
İlk insanın yaradılışından beri insanı içten içe saran, huzura
mutluluğa gark eden, ruhun fırtınalarını dindiren bir güç olarak sevgi;
günümüze dek ilâhi tesiriyle dertlere
şifa, hastalara deva, aşıklara vefâ kaynağı oldu. Kıyamete kadar da hayatın
dinamizmi hep sevgi olacaktır.
İnsanın Allah’a
yönelişi, yalnız O’nun hasretiyle kanatlanması
sevgi, sevgi ve sevgidendir.Çünkü Allah insanı yeryüzünün en şerefli
mahluku olarak severek yaratmıştır. Mecnun’un destanlaşması, ferhat’ın dağlar delmesi ruhlarının sevgiyle
mayalanmasındandır.
Bu bağlamda Mansur’un yakılması,Nesimi’nin
yüzülmesi, Hz.İbrahim’in ateşi gülistan görmesi sevgidendir.
Sevmeyen ruhların yükselmesi imkansızdır. Çiçekler ve kelebekler,
güller ve bülbüller sevgiyle gerilir,kuşlar sevgiyle uçuşur, bebekler annenin
şefkat dolu kucağında sevgiyle büyür.
Gönüller kapısının anahtarı sevgidir. Mutluluğun ve sonsuzluğun şifresi bu
kelimedir.
Sevgi var yürek dolusu
aşık meltemlerin tatlı aleviyle ruhun
derinliklerine kök salmış gibi.Sevgi var, denizlere yelken açarcasına Allah aşkıyla kanatlandıran ; bütün sevgileri
besleyen , eskimeyen eksilmeyen ... Ve bütün sevgilerin kaynağı Allah
sevgisi...