirildiğimiz böyle teknolojiler daha bu taraflara gelemedi. Ayrıca, kira gelirlerinin durmadan yükselişinin ne anlama geldiğine değinecek de kimse çıkmayacak mı…

Dünyamızı yöneten global baronların ahlak ve inanç yapıları artık iyice belirginleşti. Silah ve uyuşturucu tacirlerinin, para haydutlarının, küresel çapta tağşiş ve dolandırıcılık yapanların, kokuşmuş yöneticilerin ve özellikle de mafya ahtapotunun büyük ağırlık taşıdığı bir yönetim bu. Gençler bu yönetime karşı, bölünmeden, tek bir blok halinde ve öteki ülkeler gençleriyle el ele vererek savaşıma girişmeli. Bu savaşımın temel dayanakları da halkla bütünleşme, bilimsel gelişme ve mevcut hukuk kuralları içinde devrim olmalı. İnsanlar arasındaki bütün bölünmeler ile karşı karşıya getirilişlerin, tümüyle, global yönetim ile onların bilinçli bilinçsiz, aylıklı aylıksız ajanlarının eseri olduğunu unutmayalım.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:34)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 18 Şubat 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün844
Dün1856
Tüm Zamanlar4407416
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 54 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2918
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?